Toplumsal Yaşamın Laikleştirilmesi

Ağustos 4, 2007

Devlet ve hukuk düzeni laikleşirken toplumsal yaşayışın ve günlük hayatında laikleşmesi gereklidir. Dinin toplumsal kurumlarının ve görüntülerinin bir kısmının ortadan kaldırılması, toplumu Arap-Doğu kültüründen uzaklaştırıp, Batı kültürüne yakınlaştırabilmek, laik düzen ve yaşayışı sağlayabilmek ve eşitli k esasına dayalı vatandaş kavramının yerleştirilmesini sağlayabilmek için toplumsal alanda da devrimler gerçekleştirilmiştir. Tekke, Zaviye Ve Türbelerin Kapatılması Osmanlı İmparatorluğu’nda, [...]

Yazının devamını oku →

Dilde Bağımsızlık: Türk Dil Kurumu ve Çalışmaları

Ağustos 4, 2007

Her şeyden önce dil, kişiler arasında en etkin, en doğal ve sürekli iletişim aracıdır. Aynı zamanda bilimsel, dinsel ya da felsefeye ilişkin her türlü düşüncenin de taşıyıcısıdır. Öte yandan kültürü oluşturan en önemli öğe olduğu gibi, kültürü elde etmenin, öğrenmenin araçlarından biri niteliğini de taşımaktadır. Bütün bunların dışında da dil, toplumu, ulusu oluşturan ve ulusallığı [...]

Yazının devamını oku →

Ulusal Tarih Bilincinin Oluşturulmasına Yönelik Çalışmalar

Ağustos 4, 2007

Eğitim ve kültür alanlarında yoğunlaşan 1930’lu yıllardaki atılımlarda tarih ve dil çalışmaları özel bir yer alır. Bu alanlardaki yeni yaklaşımlar, uygulamalar ve öne sürülen yeni görüşler, tezler, o yıllardan bu yana tartışılmakta ve çok farklı biçimlerde değerlendirilmektedir. Bu da bir bakıma doğaldır. Zira tarih ve özellikle dil, yalnız yönetimi, devleti ya da belli grupları değil, [...]

Yazının devamını oku →

Halkın Eğitilmesi Sorunu

Ağustos 4, 2007

Millet Mektepleri Arap kökenli abecenin yerine Türkçe’nin ses yapısına uygun Latin kaynaklı yeni bir abecenin kabulü, kültürel bir devrim demekti. Ama öngörülen devrim, bu yeni yazıyı en kısa zamanda yaygınlaştırmak, bireyi ve dolayısıyla toplumu cehaletten bir an önce kurtarmakla anlam kazanabilirdi. Bu da çok iyi düşünülmüş bir programı, buna uygun bir örgütlenmeyi ve bunları gerçekleştirecek [...]

Yazının devamını oku →

Yeni Yazı

Ağustos 4, 2007

Orta Asya’da Türkler kendilerine ait olan Göktürk ve Uygur abecesini kullanmışlardı. İslamiyeti kabul edince de Arap abecesi kullanılmaya başladılar. Ancak uzun yıllar Arap abecesini kullanan Osmanlılar 19.yüzyılın ortalarından itibaren bu abecenin değiştirilmesi veya düzeltilmesi gerektiğini tartışmaya başladılar. Arap yazısıyla Türkçe’yi okumak ve yazmak sürekli sorun olmuştu. Arapça’da 29 olan harf sayısını 34’e çıkarmak da bu [...]

Yazının devamını oku →

Cumhuriyet’in Öğretmen Yetiştirme Politikası

Ağustos 4, 2007

Cumhuriyet hükümetleri, birçok sorunda olduğu gibi, öğretmen yetiştirme sorununu da imparatorluktan miras aldı. 19.yüzyıl sonu ve II. Meşrutiyet yıllarında modern anlayışla öğretmen  yetiştirme ve öğretmenliği bir meslek haline getirme çabaları yürütülmekte idi. İstanbul’da ve imparatorluğun çeşitli merkezlerinde kızlar için ayrıca öğretmen okulları açılmıştı. Cumhuriyetle birlikte bu çabalar yoğunlaştı. Gerek ilkokul gerek orta öğretim için nicelik [...]

Yazının devamını oku →

Tehvid-i Tedrisat Kanunu, Eğitim Programlarının Çağdaşlaştırılması ve Laikleştirilmesi

Ağustos 4, 2007

Osmanlı İmparatorluğunun şeriat üzerinde yükselmiş olan düzeninden ulusal egemenliğe, ümmet anlayışından ulusallığa geçerken Cumhuriyetin gerektirdiği düzenlemelerden biri de, dinsellikle başlayan ve giderek parçalanan ve amaç birliğini yitirmiş olan öğretimin birleştirilmesidir. Mustafa Kemal, eğitim ve öğretim birliğinin sağlanması konusunda gecikmenin meydana getireceği zararın büyük olacağını düşünüyordu. Bu nedenle bu konuda yapılacak olan işleri önceden planlamıştı ve [...]

Yazının devamını oku →

Eğitim Sisteminin Yeniden Kurulması

Ağustos 4, 2007

Hedefi ve konusu insan olan eğitim, kısaca insan yetiştirme sanatı olarak ifade edilebilir. Bu ise ancak sistemli bir eğitim sayesinde gerçekleştirilebilir. Çünkü, kişilerin toplum içinde sürekli değişen yaşama hazırlanması, yeni koşullara uyum göstermesi ve bir ülkenin kalkınması içim gerekli olan yetişmiş insan gücünün sağlanmasında önemi büyük olan eğitimin ayrıca kültürün gelişmesinde ve kuşaktan kuşağa aktarılmasında [...]

Yazının devamını oku →

Milli Mücadele ve Misak-ı Milli’nin Önemi

Ağustos 3, 2007

Vatanseverlik: Kurtuluş savaşının ilk günlerinde ilk kez gözüken, Türkiye’deki Türk ulusuna dayanan topraksal bir ulus-devlet fikri, dönemin koşullarının bir anlamda ortaya çıkardığı bir zorunluluktu. Anadolu’daki milliyetçilerin temel isteklerini içine alan Misak-ı Milli’si, üzerinde tam ve bölünmez egemenliğin istendiği, “dinen, ırkan, emelen, müttehid Osmanlı İslam ekseriyetiyle meskun alanlardan söz eder. Bu ant, halen Türklerden değil, Osmanlı [...]

Yazının devamını oku →

İmparatorluktan Ulusal Devlete

Ağustos 3, 2007

Osmanlı yönetici elitinin”nasıl kurtulacağız?”sorusuna yanıt ararken çalkalanıp batması ve ardından yeni devletin yaratılması çabaları yeni formüllerin ve yeni çözüm arayışlarının saptanmasına ve bunların siyasal yapı değişimlerinde uygulanmasına yöneldi. Türkiye Cumhuriyeti, bir açıdan, yeni bir formülün somut görüntüsü olarak belirdi. Gerçekten, başlangıcında tam belirgin olmazsa da ulusal kurtuluş savaşı, salt dünya savaşı çöküntüsünde ülkeyi bölüşen yabancıların [...]

Yazının devamını oku →