Halkçılık İlkesi

Ağustos 10, 2007

Milliyetçiliğin tabii sonucu olan halkçılık, çağdaş demokrasi prensibinin temelini teşkil eder. Halkçılığın tarifini yapmadan önce halk sözcüğü üzerinde durmak gerekir. Türk Dil Kurumu sözlüğüne göre, halk sözcüksinin farklı tanımlarını yapmak mümkündür. Aynı ülkede yaşayan, aynı uyruktan olan insanlara halk denildiği gibi, ayrı ülkelerde yaşayan, aynı soydan gelenlere (Yahudi Halkı) ve aynı ülkede yaşayan farklı soylara [...]

Yazının devamını oku →

Laiklik İlkesi

Ağustos 10, 2007

Laiklik akılcılık ilkesinin yaşama uygulanmasının zorunlu bir sonucu olarak ortaya çıkmış evrensel bir ilkedir. Laiklik, bilginin dogmalardan ve inanç kategorilerinden bağımsızlaşması demektir. Bilginin deney ve gözlemlerden kaynaklanmasını öngörür. Laiklik kelimesi değişik ve çelişkili anlamlarda kullanılan bir kelimedir. Dilimize Fransızca’dan “laic, laiquee” sözcüklerinden geçmiştir. Kökü ise Latince’den “laicus” ve Yunanca “laikos” dan gelmektedir. Laikos din adamı [...]

Yazının devamını oku →

Akılcılık ve Bilimsellik

Ağustos 10, 2007

“Ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım ilim ve akıldır” diyen Atatürk’ün en önemli özelliği olan devrimciliği, Akılcılık’tan çıkmaktadır. Bilindiği gibi Akılcılık, bilgilerimizin kaynağını ve nasıl kazanıldığını açıklamaya çalışan bir felsefe akımıdır. Akılcı yaklaşımın temelini oluşturan akli bilgiler, isminden de anlaşıldığı gibi, akla ve mantığa [...]

Yazının devamını oku →

Ulusal Egemenlik İlkesi ve Cumhuriyetçilik

Ağustos 10, 2007

Ulusal egemenlik ve onun zorunlu sonucu olan cumhuriyetçilik, binlerce yıllık tarihi olan Türk ulusunun yaşamına ilk kez Atatürk ile girmiş ve yerleşmiştir. Bilindiği gibi bir devletin varlığı için bazı öğelerin bir arada bulunması gereklidir. Klasik görüşlere göre bir devlet ülke, insan topluluğu ve o topluluk içinde çıkan egemenlik öğelerinden oluşur. Egemenlik terimi iktisatçılar ve felsefeciler [...]

Yazının devamını oku →

Milliyetçilik İlkesi

Ağustos 10, 2007

Bağımsızlık ve çağdaşlaşma hedeflerine ulaşmak için, ideolojinin çerçevesini oluşturan ulusçuluk, cumhuriyetçilik ve laiklik ilkeleri Fransız Devrimi ve dolayısıyla liberalizmden, devletçilik, halkçılık ve devrimcilik ilkeleri de sosyalizmden esinlenmiştir. Atatürkçülük içinde ulusçuluk, bir yandan ulusal bağımsızlığın sağlanması, öte yandan da çağdaşlaşma gereksinimlerini karşılamaya yönelik ideolojik bir öğe oluşturuyordu. Çağdaş bir toplum olmak için önce ulus olmak, uluslaşma [...]

Yazının devamını oku →

Bağımsızlık İlkesi

Ağustos 10, 2007

Atatürk’ün ve arkadaşlarının önünde iki aşamalı bir amaç vardı: Bağımsızlık ve çağdaşlaşma. Cumhuriyetimizi kuranların bağımsızlık ilkesine ne denli değer verdiği ortadır. Lozan Barış Konferansı ile ilgili anılarını anlatırken İsmet Paşa İngiltere’nin temsilcisi Lord Curzon ile aralarında geçen bir konuşmayı bize şöyle aktarır: “Güçlüğü hatırlatmak için size söylüyorum. Orada bir akşam, İngiliz murahhası Lord Kürzon, yanında [...]

Yazının devamını oku →

Altı Okun Anlamı

Ağustos 10, 2007

Atatürkçü düşünce, tam bağımsızlık ve Batılılık ilkeleri çerçevesinde karşı-emperyalizm ve altı ok ile belirlenir. Ne yazık ki, Türkiye’deki Atatürkçü duyarlılığa yeterince sahip olmayan yönetimlerin uygulamaları ile, Atatürkçülük önce yalnızca altı oka indirgemiş, daha sonra da bu altı ilkeyi genel anlamından tümüyle saptıracak yorumlara konu yapmıştır. Oysa, Atatürkçü düşünce, öğeleri birbirinden ayrılamayacak bir bütündür. Tam bağımsızlık [...]

Yazının devamını oku →

Atatürkçülüğün Bir İdeoloji Olarak Değeri

Ağustos 10, 2007

Atatürkçülük, tıpkı liberalizm ve sosyalizm gibi, bir devrim ideolojisi olarak doğmuştur. Ama, liberalizm ve sosyalizmden farklı olarak, geri kalmış bir ülkedeki devrim koşullarının gereksinimlerini yansıtmaktadır. Bu nedenle de, Atatürkçülüğü iyi değerlendirebilmek için, geri kalmış ülke devrimlerinin gelişmiş ülke devrimlerinden farkını anlamak gerekir. Fransız Devrimi, evrim sürecinde önlerde yer alan bir toplumda rastlanabilen devrimlerin en ünlü [...]

Yazının devamını oku →

Atatürk’ün Çağdaşlık Anlayışı

Ağustos 10, 2007

Atatürkçülük ve çağdaşlık terimleri genellikle birlikte anılmakta; Atatürkçülük, çağdaş bir toplum yaratma veya Türkiye’nin çağdaşlaşması için ortaya konulmuş bir ilkeler bütünü olarak kabul edilmektedir. Özellikle “çağdaşlaşma”, “muasır medeniyet seviyesine ulaşma”, “çağdaşlaşma” ve “çağ atlama” gibi kavramların sıkça kullanılması doğal olarak temel bir sorunun varlığını ortaya koymaktadır. Nedir bu sorun? Çağdaş uygarlık düzeyinden geri kalma, çağdaş [...]

Yazının devamını oku →

Çağdaşlaşma ya da Modernleşme Nedir?

Ağustos 10, 2007

Türk toplumunda çağdaşlaşma sorununun son üç yüz yıla damgasını vurduğu söylenebilir. Bu sorun kitabımızın da konusu olmuştur. Mustafa Kemal’in eylemi belki bu kavram çerçevesinde geliştirilen kuramlarla daha da anlaşılabilecektir. Ne var ki burada da kavramsal bazı sorunlar bulunmaktadır. Çünkü çağdaşlaşma hep dilden düşmeyen ama içeriğinin de bir çırpıda ortaya konması mümkün olmayan belirsiz bir kavram [...]

Yazının devamını oku →