Birinci Anzavur Ayaklanması

Sivas Kongresi’nden sonra ulusal güçlerin birleştirilmesi ve Temsil Heyeti’nin başına Mustafa Kemal Paşa’nın seçilmesi hem İngilizlerin hem de İstanbul Hükümetinin Millî Mücadele karşıtı etkinliklerini hızlandırdı. Ulusal eylemi söndürmek ve harekete destek veren halkı sindirmek amacıyla Ahmet Anzavur Biga’da harekete geçirildi. Aslen Bigalı olan Anzavur binbaşılıktan emekli olmuş, saray ve hilafete bağlı, onların dediğini yapan bir kukla idi.

Anzavur Ayvalık bölgesinde Yunanlılarla savaşıldığı bir sırada İngilizlerin isteği ile Biga, Gönen, Manyas bölgesinde yaşayan Çerkezleri ayaklandırmak için harekete geçti. Anzavur 12 Kasım 1919’da Susurluk’a geldi. Yunanlılar’la savaşacağını söyleyerek kışladaki silah ve cephanelere el koydu. Anzavur’un bu ihaneti üzerine 61. Tümen komutanı Albay Kâzım Bey Demirkapı sırtlarında Anzavur güçleriyle çarpıştı ve onu yenilgiye uğrattı.

Yazının devamını oku…

Tem 23rd, 2009 | Kategori Hazırlık Dönemi

Bozkır’da İkinci Zeynelabidin Ayaklanması

Zeynelabidin’in kışkırtması ile yapılan Bozkır’daki birinci ayaklanmanın bastırılmasından 16 gün sonra Zeynelabidin yetmiş kadar silahlı ve ikiyüz kadar silahsız insanla ayaklanarak Bozkır yakınlarına geldi. Kaymakamdan milli güçlerin Bozkır’a gelmemesini istedi. Bozkır kaymakamı durumu valiliğe bildirince; valilik bunların dağılmasını istedi. Zeynelabidin vilayetin isteğini yerine getirmeyerek Bozkır’a girdi. Telgraf hatlarını kesen asiler memurları da ilçe dışına çıkardılar. Yarbay Arif Bey’in komutasındaki kuvvetlerle asiler arasında Kızılkuyu’da, Apa’da, Dinek’te çarpışmalar meydana geldi. Asiler yenilgiye uğrayarak dağlara kaçtılar.

Birinci Bozkır veya Zeynelabidin Ayaklanması

Konya’da İkinci Ordu müfettişi olarak görev yapan Mersinli Cemal Paşa’nın Konya’dan ayrılması üzerine, Konya valisi Cemal Bey İstanbul hükümetinin bir valisi olarak Milli mücadeleye karşı tavır alarak hapishanedeki eşkiya ve katilleri serbest bırakarak silahlandırmış ve İtalyan işgal güçleriyle de temasa geçerek milli mücadeleye destek veren halkı sindirmeye çalışmıştır. Valinin bu tutumu üzerine Heyet-i Temsiliye adına Mustafa Kemal Paşa Albay Refet Bey’i Konya’ya gönderme kararı aldı. Konya halkı bu haberi duyunca Vali Cemal Bey’e karşı harekete geçti. Hayatının tehlikede olduğunu anlayan vali 27-28 Eylül 1919 gecesi İstanbul’a kaçtı. Halk Mehmet Vehbi Efendi’yi vali vekili seçti.

Konya’da bu gelişmeler olurken Millî Mücadeleye karşı ilk kıpırdanma hareketlerinden biri Bozkır’da meydana geldi. Bozkır’da ortaya çıkan olayın tertipleyicisi Bozkırlı Zeynelabidin ve arkadaşlarıdır. Bu şahıs hem Vali Cemal Bey hem de İngiliz Muhipleri Cemiyeti’nin kurucularından olan İngiliz papazı Frew (Fru) ile yakın temas halindeydi. Bunların kışkırtmaları sonucunda 27 Eylül 1919’da Kürtoğlu Musa, Bademli Hacı Halil, Güzel Çavuş etraflarına topladıkları insanlarla Bozkır’a girerek jandarmaların silahlarını aldıktan sonra askerlik şubesinin depolarındaki silah ve cephaneleri de almışlardır. Asilerle çarpışma 28 Eylül günü Seydişehir’deki süvari bölüğünden gelen askerlerle gerçekleşmiş ve mevcut güçlerin yetersiz olması sebebiyle asiler duruma hakim olmuşlardır. Bunun üzerine asilere öğüt kurulu gönderilmiş ve Bozkır’a ulusal güçlerin gönderilmeyeceği garantisi verilerek isyancıların dağılmaları sağlanmıştır. 4 Ekim 1919’da asiler dağılmışlardır.

Ali Batı Ayaklanması

Midyat bölgesinde aşiret reisi olan Ali Batı, Mondros Mütarekesi’nden sonra Cizre, Nusaybin, Savur, Mardin dolaylarında İngilizlerden aldığı destekle bir Kürt devleti kurmak için harekete geçti.

Bölgedeki bazı aşiretleri de egemenliğine alan Ali Batı 11 Mayıs’ta Nusaybin’e geldi. Kaymakam ve 24. Alay Komutanı kendisine yaptığı işin yanlış olduğunu söyleyerek öğütlerde bulundular. Ancak öğütleri dinlemeyen Ali Batı hapishanedeki tutukluları serbest bıraktı,halktan para toplamaya başladı. Öğütlerle yola gelmeyen Ali Batı üzerine kuvvet gönderildi. Yapılan çarpışmada Ali Batı öldürüldü ve isyan bastırıldı. (18 Ağustos 1919).

Tem 23rd, 2009 | Kategori Hazırlık Dönemi

Sevr Barış Antlaşması

Osmanlı devletinin İtilâf devletleriyle yaptığı barış antlaşması (10 Ağustos 1920). Amerika’nın savaşa girmesiyle kuvvetlenen İtilâf devletleri karşısında İttifak devletleri barış istemek zorunda kaldı. 30 Ekim 1918’de Osmanlı devletiyle İtilâf devletleri arasında Mondros mütarekesi imzalandı. Bundan sonra İtilâf devletleri, Osmanlı devletini paylaşmak amacıyla Paris’in banliyösü olan Sevr’de (Sèvres) bir barış konferansı topladılar. Osmanlı devletini paylaşmak amacıyla Paris’in banliyösü olan Sevr’de (Sèvres) bir barış konferansı topladılar. Osmanlı devletine delegelerini 10 mayısta Sevr’e göndermesi bildirildi.

Konferansta Osmanlı devletini eski sadrazamlardan Tevfik Paşa’nın başkanlığında dahiliye nazırı Raşid Bey, maarif nazırı Fahreddin Bey, nafia nazırı Cemil Paşa’dan meydana gelen bir heyet temsil etti. Osmanlı devletinin Paris Barış konferansına çağrılmasından sekiz gün sonra Mustafa Kemal tarafından Türkiye Büyük Millet Meclisi hükümetinin kurulduğu bütün Avrupa devletlerine duyuruldu. Bu duyuru Osmanlı devletiyle yapılacak bir barışın Türk milleti tarafından kurulan bağımsız devlete bir etkisi olmayacağını ortaya koyuyordu. İtilâf devletleri Ankara’da kurulan Büyük Millet Meclisi hükümetini bu bildiriye rağmen konferansa çağırmadılar. Paris’e giden Osmanlı delegelerine barış şartları, 11 Mayıs 1920’de bildirildi. Heyet başkanı Tevfik Paşa çok ağır olan bu şartları reddetti. “Türkiye bağımsız bir devlettir, bu şartları kabul edemeyiz” diyerek görüşmeleri kesti. Bunun üzerine 22 haziranda saldırıya geçen yunan kuvvetleri Balıkesir, Bursa ve Uşak’ı işgal etti. Tevfik Paşa yerine baş delegeliğe sadrazam Damat Ferid Paşa getirildi. 25 Haziranda, Ferid aşa, Osmanlı devletinin şartlarını İtilâf devletlerine bildirdi. İstanbul hükümetinin şartlarını bildirdi. İstanbul hükümetinin şartlarını bir konferansta görüşen galip devletler, önce olumlu veya olumsuz bir cevap vermediler. Bir süre cevap bekleyen Osmanlı heyeti, 14 temmuzda İstanbul’a geri döndü.

Yazının devamını oku…