Yenihan’da Postacı Nazım Ayaklanması

Bu arada, Yenihan da Postacı Nazım ve Çerkez Kara Mustafa’nın ayaklanması, Halife ve Padişah adına genişlemiş ve yayılmıştı. 14 Mayıs’ta 700 kişilik bir asi grubu halkı isyana kışkırttılar. Yakınlarda bulunan Sivas ve Tokat’ta yeterli askeri kuvvet yoktu. Bu nedenle ayaklanma Sivas’ı tehdit edecek duruma geldi. Asilei Zile’ye de saldırdılar. Zile Kalesi’ne çekilmiş olan askeri birlikler, halkın asileri desteklemesi sebebiyle teslim oldular. Ayaklanmayı Beşinci Tümen bastırmakla görevlendirildi. M. Kemal Paşa, gönderdiği emirde, suçsuz olanların kasabayı terk etmelerini ve ulusal kuvvetlere sığınmalarına izin verilmesini, bu çağrıya uyulmazsa kasabanın topa tutulmasını bildirdi. Komutan kasabada 2.400 kişinin bulunduğunu, evlerin ahşap olması sebebiyle bu emri bir süre uygulamadı. Fakat verilen sürede asiler teslim olmayınca kasabayı topa tuttu ve 12 Haziran’da Zile asilerden temizlendi.

Birinci Düzce Ayaklanması

Birinci Dünya Savaşı içinde eşkıya olaylarının yoğunlaştığı yerlerden birisi de Düzce yöresiydi. Burada devlet otoritesi gücünü kaybetmişti. Bazı Çerkez ileri gelenleri daha Kasım 1919’da Kuva-yı Milliye’ye karşı koymaya başlamıştı. Düzce yargıcı ve jandarma komutanı haydutlar tarafından öldürülmüş, silah deposu yağmalanmıştı. Bunun üzerine burada sıkıyönetim ilan edildi ve Binbaşı Mahmut Nedim Bey komutasında kurulan “Asayiş Müfrezesi” Kasım ayı sonunda Düzce’ye gelerek 79 kişiyi tutukladı. 1 Aralık 1919’dan, 31 Ocak 1920’ye kadar İzmit, Düzce, Bolu, Hendek, Zonguldak, Ereğli dolaylarında 335 kişi tutuklandı. Fakat Mahmut Nedim Bey hem Ankara, hem de istanbul yanlısı görünüyor ve kararsız davranıyordu. Ankara’nın kendisine güvenmesi ve onun bu kararsız durumu, yörede İstanbul Fetvası ve Padişah Fermanı’nın çok etkili olmasını, hainlerin, Mustafa Kemal’in ikinci Padişah olmak istediği ve Padişah iradesi olmadan asker topladığı propagandalarıyla yıkıcı olayları hazırladı. Anzavur ayaklanmasının bastırılması için uğraşıldığı bir sırada Düzce’de yeni bir ayaklanma patlak vermek üzereydi.

Yazının devamını oku…

Kuva-yı İnzibatiye’nin Kurulması ve Etkinlikleri

16 Mart 1920 tarihinde İtilaf Devletleri tarafından İstanbul resmen işgal edilmiş ve işgali takiben Damat Ferit Paşa tekrar sadrazamlık makamına getirilerek hükümeti kurmakla görevlendirilmişti. Damat Ferit iktidara geçer geçmez Milli Mücadele aleyhindeki var olan tutumunu daha da hızlandırmış ve İngilizlerden aldığı destekle düzenli bir askeri birlik kurmuştur ki bu kuvvet “Kuvayı İnzibatiye” adıyla tarihe geçmiştir. Kuvayı İnzibatiye’nin kuruluş amacı 18 Nisan 1920 tarihli İstanbul hükümetinin çıkardığı kararnamede şöyle belirtiliyordu. “Devlet yasalarını uygulayan hükümet memurlarını zor kullanarak görevini yapmaya engel olan ve Kuvayı Millîye adını taşıyan eşkıyaları tepelemek için Kuvayı İnzibatiye, devletin silahlı kuvvetidir. Bu kuruluş Harbiye ve Dahiliye Bakanlıklarına bağlı olacaktır.”

Yazının devamını oku…

İkinci Anzavur Ayaklanması

Millî Mücadele’ye karşı güçlerin etkinlikleri 1920 yılında da sürdüi. Özellikle Osmanlı Mebusan Meclisi’nde alınan Misak-ı Milli kararları İngilizler başta olmak üzere İtilaf Devletlerini harekete geçirdi ve İstanbul işgal edildi, Meclis dağıtıldı. Milletvekillerinin bir kısmı tutuklanarak Malta adasına sürgün edildi, bir kısmı da Ankara’ya geldi. Mustafa Kemal Paşa’nın Temsil Heyeti Başkanı olarak Milli Mücadele’nin yürütülmesindeki kararlı tutumu ulusal hareket karşısında olanları harekete geçirdi ve ulusal güçlerin örgütlenmesi  önlenmek istendi. Bu amaçla Ahmet Anzavur tekrar harekete geçirildi.

Yazının devamını oku…

Şeyh Eşref Ayaklanması

Şeyh Eşref Bayburt bölgesinde isim yapmış ve kurduğu tarikat vasıtasıyla Erzurum ve Sürmene bölgesine kadar etkisini genişletmiştir. Bayburt’un Hart köyünde oturan Şeyh Eşref’i Erzurum valiliği kaymakam yoluyla Erzurum’a çağırmış; ancak Şeyh hükümetin bu emrine uymamış müritlerini silahlandırarak halka korku ve dehşet saçmağa başlamıştır.

Şeyh şeriat sahibi olduğunu, Allah tarafından gönderildiğini ve bütün evrenle savaşacağını etrafa dağıttığı bildirilerle ilan eder ve Cuma günü de adına hutbe okutur. 24 Aralık 1919 tarihinde Hart’a askeri kuvvet gönderildi. Şeyh ve ailesi çarpışmalarda ölünce diğer asiler teslim oldular.