<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnkılap Tarihi &#187; Yeni Siyasetler</title>
	<atom:link href="http://www.inkilap.info/category/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.inkilap.info</link>
	<description>İnkılap Tarihi</description>
	<lastBuildDate>Tue, 11 Aug 2009 11:55:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Türk Siyasal Yaşamında Sağ-Sol Ayrımının Belirginleşmesi</title>
		<link>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/turk-siyasal-yasaminda-sag-sol-ayriminin-belirginlesmesi.html</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/turk-siyasal-yasaminda-sag-sol-ayriminin-belirginlesmesi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Aug 2007 04:03:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Siyasetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=160</guid>
		<description><![CDATA[T&#252;rkiye&#8217;nin sol kanattaki en eski partisi T&#252;rkiye Kom&#252;nist Partisi&#8217;dir. Yaklaşık 50 yıldır yasaklanmış olmasına rağmen,T&#252;rkiye&#8217;de hala k&#252;&#231;&#252;k bir taraftara sahiptir. Ancak Stalin d&#246;nemindeki olaylardan ve Macaristan bağımsızlık m&#252;cadelesinin 1956&#8217;da bastırılmasından sonra itibarı d&#252;şm&#252;şt&#252;r. Sol kanadın yasal partisi ise, 13 Şubat 1961&#8217;de kurulan T&#252;rkiye İs&#231;i Partisi olmuştur. T&#252;rkiye İş&#231;i Partisi o g&#252;nk&#252; siyasal ve hukuksal d&#252;zen [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>T&uuml;rkiye&rsquo;nin sol kanattaki en eski partisi T&uuml;rkiye Kom&uuml;nist Partisi&rsquo;dir. Yaklaşık 50 yıldır yasaklanmış olmasına rağmen,T&uuml;rkiye&rsquo;de hala k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir taraftara sahiptir. Ancak Stalin d&ouml;nemindeki olaylardan ve Macaristan bağımsızlık m&uuml;cadelesinin 1956&rsquo;da bastırılmasından sonra itibarı d&uuml;şm&uuml;şt&uuml;r. Sol kanadın yasal partisi ise, 13 Şubat 1961&rsquo;de kurulan T&uuml;rkiye İs&ccedil;i Partisi olmuştur. T&uuml;rkiye İş&ccedil;i Partisi o g&uuml;nk&uuml; siyasal ve hukuksal d&uuml;zen i&ccedil;inde kurulmuştur ve aynı zamanda mecliste de bir işlev sahibidir. </p>
<p>Toplumdaki kapitalist gelişmeler sonucunda ortaya &ccedil;ıkan iş&ccedil;i sınıfı bu partinin oy kaynağı olarak kabul edilmiştir.<br />
1961 anayasasının sağladığı temel hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler &ccedil;er&ccedil;evesinde sosyalist d&uuml;ş&uuml;nceyi ifade etmek amacıyla dergiler &ccedil;ıkarılmaya başlanmıştır. Bunlardan ilki Y&ouml;n Dergisi&rsquo;dir. Bu dergi yayın yaşamını durdurduktan sonra yerini Devrim Dergisi almış ve bu iki dergi &ccedil;evresinde oluşan gruba g&ouml;re; T&uuml;rkiye&rsquo;de iş&ccedil;i sınıfı bir sosyalist hareket yaratacak kadar gelişme g&ouml;sterememiştir. Bu y&uuml;zden iktidara gelmek i&ccedil;in en kısa yol olarak toplum i&ccedil;indeki g&uuml;&ccedil;l&uuml; gruplardan biri olan askerler ile birliktelik d&uuml;ş&uuml;n&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. Yani bu dergiler &ccedil;evresinde oluşan grubun iktidara gelebilmek i&ccedil;in inandığı y&ouml;ntem, askeri bir harekettir. Ancak bu d&uuml;ş&uuml;ncelerini hi&ccedil;bir zaman a&ccedil;ık&ccedil;a belirtmemişlerdir. Diğer bir grup ise Milli Demokratik Devrimciler adı verilen bir gruptur. Bunlara g&ouml;re; Amerikan emperyalizmine karşı milli, derebeyliğe karşı da demokratik devrimler ger&ccedil;ekleştirmek gereklidir. Bu grup 1968 yılında Dev-Gen&ccedil; adı ile bilinen devrimci gen&ccedil;lik &ouml;rg&uuml;t&uuml;n&uuml; oluşturmuştur. T&uuml;rkiye İş&ccedil;i Partisi i&ccedil;indeki bu gruplar, hem birbirleri ile hem CHP ve bazı aydın kesimle hem de sağcı gruplar ve bunların taraftarları ile s&uuml;rekli &ccedil;atışma i&ccedil;inde olmuşlardır. 1965 ve 1969 se&ccedil;imlerinde de &ccedil;ok d&uuml;ş&uuml;k bir oy oranına sahip olmuşlardır. <br />
Sağ kanat partilerinden Cumhuriyet&ccedil;i K&ouml;yl&uuml; Millet Partisi&rsquo;nin T&uuml;rk siyasal yaşamında b&uuml;y&uuml;k rol oynamasına, 1965&rsquo;de bu partiye katılan Alparslan T&uuml;rkeş neden olmuştur. Albay Alparslan T&uuml;rkeş T&uuml;rkiye&rsquo;ye geri d&ouml;nd&uuml;kten sonra siyasete girme niyetini a&ccedil;ıklamış ve 1964 de kendi partisini kurma girişiminde bulunmuştur. Fakat bu girişimi başarılı olamamış, 27 Mayıs 1960 askeri hareketinden sonra Milli Birlik Komitesi&rsquo;nden atılan on d&ouml;rtlerin onu ile birlikte CKMP &lsquo;ye katılmıştır. Kısa bir s&uuml;re sonra partinin genel başkanı se&ccedil;ilerek eski lider kadrosunu değiştirmiş ve bu partinin programını aşırı milliyet&ccedil;i bir şekilde d&uuml;zenlemiştir. 1969&rsquo;da partinin adını Milliyet&ccedil;i Hareket Partisi olarak değiştirmiştir. Alparslan T&uuml;rkeş 1969 se&ccedil;imleri i&ccedil;in yapılan hazırlıklarda laiklik d&uuml;ş&uuml;ncesinden ayrılarak dini, T&uuml;rk ulusal mirasının bir par&ccedil;ası olarak vurgulamaya başlamış ve bu şekilde daha &ccedil;ok oy toplayabileceğini d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;şt&uuml;r. </p>
<p>1969 yılında ise AP&rsquo;den kopmalar olmuştur. Necmettin Erbakan AP&rsquo;ni b&uuml;y&uuml;k sermayeye, &ouml;zellikle de yabancı sermayeye bağımlı olmakla su&ccedil;lamış ve aynı yıl AP&rsquo;den ayrılmıştır. Erbakan&rsquo;ın k&uuml;&ccedil;&uuml;k iş adamlarını savunmasının yanında dinsel bir havası da bulunmaktadır. AP&rsquo;den ayrılan Erbakan, 1969 se&ccedil;imlerinde Konya&rsquo;dan bağımsız milletvekili olarak meclise girmiştir. 1970&rsquo;de de Milli Nizam Partisi&rsquo;ni kurmuştur. B&ouml;ylece MHP ve MNP Demirel&rsquo;in iktidarına karşın birer tehdit unsuru oluşturmaya başlamışlardır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/turk-siyasal-yasaminda-sag-sol-ayriminin-belirginlesmesi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Uzlaşma Kültürü’ne Doğru: Koalisyonların Başlaması</title>
		<link>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/uzlasma-kulturu%e2%80%99ne-dogru-koalisyonlarin-baslamasi.html</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/uzlasma-kulturu%e2%80%99ne-dogru-koalisyonlarin-baslamasi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Aug 2007 04:01:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Siyasetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=159</guid>
		<description><![CDATA[13 Eyl&#252;l&#8217;de siyaset yasağı kaldırılınca, yapılacak olan se&#231;imler i&#231;in yeni partiler kurulmaya başlamıştır. Bu d&#246;nemde yaklaşık 11 yeni parti kurulmuştur. Bunların &#231;oğu kısa &#246;m&#252;rl&#252; olmuştur. Bu partilerden emekli general Ragıp G&#252;m&#252;şpala&#8217;nın başkanlık ettiği Adalet Partisi, hem taraftarları hem de rakipleri tarafından Demokrat Parti&#8217;nin devamı niteliğinde g&#246;r&#252;lm&#252;şt&#252;r. Yeni se&#231;imler 15 Ekim 1961 tarihinde yapılmıştır. Ancak se&#231;im [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>13 Eyl&uuml;l&rsquo;de siyaset yasağı kaldırılınca, yapılacak olan se&ccedil;imler i&ccedil;in yeni partiler kurulmaya başlamıştır. Bu d&ouml;nemde yaklaşık 11 yeni parti kurulmuştur. Bunların &ccedil;oğu kısa &ouml;m&uuml;rl&uuml; olmuştur. Bu partilerden emekli general Ragıp G&uuml;m&uuml;şpala&rsquo;nın başkanlık ettiği Adalet Partisi, hem taraftarları hem de rakipleri tarafından Demokrat Parti&rsquo;nin devamı niteliğinde g&ouml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r.<br />
Yeni se&ccedil;imler 15 Ekim 1961 tarihinde yapılmıştır. Ancak se&ccedil;im sistemi değiştirildiğinden se&ccedil;ime katılan partiler tek başlarına iktidar olacak kadar oy toplayamamışlardır. Adalet Partisi se&ccedil;imlerden %34.8 oranında oy toplamıştır. CPH ise AP&rsquo;nin biraz &uuml;st&uuml;nde %36.7 oranında oy alabilmiştir. Diğer partilere gelince,Yeni T&uuml;rkiye Partisi %13.9, Muhafazakar Cumhuriyetci K&ouml;yl&uuml; Partisi %13.4 oranında oy toplamıştır. Eski Demokrat Parti&rsquo;nin varisleri olarak sayılan bu partiler bir b&uuml;t&uuml;n olarak d&uuml;ş&uuml;n&uuml;ld&uuml;ğ&uuml;nde, hala &uuml;lkede b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;oğunluğu sahiptirler. Bu durum 1961 Anayasası i&ccedil;in yapılan halk oylamasında da ortaya &ccedil;ıkmış,1961 Anayasası 11 vilayette red oyu almıştır. <br />
Yeni meclis, Cemal G&uuml;rsel&rsquo;i Cumhurbaşkanı se&ccedil;miş, Cumhurbaşkanı da İsmet İn&ouml;n&uuml;&rsquo;y&uuml; h&uuml;k&uuml;meti kurmakla g&ouml;revlendirmiştir. İlk koalisyon h&uuml;k&uuml;meti ise, 20 Kasım 1961 tarihinde CHP ile AP arasında yapılmıştır. Yeni meclis kurulmadan &ouml;nce Silahlı Kuvvetler i&ccedil;erisindeki bir grup subay aralarında bir protokol imzalayarak askeri bir darbe yapmaya karar vermişler ancak o d&ouml;nemde hem askeri bir darbeyi gerektiren durum olmadığından hem de Genelkurmay Başkanı Cevdet Sunay&rsquo;ın bu d&uuml;ş&uuml;nceyi desteklemediğinden dolayı ger&ccedil;ekleşmemiştir.<br />
Bunların aralarında imzaladıkları protokolde şu konular yer almaktaydı: Cemal G&uuml;rsel Cumhurbaşkanı se&ccedil;ilecek, ordudan ve &uuml;niversitelerden emekliye ayrılanlar g&ouml;revlerine d&ouml;nemeyecekler, DP&rsquo;nin h&uuml;k&uuml;m giyen &uuml;yeleri bağışlanmayacaklardı. Bu isteklerden bir kısmının benimsenmesine rağmen, askeri darbe d&uuml;ş&uuml;ncesinde olan bu subaylar niyetlerinden vazge&ccedil;memişler, aralarında 10 Şubat 1962&rsquo;de bir protokol daha imzalayarak şu kararları almışlardır; asker ve sivillerden oluşan bir g&uuml;venlik konseyi oluşturulacak ve bu konsey yasama yetkisini y&uuml;r&uuml;tt&uuml;ğ&uuml; gibi, h&uuml;k&uuml;meti oluşturacak kişileri de belirleyecektir. Bu d&uuml;ş&uuml;nceler T&uuml;rk Silahlı Kuvvetleri tarafında da tepki ile karşılanmış ve Talat Aydemir&rsquo;in 22 Şubat 1961&rsquo;deki darbe girişimi hemen bastırılmıştır. <br />
Bu sırada CHP ve AP ortak h&uuml;k&uuml;metinin arasında uyuşmazlıklar ortaya &ccedil;ıkmaya başlamıştır. Bu uyuşmazlıkların temelini ise, bu iki parti arasındaki toplumsal ve ekonomik ayrılıklar oluşturmaktadır. Bu nedenle CHP ve AP koalisyonu sadece 6 ay kadar s&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r. <br />
İkinci ortak h&uuml;k&uuml;met yine CHP başkanlığında ger&ccedil;ekleştirilmiştir. 25 Haziran 1962&rsquo;de kurulan koalisyon h&uuml;k&uuml;meti, T&uuml;rkiye Partisi, Cumhuriyet&ccedil;i K&ouml;yl&uuml; Millet Partisi ve Bağımsızlar arasında kurulmuştur. Bu koalisyon h&uuml;k&uuml;meti zamanında eski DP&rsquo;lilerin bir kısmı bağışlanmıştır. Yine bu d&ouml;nemde iş&ccedil;i hakları ve ilk beş yıllık kalkınma planı da kabul edilmiştir. Talat Aydemir&rsquo;in ikinci darbe girişimi de bu h&uuml;k&uuml;met zamanında bastırılmıştır. T&uuml;rk Silahlı Kuvvetlerinin de desteklemediği bu darbe girişimi sonucunda, Talat Aydemir 5 Temmuz 1964 tarihinde idam edilmiştir. <br />
Kasım 1963 de yapılan belediye se&ccedil;imlerinde koalisyon partileri AP karşısında &ccedil;ok k&ouml;t&uuml; sonu&ccedil;lar almışlardır. H&uuml;k&uuml;met ortakları bu sonucu, CHP ile ortaklıklarına bağlayarak koalisyondan ayrılmışlardır. B&ouml;ylece 2 Aralık 1963&rsquo;de ikinci koalisyon da bozularak h&uuml;k&uuml;met g&ouml;revden ayrılmıştır.</p>
<p><span id="more-160"></span><br />
25 Aralık 1963&rsquo;de kurulan &uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; koalisyon h&uuml;k&uuml;meti de CHP ile Bağımsızlar arasında kurulmuştur. Bu koalisyon h&uuml;k&uuml;metinin &ccedil;abuk kurulmasının nedeni, o d&ouml;neminin en &ouml;nemli olayı olan Kıbrıs sorununun ortaya &ccedil;ıkmasıdır. Bu sorundan dolayı Yeni T&uuml;rkiye Partisi de 3. koalisyon h&uuml;k&uuml;metinin kurulmasını dışardan destekleyerek, ilerdeki se&ccedil;imlerde yeterli oyu toplayabilmeyi ama&ccedil;lamıştır. Fakat durum d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; gibi olmamış, partinin sağ kanadını oluşturan &uuml;yeler partiden ayrılmışlardır. Bu h&uuml;k&uuml;metinde &ouml;ncekiler gibi zayıf bir koalisyon olmasına karşın, &ouml;zellikle 1964&rsquo;de Kıbrıs sorununun artması &uuml;zerine 13 Şubat 1965&rsquo;e kadar iktidarda kalabilmiştir. Bu koalisyon h&uuml;k&uuml;meti d&ouml;neminde 1961&rsquo;den beri s&uuml;rekli g&uuml;&ccedil;lenen Adalet Partisi&rsquo;ne karşı &ouml;nlemler alınmaya &ccedil;alışılmış, bunun i&ccedil;in se&ccedil;im sisteminde bir takım değişiklikler yapılmıştır. Yeni se&ccedil;im sisteminde milli bakiye yani ulusal artık y&ouml;ntemi getirilerek, T&uuml;rk siyasal yaşamını iki partinin egemenliğinden kurtarmak ama&ccedil;lanmıştır. Bu sistem sayesinde k&uuml;&ccedil;&uuml;k partilerin gelişmesine de olanak verilmiştir. Yani kullanılan her oy değerlendirilerek &uuml;lke genelinde bir partinin aldığı artık oyların sayısı belli bir d&uuml;zeye eriştiği zaman o partiye bir milletvekili sağlanabilecektir. <br />
Kıbrıs sorunu y&uuml;z&uuml;nden bir s&uuml;re sessiz kalan AP, bu bunalım ge&ccedil;ince koalisyonu bozmak i&ccedil;in harekete ge&ccedil;miş diğer partileri de etkileyerek h&uuml;k&uuml;metin 1965 b&uuml;t&ccedil;esinin meclisten geri d&ouml;nmesine neden olmuştur. Bunun &uuml;zerine İsmet İn&ouml;n&uuml; istifa etmiştir. Bu sırada AP genel başkanı Ragıp G&uuml;m&uuml;şpala&rsquo;nın ani &ouml;l&uuml;m&uuml; &uuml;zerine parti i&ccedil;erisinde karışıklıklar &ccedil;ıkarak, 27 Mayıs hareketine karşı eleştiriler yapılmaya başlanmıştır. Bunun &uuml;zerine Genel Kurmay Başkanı Cevdet Sunay, AP&rsquo;ne sert bir uyarıda bulunmuş, bu uyarıdan sonra parti i&ccedil;erisindeki ılımlı grup 44 yaşındaki inşaat m&uuml;hendisi S&uuml;leyman Demirel&rsquo;i genel başkanlığa getirmiştir. Demirel, Menderes zamanında Su İşleri Genel M&uuml;d&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; yapmış, 1960 sonrasında &ouml;zel kesimde de başarılar sağlamıştır. <br />
&Uuml;&ccedil;&uuml;nc&uuml; İsmet İn&ouml;n&uuml; H&uuml;k&uuml;metinin istifa etmesi &uuml;zerine &uuml;lkeyi Ekim&rsquo;de yapılacak se&ccedil;imlere kadar eski diplomat ve bağımsız milletvekili Suat Hayri &Uuml;rg&uuml;pl&uuml;&rsquo;n&uuml;n başkanlığında d&ouml;rt sağ kanat partisi arasında kurulan bir h&uuml;k&uuml;met y&ouml;netmiştir. 10 Ekim 1965&rsquo;de yapılan genel se&ccedil;imleri tek başına h&uuml;k&uuml;met kurmasını sağlayacak şekilde oy toplayan AP kazanmıştır. AP bu se&ccedil;imlerde eski DP&rsquo;lilerin b&uuml;t&uuml;n oylarını kendine &ccedil;ekmeyi başarmıştır. Bu oyları toplayabilmek i&ccedil;in, s&uuml;rekli olarak Milli Birlik Komitesi ve 1961 anayasasına karşı eleştirilerde bulunmuş, bu eleştiriler sayesinde de &ouml;zellikle kırsal kesimdeki oyların b&uuml;y&uuml;k &ccedil;oğunluğunu almıştır. CHP bu ge&ccedil;iş d&ouml;neminde demokrasiyi korumak amacıyla sivil h&uuml;k&uuml;metlerin de &uuml;lkeyi sorunsuz bir şekilde g&ouml;stermek i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;aba harcamıştır. Ancak halk g&uuml;&ccedil;s&uuml;z koalisyon h&uuml;k&uuml;metlerinden bıktığından, AP bu durumu kendi lehine kullanmayı başarmıştır. <br />
AP, h&uuml;k&uuml;meti kurduktan sonra &ccedil;oğunluğun yetkisini sınırlayan &ouml;nlemlerden rahatsız olmaya başlamıştır. Demirel siyasette yeni biri olduğundan eski DP&rsquo;lilerin g&ouml;z&uuml;nde ge&ccedil;ici bir lider olarak g&ouml;r&uuml;lmektedir.Ger&ccedil;ek liderlerinin mahkumiyetten kurtulunca tekrar AP&rsquo;nin başına ge&ccedil;eceğini d&uuml;ş&uuml;nmekteydiler. Demirel bu y&uuml;zden h&uuml;k&uuml;meti ve partiyi bir arada tutmak i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k bir &ccedil;aba harcamış ve 1960 yılları boyunca istediğini de başarmıştır. <br />
Demirel d&ouml;neminde, kapitalizme d&ouml;n&uuml;k karma ekonomi izlenerek bu d&ouml;nemde ekonomik sağlanmıştır. Ancak bu arada sınıflar arası ayrılıklar daha da belirginleşmeye başlamıştır. Gelişmeye başlayan sol hareketi yıpratma kampanyaları başlatılmış ve CHP i&ccedil;inde ortaya &ccedil;ıkan ortanın solu eğiliminden sonra partiden 48 kadar milletvekili ayrılmıştır. Bunlar Turhan Fevzioğlu&rsquo;nun liderliğinde 12 Mayıs 1967&rsquo;de G&uuml;ven Parti&rsquo;sini kurmuşlardır. Mecliste sol g&ouml;r&uuml;ş&uuml; benimsemiş olan bir başka parti daha vardır. Bu parti 13 Şubat 1961 anayasasının temel hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kleri g&uuml;vence alması ile sendikacılar tarafından kurulan T&uuml;rkiye İs&ccedil;i Parti&rsquo;sidir. Bu partinin en etkin kişisi ise hukuk&ccedil;u ve &ouml;ğretim &uuml;yesi olan Mehmet Ali Aybar&rsquo;dır. Bu partiye 27 Mayıs hareketinden &ouml;nce kurulan Sosyalist Parti de katılmış ve bunlar 1965 se&ccedil;imlerine katılarak 14 milletvekilliği kazanmışlardır. &Ouml;zellikle ekonomik d&uuml;ş&uuml;nceleri ile mecliste tutarlı sol g&ouml;r&uuml;şlerin temsilcisi olmuşlardır. Bunlara g&ouml;re; kapitalist olmayan bir kalkınma y&ouml;ntemi &ouml;nerilmiş, yani hem &ouml;zel kesimin destekleneceği hem de bazı ekonomik etkinliklerin karma ekonomi d&uuml;zeni i&ccedil;inde &ouml;zel girişime bırakılacağı belirtilmiştir </p>
<p>Sol kanattaki gelişmeler ve sol g&ouml;r&uuml;şlerin halk tarafından da kabul edilmeye başlaması, sağ kanat partilerini &ouml;zellikle de iktidar partisi AP&rsquo;yi b&uuml;y&uuml;k &ouml;l&ccedil;&uuml;de tedirgin etmiş, bu y&uuml;zden sol &ouml;rg&uuml;t ve kişiler &uuml;zerindeki baskıları artırmışlardır. Ayrıca bu d&ouml;nemde sağ kanadın kom&uuml;nizme karşı yaptığı propagandalar sonucunda, kom&uuml;nizm ile m&uuml;cadele dernekleri kurulmuştur. 1968 yılında ve sonrasında yetersiz eğitim imkanlarına, işsizlik tehlikelisine, Amerikan emparyalizmine ve AP iktidarına karşı g&ouml;steriler gittik&ccedil;e &ccedil;oğalmıştır. B&uuml;t&uuml;n bu olaylar karşısında AP iktidarı, anayasayı h&uuml;k&uuml;metin yetkisini artıracak şekilde değiştirmek i&ccedil;in girişimlere başlamıştır. Bu arada siyasal yaşamda gerginlik daha da artarak h&uuml;k&uuml;met se&ccedil;im yasasındaki ulusal artık sistemini, sol kanattaki partilerden tepki gelmesine rağmen kaldırmıştır. 1969&rsquo;daki genel se&ccedil;imlerde AP oyların yarıdan azını almış, fakat meclisteki milletvekili sayısının &ccedil;oğunluğunu kazanmıştır.<br />
1969 se&ccedil;imleri kırsal kesimde AP&rsquo;ne olan desteğin hala devam ettiğini g&ouml;stermiştir. Ancak AP anayasada istediği değişiklikleri yapabilmek i&ccedil;in gerekli olan 3/2 &ccedil;oğunluğu sağlayamamıştır. Se&ccedil;im sonucunda istediği &ccedil;oğunluğa erişemeyen ve istediği değişiklikleri yapamayan h&uuml;k&uuml;met, sol hareketi sağcıların tepkileri ile dengelemeye &ccedil;alışmıştır. Siyasal yaşamda g&ouml;r&uuml;len bu hareketlere &ouml;nlem almayan h&uuml;k&uuml;met, sanki bu hareketleri destekliyor havasına b&uuml;r&uuml;nm&uuml;şt&uuml;r. Ayrıca ortanın solu sloganı AP taraftarlarına sol partilere karsı şiddet kullanma olanağı vermiştir. B&uuml;t&uuml;n bunların sonucunda T&uuml;rk Silahlı Kuvvetleri 12 Mart 1971&rsquo;de bir kez daha siyasal yaşama el koymak zorunda kalmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/uzlasma-kulturu%e2%80%99ne-dogru-koalisyonlarin-baslamasi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>1961 Anayasası’nın Getirdikleri</title>
		<link>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/1961-anayasasi%e2%80%99nin-getirdikleri.html</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/1961-anayasasi%e2%80%99nin-getirdikleri.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Aug 2007 03:59:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Siyasetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=158</guid>
		<description><![CDATA[1961 Anayasası 1924 Anayasasından belirgin bir şekilde farklıdır. Yeni anayasada demokrasiyi korumak i&#231;in yeni kurumlar getirilmiştir.Buradaki ama&#231;, Demokrat Parti ve ondan &#246;nceki iktidar sahibi CHP&#8217;nin sahip olduğu t&#252;rden iktidar tekelini engellemektir.Mecliste, &#231;oğunluğa sahip olan bir partinin bu &#231;oğunluğu demokratik olmayan uygulamalar i&#231;in kullanmasını engellemek i&#231;in, meclis ve h&#252;k&#252;metin yetkilerine ortak kurumlar oluşturulmuştur. Bunlardan bir tanesi [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1961 Anayasası 1924 Anayasasından belirgin bir şekilde farklıdır. Yeni anayasada demokrasiyi korumak i&ccedil;in yeni kurumlar getirilmiştir.Buradaki ama&ccedil;, Demokrat Parti ve ondan &ouml;nceki iktidar sahibi CHP&rsquo;nin sahip olduğu t&uuml;rden iktidar tekelini engellemektir.Mecliste, &ccedil;oğunluğa sahip olan bir partinin bu &ccedil;oğunluğu demokratik olmayan uygulamalar i&ccedil;in kullanmasını engellemek i&ccedil;in, meclis ve h&uuml;k&uuml;metin yetkilerine ortak kurumlar oluşturulmuştur. Bunlardan bir tanesi &ldquo;Cumhuriyet Senatosu&rdquo; adı altındaki meclistir.Bu şekilde yasaların her iki meclisten de ge&ccedil;mesi ama&ccedil;lanmış hem de MBK &uuml;yelerinin hukuksal ve siyasal durumları da &ccedil;&ouml;z&uuml;me kavuşmuştur. Artık yaşamları boyunca senato &uuml;yeliğine, cumhurbaşkanı tarafından atanabileceklerdi.Diğerleri ise se&ccedil;imle &uuml;ye olabileceklerdi.Bu iki meclis, B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi&rsquo;ni oluşturacaktı. Bu meclisin dışında, yeni anayasanın temel hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerini korumak i&ccedil;in birde Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.<br />
Yeni anayasa ile birlikte orduya ilk kez anayasal bir rol verilmiştir. Aralık 1962&rsquo;de de anayasanın 111.maddesine g&ouml;re yasanın gerekli g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; bakanlar, Genelkurmay başkanı ve Silahlı Kuvvetler temsilcilerinden oluşan Milli G&uuml;venlik Kurulu kuruldu. Bu kurulun g&ouml;revi, ulusal g&uuml;venlikle ilgili kararların alınmasında ve koordinasyonunda bakanlar kuruluna yardımcı olmaktır.</p>
<p>Yeni anayasada diğer &ouml;nemli bir nokta da, kişisel hakların hem ekonomik hem de toplumsal a&ccedil;ıdan g&uuml;vence altına alınmasıdır. &Uuml;niversitelere ve basına &ouml;zerklik getirilmiştir. 1961 Anayasası ile ekonomik a&ccedil;ıdan da sorumlu ve g&ouml;revli bir devlet kavramı geliştirilmiş, yani kapitalizme d&ouml;n&uuml;k liberal devlet anlayışı yerine sosyal devlet anlayışı getirilmiştir. <br />
1961 Anayasası ile se&ccedil;im sisteminde de bir değişiklik yapılarak, &ccedil;oğunluğun baskısı &ouml;nlenmeye &ccedil;alışılmıştır. Yeni sisteme g&ouml;re, se&ccedil;im yasasında &ccedil;oğunluk sisteminden nispi temsil sistemine ge&ccedil;ilerek, bir partinin aldığı oyların oranından daha b&uuml;y&uuml;k bir oranla mecliste temsil edilebilme olanağı ortadan kaldırılmıştır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/1961-anayasasi%e2%80%99nin-getirdikleri.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>27 Mayıs 1960 Hareketi</title>
		<link>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/27-mayis-1960-hareketi.html</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/27-mayis-1960-hareketi.html#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 10 Aug 2007 03:58:15 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yeni Siyasetler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=157</guid>
		<description><![CDATA[1946 tarihinde CHP karşısında demokrasinin savunucusu olarak ortaya &#231;ıkan ve 1950&#8217;de iktidarı eline alan Demokrat Parti, 1950-1960 tarihleri arasında hem siyasal hem de ekonomik hayatta T&#252;rk Devriminin &#246;z&#252;ne ters d&#252;şecek davranışlarda bulunmuş, savunduğu demokrasiyi uygulamaya ge&#231;irememiştir. 27 Mayıs Hareketinin amacı, demokrasiyi yeniden kurmak ve tekrar se&#231;imlerin yapılmasını sağlamaktır. 27 Mayıs Hareketini ger&#231;ekleştiren T&#252;rk Silahlı Kuvvetleri, [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1946 tarihinde CHP karşısında demokrasinin savunucusu olarak ortaya &ccedil;ıkan ve 1950&rsquo;de iktidarı eline alan Demokrat Parti, 1950-1960 tarihleri arasında hem siyasal hem de ekonomik hayatta T&uuml;rk Devriminin &ouml;z&uuml;ne ters d&uuml;şecek davranışlarda bulunmuş, savunduğu demokrasiyi uygulamaya ge&ccedil;irememiştir.<br />
27 Mayıs Hareketinin amacı, demokrasiyi yeniden kurmak ve tekrar se&ccedil;imlerin yapılmasını sağlamaktır. 27 Mayıs Hareketini ger&ccedil;ekleştiren T&uuml;rk Silahlı Kuvvetleri, 27 Mayıs sabahı radyoda şu bildiriyi yayınlamışlardır.<br />
&ldquo;<em>Sevgili Vatandaşlar,<br />
Bug&uuml;n demokrasinin i&ccedil;ine d&uuml;şt&uuml;ğ&uuml; buhran ve m&uuml;essif hadiseler dolayısıyla ve kardeş kavgasına meydan vermemek maksadıyla T&uuml;rk Silahlı Kuvvetleri, memleketin idaresini ele almıştır. Bu harekata Silahlı Kuvvetlerimiz, partileri i&ccedil;ine d&uuml;şt&uuml;kleri anlaşmaz durumdan kurtarmak ve partiler &uuml;st&uuml; tarafsız bir idarenin nezaret ve hakemliği altında en kısa zamanda adil ve serbest se&ccedil;imler yaptırarak, idareyi hangi tarafa mensup olursa olsun, se&ccedil;imi kazananlara devir ve teslim etmek &uuml;zere girişmiş bulunmaktadır.<br />
Girişilmiş olan bu teşebb&uuml;s, hi&ccedil;bir şahsa veya z&uuml;mreye karşı değildir. İdaremiz, hi&ccedil;bir kimse hakkında tecav&uuml;z kar bir fiile m&uuml;saade etmeyeceği gibi, edilmesine de asla m&uuml;samaha etmeyecektir. Kim olursa olsun ve hangi partiye mensup bulunursa bulunsun, her vatandaş, kanunlar ve hukuk prensipleri esaslarına g&ouml;re muamele g&ouml;recektir. B&uuml;t&uuml;n vatandaşların partilerin &uuml;st&uuml;nde, aynı milletin, aynı soydan gelmiş evlatları olduklarını hatırlayarak ve kin g&uuml;tmeden birbirlerine karşı h&uuml;rmetle ve anlayışla muamele etmeleri, ıstıraplarımızın dinmesi ve milli varlığımızın selameti i&ccedil;in zaruri g&ouml;r&uuml;lmektedir. Kabineye <br />
mensup şahsiyetlerin, T&uuml;rk Silahlı Kuvvetlerine sığınmalarını rica ederiz. Şahsi emniyetleri kanunun teminatı altındadır.<br />
M&uuml;ttefiklerimize, komşularımıza ve b&uuml;t&uuml;n d&uuml;nyaya hitap ediyoruz: Gayemiz, Birleşmiş Milletler Anayasası&rsquo;na ve İnsan Hakları prensiplerine tamamıyla riayettir. B&uuml;y&uuml;k Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n, &ldquo;Yurtta sulh, cihanda sulh&rdquo; prensibi bayrağımızdır. B&uuml;t&uuml;n ittifaklarımıza ve taahh&uuml;tlerimize sadığız. NATO ve CENTO&rsquo;ya inanıyoruz ve bağlıyız. D&uuml;ş&uuml;ncemiz, &ldquo;Yurtta sulh, cihanda sulh&rdquo;tur</em>.&rdquo; <br />
Bildiride, bu hareketin DP iktidarının yanlış uygulamaları y&uuml;z&uuml;nden yapıldığı g&ouml;r&uuml;lmektedir. &Ccedil;&uuml;nk&uuml; Demokrat Parti iktidarı, Atat&uuml;rk ilke ve devrimlerinden &ouml;d&uuml;nler vermiş, demokrasiyle bağdaşmayan uygulamalarda bulunarak, halkın ikiye b&ouml;l&uuml;nmesine neden olmuştur.<br />
27 Mayıs hareketi sonucu, T&uuml;rk Silahlı Kuvvetlerinin y&ouml;netime el koymaları, b&uuml;y&uuml;k şehirlerde &ouml;zellikle aydın kesim ve &ouml;ğrenci grupları arasında b&uuml;y&uuml;k bir sevin&ccedil;le karşılanmıştır. Silahlı Kuvvetler ger&ccedil;ekleştirdikleri bu hareketten sonra, yapacakları işleri y&uuml;r&uuml;tmek amacıyla oluşturdukları Milli Birlik Komitesi&rsquo;nin başına,eski Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Cemal G&uuml;rsel&rsquo;i getirmişlerdir. Milli Birlik Komitesi 38 subaydan oluşmaktadır. Bu komite i&ccedil;inde de birbirleriyle farklı d&uuml;ş&uuml;ncelere sahip gruplar yer almaktadır. Bunlardan bir kısmı, uzun s&uuml;redir askeri bir hareket hazırlığı i&ccedil;indeydiler ve bunu başarıyla sonu&ccedil;landırdıktan sonra, y&ouml;netimi tekrar sivillere bırakmayı d&uuml;ş&uuml;nm&uuml;yorlardı. Diğer grup ise, demokrasiye inanan kişilerden oluşmakta idi. Bunlar da se&ccedil;imlerin &ouml;zg&uuml;r ve d&uuml;r&uuml;st ortam da yapılmasını sağladıktan sonra y&ouml;netimden &ccedil;ekilmeyi d&uuml;ş&uuml;n&uuml;yorlardı.</p>
<p><span id="more-158"></span><br />
27 Mayıs hareketinin hemen ardından, bu hareketin meşruluğunu kanıtlamak &uuml;zere, İstanbul&rsquo;dan bir grup hukuk profes&ouml;r&uuml; &ccedil;ağrılmıştır. Bunlar, Demokrat Parti iktidarının anayasayı ve demokrasinin ilkelerini bozduğunu, bu nedenle 27 Mayıs hareketinin meşru olduğunu g&ouml;sterir bir rapor vermişlerdir. Bunun ardından Milli Birlik Komitesinin hukuksal dayanağını oluşturmak &uuml;zere, 12 Haziran 1960&rsquo;da ge&ccedil;ici bir anayasa oluşturularak, ara bir h&uuml;k&uuml;met oluşturulmuş, bu ge&ccedil;ici anayasaya g&ouml;re se&ccedil;imler yapılana kadar egemenliği T&uuml;rk milleti adına Milli Birlik Komitesinin sağlayacağı belirtilmiştir.<br />
Sonu&ccedil;ta kardeş kavgasına engel olmak ve demokrasiyi kurtarmak amacıyla &uuml;lke y&ouml;netimine el koyan T&uuml;rk Silahlı Kuvvetleri, Cumhurbaşkanı Celal Bayar&rsquo;ı, başbakan Adnan Menderes&rsquo;i, bakanlar kurulunu ve Demokrat Parti milletvekillerini tutuklamışlardır.Milli Birlik Komitesi Cumhurbaşkanlığına Cemal G&uuml;rsel&rsquo;i se&ccedil;miştir.Tutuklananlar ise yargılanmak &uuml;zere Yassıada&rsquo;ya g&ouml;nderilmiştir. Burada &ldquo;Y&uuml;ksek Adalet Divanı&rdquo;adı altında &ouml;zel bir mahkeme kurulmuştur. Burada g&ouml;r&uuml;len davaların sonucunda 31 kişi &ouml;m&uuml;r boyu hapse, 418 kadar kişi hafif cezalara, Demokrat Parti milletvekillerinden 15&rsquo;i i&ccedil;in &ouml;l&uuml;m cezası verilmiştir.Verilen bu &ouml;l&uuml;m cezalarından 3&rsquo;&uuml;n&uuml; Milli Birlik Komitesi onaylamıştır. Buna g&ouml;re; başbakan Adnan Menderes, maliye bakanı Hasan Polatkan ve dışişleri bakanı Fatin R&uuml;şt&uuml; Zorlu idam edilmiştir. Celal Bayar&rsquo;ın idam cezası ise yaşlılık dolayısıyla affedilmiştir. <br />
Milli Birlik Komitesi, ordu ve &uuml;niversite de yenilikler yapmaya karar vererek, ilk &ouml;nce ordudan beş bin subayı, ardından da &uuml;niversitelerden 147 &ouml;ğretim &uuml;yesini emekli etmiştir. &Uuml;niversitelere yapılan bu m&uuml;dahale, akademik personel tarafından protesto edilmiştir.Bunun &uuml;zerine askeri liderler bu kararı geri almak i&ccedil;in hemen g&ouml;r&uuml;şmelere başlamışlar ve 1962&rsquo;de &ouml;ğretim &uuml;yelerine k&uuml;rs&uuml;lerini tekrar iade etmişlerdir. Emekli edilen subayların (EMİNSU) aynı uygulamanın kendilerine de yapılması i&ccedil;in yaptıkları girişimler ise sonu&ccedil;suz kalmıştır. <br />
Milli Birlik Komitesinde bulunan farklı gruplar arasındaki uyumsuzluk gittik&ccedil;e artmış, bu nedenle Ekim 1960&rsquo;da bu komitenin 14 &uuml;yesi g&ouml;revden uzaklaştırılmıştır. Gerek&ccedil;e ise;&uuml;lk&uuml; ve k&uuml;lt&uuml;r birliği &ccedil;er&ccedil;evesinde &uuml;lkeyi faşist y&ouml;ntemlerle idare etmek istemeleri ve se&ccedil;imleri geciktirerek, demokrasi y&ouml;netiminin gelmesini engellemeleridir.Bu grup arasında başbakanlık m&uuml;steşarı Alpaslan T&uuml;rkeş&rsquo;te bulunmaktadır. Bu arada İsmet İn&ouml;n&uuml; se&ccedil;imlerin bir an &ouml;nce yapılması i&ccedil;in ısrarlarını s&uuml;rd&uuml;rmektedir. .Bunun nedeni ise, hem MBK&rsquo;sinin y&ouml;netimi bırakıp bırakmayacağına dair kuşkusu, hem de bu arada kurulan yeni siyasal partilerin, eski demokratların oylarını toplama &ccedil;abası i&ccedil;inde olmalarıdır.Ancak, MBK&rsquo;nin hala sivil devlet adamlarına karşı g&uuml;veni oluşmamıştır. <br />
MBK, artık yeni anayasanın oluşturulmasına karar vermiş ve yeni anayasayı oluşturacak olan Kurucu Meclis 6 Ocak 1961&rsquo;de g&ouml;revine başlamıştır. Bu meclis, MBK &uuml;yeleri ile siyasal partilerden, &ccedil;eşitli meslek &ouml;rg&uuml;tlerinden, &uuml;niversitelerden, sendikalardan,ve yargı&ccedil;lardan oluşan &ldquo;Temsilciler Meclisi&rdquo;nden oluşmaktadır. Kurucu Meclise bağlı 20 kişilik bir anayasa komitesi, Prof.Dr. Enver Ziya Karal ve Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu&rsquo;nun başkanlığında &ccedil;alışmalarını tamamlamışlar ve hazırladıkları anayasa taslağı, 9 Temmuz 1961&rsquo;de halk oylamasına sunularak kabul edilmiştir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/ataturk-sonrasi-turkiye/yeni-siyasetler/27-mayis-1960-hareketi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
