<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnkılap Tarihi &#187; sevr</title>
	<atom:link href="http://www.inkilap.info/tag/sevr/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.inkilap.info</link>
	<description>İnkılap Tarihi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2009 11:55:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Sevr Barış Antlaşması</title>
		<link>http://www.inkilap.info/kurtulus-savasi/hazirlik-donemi/sevr-baris-antlasmasi-2.html</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/kurtulus-savasi/hazirlik-donemi/sevr-baris-antlasmasi-2.html#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 22 Jul 2009 22:16:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Hazırlık Dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[sevr]]></category>
		<category><![CDATA[Sevr Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Tevfik Paşa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=372</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı devletinin İtilâf devletleriyle yaptığı barış antlaşması (10 Ağustos 1920). Amerika’nın savaşa girmesiyle kuvvetlenen İtilâf devletleri karşısında İttifak devletleri barış istemek zorunda kaldı. 30 Ekim 1918’de Osmanlı devletiyle İtilâf devletleri arasında Mondros mütarekesi imzalandı. Bundan sonra İtilâf devletleri, Osmanlı devletini paylaşmak amacıyla Paris’in banliyösü olan Sevr’de (Sèvres) bir barış konferansı topladılar. Osmanlı devletini paylaşmak amacıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı devletinin İtilâf devletleriyle yaptığı barış antlaşması (10 Ağustos 1920). Amerika’nın savaşa girmesiyle kuvvetlenen İtilâf devletleri karşısında İttifak devletleri barış istemek zorunda kaldı. 30 Ekim 1918’de Osmanlı devletiyle İtilâf devletleri arasında Mondros mütarekesi imzalandı. Bundan sonra İtilâf devletleri, Osmanlı devletini paylaşmak amacıyla Paris’in banliyösü olan Sevr’de (Sèvres) bir barış konferansı topladılar. Osmanlı devletini paylaşmak amacıyla Paris’in banliyösü olan Sevr’de (Sèvres) bir barış konferansı topladılar. Osmanlı devletine delegelerini 10 mayısta Sevr’e göndermesi bildirildi.</p>
<p>Konferansta Osmanlı devletini eski sadrazamlardan Tevfik Paşa’nın başkanlığında dahiliye nazırı Raşid Bey, maarif nazırı Fahreddin Bey, nafia nazırı Cemil Paşa’dan meydana gelen bir heyet temsil etti. Osmanlı devletinin Paris Barış konferansına çağrılmasından sekiz gün sonra Mustafa Kemal tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin kurulduğu bütün Avrupa devletlerine duyuruldu. Bu duyuru Osmanlı devletiyle yapılacak bir barışın Türk milleti tarafından kurulan bağımsız devlete bir etkisi olmayacağını ortaya koyuyordu. İtilâf devletleri Ankara’da kurulan Büyük Millet Meclisi hükümetini bu bildiriye rağmen konferansa çağırmadılar. Paris’e giden Osmanlı delegelerine barış şartları, 11 Mayıs 1920’de bildirildi. Heyet başkanı Tevfik Paşa çok ağır olan bu şartları reddetti. “Türkiye bağımsız bir devlettir, bu şartları kabul edemeyiz” diyerek görüşmeleri kesti. Bunun üzerine 22 haziranda saldırıya geçen yunan kuvvetleri Balıkesir, Bursa ve Uşak’ı işgal etti. Tevfik Paşa yerine baş delegeliğe sadrazam Damat Ferid Paşa getirildi. 25 Haziranda, Ferid aşa, Osmanlı devletinin şartlarını İtilâf devletlerine bildirdi. İstanbul hükümetinin şartlarını bildirdi. İstanbul hükümetinin şartlarını bir konferansta görüşen galip devletler, önce olumlu veya olumsuz bir cevap vermediler. Bir süre cevap bekleyen Osmanlı heyeti, 14 temmuzda İstanbul’a geri döndü.</p>
<p><span id="more-372"></span>17 temmuzda o zaman Fransa’yı temsil eden Millerand, barış konferansı adına Osmanlı teklifine cevabı verdi. Kendi saltanatını koruma düşüncesinde olan Mehmed VI Vahideddin, tahtını da kaybedeceği korkusuyla kendi başkanlığında İstanbul hükümetine bağlı bütün devlet ileri gelenlerinin katıldığı bir Saltanat konseyi topladı. Bu konsey, İtilâf devletlerinin şartlarının kabul edilmesine karar verdi. Ayandan Bağdatlı Hamdi Paşa’nın başkanlığında Paris’e Rıza Tevfik, Bern büyük elçisi Reşat Halis delege olarak gönderildi. Bu delegeler Sevr Anlaşması’nı imzaladı.<br />
10 Ağustos 1920’de Fransa’nın Sevr kasabasında imzalanan ve içeriğine daha önce değinilen bu anlaşma, Türkler açısından barış niteliğinde değil bir ölüm fermanı şeklinde olmuştur.</p>
<p>Ankara hükümeti daha önceden 18 Haziran 192’de başta itilaf devletleri olmak üzere, tüm devletlere İstanbul Hükümeti ile yapılacak anlaşmaların, alınacak kararların Türk ulusunca ve onun gerçek temsilcisi Ankara Hükümeti’nce tanınmayacağını duyurmuştu. Sevr Antlaşması’nın Osmanlı Hükümeti’nce imzalanması, Anadolu’daki ulusal savaş konusundaki kararlığını güçlendirmiş, halkın İstanbul Hükümeti’nden ümitlerini kesmesine neden olmuştur.</p>
<p>Büyük Millet Meclisi 19 Ağustos 1920 tarihli toplantısında, Sevr Antlaşması’nı imzalayan ve bunu onaylayan Şüra-yı Saltanat’ta bulunanların vatan hiyanetiyle suçlanarak vatansız sayılmaları kararını almıştır.. Aynı zamanda Büyük Millet Meclisi Hükümeti bu antlaşma ile kendini hiç bir surette bağlı görmediğini de duyurmuştur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/kurtulus-savasi/hazirlik-donemi/sevr-baris-antlasmasi-2.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sevr Barış Antlaşması</title>
		<link>http://www.inkilap.info/i-dunya-savasi/antlasmalar/sevr-baris-antlasmasi.html</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/i-dunya-savasi/antlasmalar/sevr-baris-antlasmasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Jul 2007 13:12:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Antlaşmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Barış Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[San Remo Konferansı]]></category>
		<category><![CDATA[sevr]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=31</guid>
		<description><![CDATA[Ana hatları 24 Nisan 1920’de San Remo Konferansı’nda kararlaştırılan Sevr Antlaşması, 11 Mayıs 1920’de incelenmek üzere Osmanlı Hükümeti’ne verilmişti. Antlaşması’nın kabulünü kolaylaştırmak ve Sevr hükümlerini uygulamak üzere, İtilaf Devletleri’nin teşvik ve desteği ile Yunan ordusu da 23 Haziran 1920’de Anadolu’da ve Trakya’da saldırıya geçti. Bursa’nın, Balıkesir’in, Uşak’ın ve Nazilli’nin ardarda işgali ile Sevr’in uygulanmasını sağlamak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ana hatları 24 Nisan 1920’de San Remo Konferansı’nda kararlaştırılan Sevr Antlaşması, 11 Mayıs 1920’de incelenmek üzere Osmanlı Hükümeti’ne verilmişti. Antlaşması’nın kabulünü kolaylaştırmak ve Sevr hükümlerini uygulamak üzere, İtilaf Devletleri’nin teşvik ve desteği ile Yunan ordusu da 23 Haziran 1920’de Anadolu’da ve Trakya’da saldırıya geçti. Bursa’nın, Balıkesir’in, Uşak’ın ve Nazilli’nin ardarda işgali ile Sevr’in uygulanmasını sağlamak ve Antlaşma maddelerinde herhangi bir değişikliğe meydan vermemek bu saldırıda esas amaç olmuştu.</p>
<p><span id="more-33"></span>Sultan Vahdettin’in başkanlığında toplanan Şura-yı Saltanat 22 Temmuz 1920’de “zayıf bir mevcudiyeti, mahva tercih edilmeğe değer” görerek bu antlaşmanın onanmasına karar vermiştir. Tevfik Paşa’nın, Türk topraklarını parçalayan, milli şeref ve haysiyetle bağdaşmayan bu antlaşmayı imzalamaması üzerine Damat Ferit Paşa tarafından görevlendirilen Reşat Halis Bey, Hadi Paşa ve Rıza Tevfik (Bölükbaşı) Bey Sevr Antlaşmasını 10 Ağustos 1920’de imzaladılar. Sevr Antlaşması’na göre, Osmanlı İmparatorluğu parçalanıyor, Türk ulusu de yasama hakkından yoksun bırakılıyordu.</p>
<p>Rumeli sınırımız aşağıda yukarı İstanbul vilayetinin sınır olarak tayin olunuyordu. Batı Anadolu (İzmir ve havalisi) Yunanlıları verilecekti. Güney sınırı ise, Mardin, Urfa, Gaziantep, Amanos dağları ve Osmaniye’nin kuzeyinden geçmekte ve bu sınırın güneyini Fransa’ya bırakmakta idi. Doğuda Bayazıt, Van, Muş, Bitlis ve Erzincan’ı içine alan bir Ermenistan, Irak ve Suriye arasında bir Kürdistan kurulacaktı. Bunun dışında, Türkiye’ye bırakılan topraklar nüfus bölgelerine ayrılmakta; İtalyanlar Antalya ve Konya, Fransızlar Adana, Sivas ve Malatya bölgesi üzerinde, İngilizler de Irak’ın kuzey kısmında nüfus bölgeleri kuruyorlardı. İstanbul’da ise hükümet ve padişah oturacak; fakat İstanbul uluslararası bir şehir olacak; Boğazlar’da ordusu, donanması, bütçesi ve organize kuruluşları ile bir komisyon bulunacaktı, Türklere bırakılan bölge, egemenlik hakkı en ağır şekilde sınırlanmış bir şekilde Ankara ve Kastamonu vilayetleri ve dolayları idi. Sevr’e göre, memleket dahilinde bulunan azınlık, Türklerden daha fazla haklara sahip oluyor, vergi vermeyerek, askeri hizmet yapmayarak imtiyazlı (ayrıcalıklı) bir durumda bulunuyordu. Osmanlı uyruğundan çıkanlar birçok yükümlülüklerden kurtulduğu gibi, yeniden hiç kimse Türk uyruğuna da giremeyecekti.</p>
<p>Devletin askeri kuvveti, her bakımdan sınırlanarak en çok 50.700 kişi olacak; Tank, ağır top, uçak bulunmayacaktı. Askerlik de gönüllü olacak, donanma ise 7 gambot ve 6 torpidodan ibaret olup, donanmada denizaltı da bulunmayacaktı. Diğer taraftan mali ve ekonomik hükümler, Osmanlı Hükümeti ile Meclisin yetkilerini hiçe saydıracak şekilde sınırlayıcı ve yük getirci içerikte olup, Osmanlı Devletini İtilaf Devletlerinin ortak sömürgesi haline getiriyordu. İngiliz, Fransız ve İtalyan devletlerinin temsilcilerinden kurulu Mali Komisyon, Osmanlı devletinin gelir ve giderlerini düzenlemekte ve devletin yetkilerini devletlik sıfatı ile bağdaştırılmayacak şekilde bağlamakta idi. Ayrıca Ermenistan ve Özerk Kürdistan devletlerinin kurulması kararlaştırıldı. Ayrıca, Trakya ve Batı Anadolu Yunanistan’a bırakılıyordu.</p>
<p>Sevr Antlaşması’nın Osmanlı Hükümeti’nce imzalanması, Anadolu’daki milli mücadele kararlılığını güçlendirmiş, halkın İstanbul Hükümeti’nden ümitlerini kesmesine neden olmuştur. Büyük Millet Meclisi 19 Ağustos 1920 tarihli toplantısında, Sevr Antlaşması’nı imzalayan ve bunu onaylayan Şura-yı Saltanat’ta bulunanların vatan hainliğiyle itham olunarak vatansız sayılmaları kararını aldı. Aynı zamanda Büyük Millet Meclisi Hükümeti bu antlaşma ile kendini hiç bir surette bağlı görmediğini de duyurdu.</p>
<p>Sevr Anlaşması’nın ölü doğmuş bir anlaşma olduğu ve Türkiye’nin kendi kaderini tayin ederken Sevr’i nasıl hükümsüz kıldığı ileride ayrıntılı olarak ele alınacaktır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/i-dunya-savasi/antlasmalar/sevr-baris-antlasmasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
