Dünyada Laikliğin Gelişimi

Ağustos 3, 2007

Laiklik/sekülarizm Batı toplumlarının ürünüdür. Doğumlarına yol açan etkenler bir çok noktada toplanabilir. Siyasal çelişki bunlardan biridir ve Katolik kilisesi (Papalık) ile ulusal güçler (krallık, aristokrasi) arasında patlak vermiştir. Papalık ile Katolik ülkeler arasındaki etkinlik yarışı, Roma’dan bağımsız kiliseleri doğurdu. Ulusal devletlerin çoğu Papalıkla konkordatolar yani uzlaşmalar yaparak dinsel bağımsızlıklarını kabul ettirdiler: Almanya (1122), Fransa (1516-1801), [...]

Yazının devamını oku →

Laiklik Ne Demektir?

Ağustos 3, 2007

Konuyu daha iyi anlamak için önce terimler dünyasına bakmak gerekir. Bu amaçla kullanılan terimlerden biri sekülarizm diğeri de laikliktir. Yunanca Laos, ruhbandan olmayan, Laikos da halka ilişkin olan anlamına gelmektedir. Latince Laicus, dine ilişkin olmayan demektir. Fransızca’daki laic ya da laique de din ve ruhban dışılığı ifade eder. Secularism sözcüğü daha çok İngilizce ve Almanca [...]

Yazının devamını oku →

MONARŞİ’DEN CUMHURİYET’E

Ağustos 3, 2007

Türkiye Cumhuriyeti’nin Demokratik Niteliği Demokrasi toplum içinde farklı düşüncelerin temsil edilebildiği, yöneticilerin bu farklı düşünce akımları arasında özgürce seçilebildiği ve seçilenlerin de yine belli koşullarda özgürce denetlenebildiği bir rejimdir. Demokraside yönetilenlerin temel hak ve özgürlükleri geniş ölçüde tanınır ve garanti altına alınır. Yönetenlerin ayrıcalıkları sınırlandırılır, eylem ve işlemleri denetime tabii kılınır.Demokratik rejimlerde devlet ve bütün [...]

Yazının devamını oku →

Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın Kurulması ve Şeyh Sait İsyanı

Ağustos 3, 2007

Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, Türk toplumunu çağdaşlaştırma yönünde sürekli bir devrim hareketi başlatmaları ve bunda da başarı kazanmaları, bazı çevrelerde panik yaratmıştır. Baştan beri varolan düşünce ayrılıkları iyice belirginleşmeye başlamıştır. Bilindiği gibi ulusal bağımsızlık savaşı sırasında hem Mustafa Kemal ile birlikte savaşan komutanlar arasında hem de milletvekilleri arasında hala saltanat ve İstanbul hükümetinin savunucuları bulunmaktaydı. [...]

Yazının devamını oku →

Hilafetin Kısa Tarihi ve Osmanlı Sultanlarının Halifeliği

Ağustos 3, 2007

Halifelik, Müslümanlarda baş imamlık, göreviydi. Peygamber sağlığında imamlara kendi adına namaz kıldırmak yetkisini vererek kendisi baş imam olmuştu. Peygamber, Müslümanların din ve dünya işlerinin başkanı idi. Peygamber ölünce, İslamlar kendilerine halife adı verilen ve Peygamberin vekili sayılan bir başkan seçtiler. Böylece halife kelimesi Arap Devletlerinde devlet başkanına verilen bir san oldu. Emeviler devrinde halifelik babadan [...]

Yazının devamını oku →

Yeni Rejimin Adı: Cumhuriyet

Ağustos 3, 2007

23 Nisan 1920’den beri Türkiye Devleti’nin yazgısına el koyan Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümetinin dayandığı temel ilkeler kuşkusuz . Yalnız adı (Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti) idi. Bu şekil demokratik yönetim şekillerinden hiç  birine benzemiyordu. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu’na göre, Bakanlar Kurulu’nu Meclis seçiyor, bu kurula Meclis Başkanı başkanlık ediyordu. Böylece kanunu yapan Meclis, aynı zamanda [...]

Yazının devamını oku →

Gazi Meclis’in Sonu ve Halk Fırkası’nın Kurulması

Ağustos 3, 2007

23 Nisan 1920’de toplanan Birinci Büyük Millet Meclisi, zafer kazanılıncaya kadar dağılmamak kararını vermişti. Bu Mecliste bulunan milletvekilleri arasında tam bir görüş birliği yoktu. Özellikle Mustafa Kemal’i çekemeyenler ve Padişah bağlı kalan bazı milletvekilleri fırsat buldukça Mustafa Kemal ve arkadaşlarını tenkid ediyorlardı. Ayrıca, bunlar bir muhalefet grubu kurmuşlardı. Lozan barış müzakerelerinin başladığı sırada muhalifler, Meclisin [...]

Yazının devamını oku →

Siyasi Zafere Doğru

Ağustos 3, 2007

İtilaf Devletleri’nin kararsız tutumları, M. Kemal Paşa’nın tutarlı ve kesin davranışı sonunda, Türkiye’nin istediği oldu. İngiliz Kabinesi’nin Avrupa’yı yeni bir felakete götürebilecek olan sorumsuz politikası ve savaş girişimleri General Harrington’un gerçekçi davranışıyla başarısız oldu. M. Kemal ve Harrington’un anlaşmaları sonucunda 3 Ekim 1922’de Mudanya’da Ateşkes görüşmelerinin başlaması kararlaştırıldı. Başkomutan M. Kemal Paşa, ateşkes görüşmelerine Türk [...]

Yazının devamını oku →

MUDANYA ATEŞKES ANTLAŞMASI VE MONDROS’TAN MUDANYA’YA KISA BİR DEĞERLENDİRME

Ağustos 3, 2007

Türk Orduları bir yandan İzmir’e girerken bir yandan da İstanbul ve Çanakkale Boğazı’na doğru ilerliyorlardı. Başkomutan, büyük devletlerden biri veya bir kaçı ile savaşa girmeden, Boğazlar bölgesini güvenlik altına almak, Yunan Ordusu’nun buralara gelmesini engellemek ve Trakya’da yapılacak olan bir harekat ve İtilaf Devletleri’ni, Türk isteklerini kabule zorlamak için gerekli hazırlıkları yapmış ve komutanlara gereken [...]

Yazının devamını oku →

Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Savaşı

Ağustos 3, 2007

Ankara hükümeti 1921 yılının sonunda kendini dünya kamuoyuna tanıtmış ve kabul ettirmiş durumdaydı. Artık Yunan ordusunun Anadolu’dan atılması kalmıştı. Gazi M.Kemal Paşa’nın isteği üzerine TBMM tarafından 31 Ekim 1921’de başkomutanlık yasası üç ay daha uzatılmıştır Bütün ülke olağanüstü hazırlıklar içine girmiştir. Halk bütün imkanlarını ordu için seferber etmiştir. Yunan birliklerine beklenmedik bir zamanda saldırılarak yok [...]

Yazının devamını oku →