<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnkılap Tarihi &#187; Türk Devrimi</title>
	<atom:link href="http://www.inkilap.info/category/ataturk-donemi/turk-devrimi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.inkilap.info</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 Oct 2011 09:25:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>MONARŞİ’DEN CUMHURİYET’E</title>
		<link>http://www.inkilap.info/monarsi%e2%80%99den-cumhuriyet%e2%80%99e</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/monarsi%e2%80%99den-cumhuriyet%e2%80%99e#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2007 17:51:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Devrimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=98</guid>
		<description><![CDATA[T&#252;rkiye Cumhuriyeti&#8217;nin Demokratik Niteliği Demokrasi toplum i&#231;inde farklı d&#252;ş&#252;ncelerin temsil edilebildiği, y&#246;neticilerin bu farklı d&#252;ş&#252;nce akımları arasında &#246;zg&#252;rce se&#231;ilebildiği ve se&#231;ilenlerin de yine belli koşullarda &#246;zg&#252;rce denetlenebildiği bir rejimdir. Demokraside y&#246;netilenlerin temel hak ve &#246;zg&#252;rl&#252;kleri geniş &#246;l&#231;&#252;de tanınır ve garanti altına alınır. Y&#246;netenlerin ayrıcalıkları sınırlandırılır, eylem ve işlemleri denetime tabii kılınır.Demokratik rejimlerde devlet ve b&#252;t&#252;n [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/monarsi%e2%80%99den-cumhuriyet%e2%80%99e">MONARŞİ’DEN CUMHURİYET’E</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p><font color="#ff0000"><strong>T&uuml;rkiye Cumhuriyeti&rsquo;nin Demokratik Niteliği</strong></font></p>
<p>Demokrasi toplum i&ccedil;inde farklı d&uuml;ş&uuml;ncelerin temsil edilebildiği, y&ouml;neticilerin bu farklı d&uuml;ş&uuml;nce akımları arasında &ouml;zg&uuml;rce se&ccedil;ilebildiği ve se&ccedil;ilenlerin de yine belli koşullarda &ouml;zg&uuml;rce denetlenebildiği bir rejimdir.</p>
<p>Demokraside y&ouml;netilenlerin temel hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kleri geniş &ouml;l&ccedil;&uuml;de tanınır ve garanti altına alınır. Y&ouml;netenlerin ayrıcalıkları sınırlandırılır, eylem ve işlemleri denetime tabii kılınır.Demokratik rejimlerde devlet ve b&uuml;t&uuml;n kurumlar birlikte demokratik nitelikler taşırlar.</p>
<p>Meclis&rsquo;in a&ccedil;ılması ile birlikte yeni bir kavram olarak ortaya &ccedil;ıkan egemenliğin kayıtsız şartsız ulusta olduğu ilkesi doğrultusunda Atat&uuml;rk, devletin merkezindeki otoriteyi anayasal kurumlarla paylaşarak &uuml;lkeyi demokratik cumhuriyet rejimine kavuşturmak i&ccedil;in &ccedil;aba sarf etmiştir.</p>
<p>Ulusal Bağımsızlık Savaşı&rsquo;nın başarı ile sona ermesi, ulusal egemenlik ve ulusal bağımsızlık ilkelerinin ger&ccedil;ekleşmesine imkan vermiş ve b&ouml;ylece Cumhuriyet yeni T&uuml;rk Devletinin siyasal rejimi olarak hukuki değerinin ifadesi olmuştur. Modern T&uuml;rkiye, demokrasi esasına dayanan, demokratik rejimin belirli niteliklerini taşıyan Cumhuriyet&ccedil;i bir devlettir.</p>
<p>&Ccedil;ağdaşlaşmayı ama&ccedil; edinen Atat&uuml;rk, bu amacına ulaşabilmek i&ccedil;in demokrasi kavramından ve prensiplerinden hareket ederek, &ccedil;ağdaş bir y&ouml;netim sistemi olan demokrasiyi getirmek i&ccedil;in devrimler ger&ccedil;ekleştirmiştir. </p>
<p>23 Nisan 1920&rsquo;de TBMM&rsquo;nin a&ccedil;ılması, Saltanatın kaldırılması, Cumhuriyetin ilanı, kadınlara se&ccedil;me se&ccedil;ilme hakkının verilmesi, &ccedil;ok partili rejim denemeleri, eşitliği sağlamaya y&ouml;nelik toplumsal devrimlerin ger&ccedil;ekleştirilmesi, asker-sivil otorite ayrılığı ve sivil otoritenin &uuml;st&uuml;nl&uuml;ğ&uuml; demokratik rejimin temel kurumlarının kurulduğunu, geliştiğini g&ouml;stermektedir. T&uuml;m bunlarla T&uuml;rkiye Cumhuriyeti batılı anlamda bir sosyal hukuk devletine, demokratik cumhuriyet rejimine y&ouml;nelmiştir.</p>
<p>Atat&uuml;rk, batılı ve &ccedil;ağdaş bir demokrasi oluşturabilmek i&ccedil;in b&uuml;y&uuml;k atılımları başarıyla ger&ccedil;ekleştirmiştir. Bu demokrasinin ger&ccedil;ek anlamda başarıya ulaşabilmesi &uuml;lkeye ve topluma n&uuml;fuz edebilmesi i&ccedil;in ulus&ccedil;uluk, ulusal egemenlik, ulusal bağımsızlık, batılılaşma ve laiklik kavramlarından yararlanmıştır.</p>
<p><span id="more-99"></span><br />
<font color="#ff0000"><strong>Bir Ama&ccedil; Olarak Demokrasi</strong></font></p>
<p>
Atat&uuml;rk D&ouml;nemi&rsquo;ndeki siyasal rejimi değerlendirebilmek i&ccedil;in vesayet&ccedil;i demokrasi kavramı kullanılmıştır. Vesayet&ccedil;i demokrasi, demokratik devletin bi&ccedil;imsel normlarının benimsendiği; elitlerin devletlerini demokratlaştırma amacını g&uuml;tt&uuml;kleri, ancak belki bunun gerekleri konusunda pek a&ccedil;ık olmadıkları rejimlerdir.</p>
<p>Vesayet kavramının i&ccedil;eriğine bakıldığında bazı tek parti rejimleri, ge&ccedil;ici olduklarını ve demokratik ve uygarca bir d&uuml;zene varmak i&ccedil;in k&ouml;pr&uuml; olduklarını ilan ederler, b&ouml;yle bir tek parti bir &ccedil;eşit vesayet rejimi kurar. Bu sistemlerde, başka partiler ve belli &ouml;zg&uuml;rl&uuml;kler, Anayasa&rsquo;da kurulmalarına ve kullanılmalarına bir hukuki engel bulunmadığı halde kurulmazlar ve kullanılmazlar.Daha doğrusu kurdurulmazlar ve kullandırılmazlar. </p>
<p>B&ouml;yle bir rejimi totaliter olarak sınıflamak ta m&uuml;mk&uuml;n değildir. &Uuml;stelik b&ouml;yle bir rejimi y&uuml;r&uuml;tenler demokratik bir sistemin hazırlayıcısı olduğu i&ccedil;in, kendi sonunu kendisi hazırlamaktadır. Vesayet&ccedil;i ideoloji, kısmi bir toplumsal d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m hedefiyle ara&ccedil;sal bir işlevi birleştiren bir ideolojidir.</p>
<p>&Uuml;nl&uuml; hukuk&ccedil;u ve tarih&ccedil;imiz Ergun &Ouml;zbudun&rsquo;a g&ouml;re Atat&uuml;rk&ccedil;&uuml;l&uuml;k ya da Kemalizm, T&uuml;rk toplumunun b&uuml;t&uuml;nc&uuml;l değil, kısmi bir d&ouml;n&uuml;ş&uuml;m&uuml;ne y&ouml;nelmiştir. Kemalizm, T&uuml;rkiye&rsquo;yi modern, g&uuml;&ccedil;l&uuml;, tam bağımsız bir ulus-devlet haline getirerek &ccedil;ağdaş uygarlık d&uuml;zeyine &ccedil;ıkarmayı ama&ccedil;lamıştır. Totaliter ideolojilerin yaptığı gibi, t&uuml;m&uuml;yle yeni bir toplum veya yeni bir insan tipi yaratmayı d&uuml;şlememiştir. Kemalizm, eylemin yakından i&ccedil;inde olması anlamında ara&ccedil;saldır; bir&ccedil;ok Kemalist ilke, eylem i&ccedil;inde ve somut gereksinimlere ve durumlara bir yanıt olarak gelişmiştir.<br />
Bu anlayış sayesinde geleneksellikten modernliğe ge&ccedil;işte ilerici bir anlayışın varlığı, toplumu ilerleme yoluna sokan iyileştirici bir ideolojidir. Kemalizm, totaliter ideolojilerde olduğu gibi bir &uuml;topya peşinde değil, potansiyel olarak liberal-demokratik bir rejime d&ouml;n&uuml;şmeye a&ccedil;ık, Batıcı bir zihniyet niteliğindedir. Vesayet&ccedil;i demokrasi bunun ger&ccedil;ekleşmesine yardımcı olmuştur. Bu yaklaşım i&ccedil;in verilebilecek en iyi &ouml;rnek ise Serbest Fırka deneyidir.</p>
<p><font color="#ff0000"><strong>Bir Demokratikleşme Deneyimi Olarak Serbest Fırka</strong></font></p>
<p>Serbest Cumhuriyet Fırkası (SCF), T&uuml;rk Demokrasi yaşamında &ccedil;ok &ouml;nemli bir &ouml;rneği oluşturmaktadır. &Ccedil;ok partili demokratik d&uuml;zene ge&ccedil;ilebilmesi i&ccedil;in Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n isteği, desteği ile kurulmuş kısa &ouml;m&uuml;rl&uuml; bir siyasal partidir. Partinin kuruluş nedenlerini daha iyi a&ccedil;ıklayabilmek i&ccedil;in Terakkiperver Cumhuriyet Partisi&rsquo;nin kapatılmasından 1930&rsquo;a kadar ge&ccedil;en s&uuml;redeki gelişmeleri a&ccedil;ıklamak gerekmektedir.</p>
<p>Takrir-i S&uuml;kun Kanunu d&ouml;nemi boyunca (4 Mart 1925-1929) T&uuml;rkiye&rsquo;nin &ccedil;ağdaşlaşmasına y&ouml;nelik &ouml;nemli adımlar atılmış, hukuk devrimi,toplumsal devrimler, yazı devrimi ve laikleşme yolunda &ouml;nemli devrimler ger&ccedil;ekleştirilmiştir. </p>
<p>Ne var ki t&uuml;m alınan &ouml;nlemlere rağmen halkın ekonomik sorunlarına tam anlamıyla bir &ccedil;&ouml;z&uuml;m bulunamamış, 1929 D&uuml;nya Ekonomik Bunalımı&rsquo;nın olumsuz etkilerinin giderek artması, tarımsal &uuml;retimin az olması, halkın hoşnutsuzluğuna neden olmuştu.Toplumda. basında ve TBMM&rsquo;nde giderek yaygınlaşmaya y&uuml;z tutan hoşnutsuzlukların ayrımında olan Atat&uuml;rk &ccedil;&ouml;z&uuml;m&uuml;n &ccedil;ok partili siyasal hayata ge&ccedil;mekle bulunabileceği kanısına varmıştır. Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n SCF ile ulaşmak istediği ama&ccedil;ları ş&ouml;yle sıralanabilir:</p>
<p>-Cumhuriyet rejiminin &ccedil;ok partili siyasal yaşamı gerektirmesi; &ouml;zg&uuml;r tartışma, kişi hak ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerinin ger&ccedil;ekleşebilmesi &ccedil;ok partili siyasal yaşamı gerektirmektedir. Bu parti ile Atat&uuml;rk demokrasinin yerleşmesini ve k&ouml;kleşmesini sağlamak istemiştir.</p>
<p>-Serbest Cumhuriyet Partisi &uuml;lkede demokrasinin temeli olan denetim eksikliğini de giderecekti. &Uuml;lkede y&uuml;r&uuml;rl&uuml;kte olan tek partili rejimde h&uuml;k&uuml;met eleştirilmemekte, dolayısıyla denetlenememekte bulunduğundan Meclis&rsquo;te ikinci bir partinin bulunması durumunda bu sakınca giderilecek, demokrasiye uygun daha sağlıklı bir y&ouml;netim bi&ccedil;imi ger&ccedil;ekleşmiş olacaktı.Bu durum CHP i&ccedil;in de ge&ccedil;erli olacak, iktidar alternatifi olarak ikinci bir partinin kurulması CHP&rsquo;nin denetlenmesini ve kendisine &ccedil;eki d&uuml;zen vermesini sağlayacaktı. Atat&uuml;rk, bu denetimsizliği gidermek istemiştir.</p>
<p>- SCF ile toplumdaki eğilimlerin anlaşılabilecek ve y&ouml;nlendirilebilecek olması. Atat&uuml;rk, bu parti ile toplumun rejim ve devrimler karşısındaki tepkisinin a&ccedil;ığa &ccedil;ıkacağını, toplumda suskunluğa son verileceğini, cumhuriyetin toplumda ne derece k&ouml;k saldığının &ouml;ğrenilmesi, ayrıca sezinlenmekte olan hoşnutsuzluğun dile getirilmesi sonucunda buna yol a&ccedil;an sorunlar anlaşılacak ve &ccedil;&ouml;z&uuml;mler aranabilecekti. B&ouml;ylelikle toplum daha iyi y&ouml;ne y&ouml;nlendirilebilecekti.</p>
<p>T&uuml;m bunlarla bağlantılı olarak Atat&uuml;rk, y&ouml;netim değişikliğini ama&ccedil; edinir. Bu y&ouml;netim değişikliğiyle aynı zamanda &ccedil;ok partili d&uuml;zene ge&ccedil;ilebilecekti. İktidar se&ccedil;eneği olarak d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml; SCF&rsquo;ni, kendisine ve rejime i&ccedil;tenlikle bağlı, en g&uuml;vendiği yakınlarına kurdurtacaktı. &Uuml;stelik, hem işi yapaylıktan kurtarmak i&ccedil;in hem de bunlar iktidara <br />
gelecek olursa&nbsp; daha değişik siyasa uygulayabilsinler diye bu yakınlarını İsmet Paşa&rsquo;dan ayrı g&ouml;r&uuml;ş ve d&uuml;ş&uuml;ncede olanlardan se&ccedil;ecektir. SCF&rsquo;nin ciddi bir muhalefet partisi olmasında ve kendisini iktidar se&ccedil;eneği olarak g&ouml;rmesinde Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n bu dikkat ve &ouml;zeninin etkisi b&uuml;y&uuml;kt&uuml;r.</p>
<p>Atat&uuml;rk, partiyi kurma g&ouml;revini eski başbakanlardan, en yakın arkadaşı Paris&rsquo;teki b&uuml;y&uuml;kel&ccedil;ilik g&ouml;revinden yurda d&ouml;nen Ali Fethi Okyar&rsquo;a vermiştir. Fethi Bey ile uzun g&ouml;r&uuml;şmeler yaparak partiye her t&uuml;rl&uuml; yardımı yapacağını vaat etmişti.</p>
<p>Parti Fethi Bey&rsquo;in liderliğinde 12 Ağustos 1930&rsquo;da Cumhuriyet ve Laiklik esaslarına bağlı olarak kuruldu. CHP&rsquo;den 15 milletvekili bu partiye katıldı.Genel Başkanlığı Ali Fethi Okyar, Genel Sekreterliği ise Nuri Conker &uuml;stlendi. Kurucular arasında Tahsin Uzer, Mehmet Emin Yurdakul, S&uuml;reyya İlmen, Ağaoğlu Ahmet Bey, Nakiyettin Y&uuml;cek&ouml;k olmak &uuml;zere CHP&rsquo;nin sol cenahında, liberal, laik Cumhuriyet&ccedil;i bir parti olarak kuruldu. Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n kızkardeşi Makbule Atadan&rsquo;da partiye &uuml;ye oldu.</p>
<p>Parti &Uuml;yelerinin Genel Yapısına bakıldığında temelde CHP&rsquo;li olan ancak İsmet Paşa&rsquo;nın siyasetine karşı olanlar, Burjuvazi ve yerel eşraf i&ccedil;inde CHP&rsquo;nin kararlarına karşı olan ve bu kararlardan &ccedil;ıkarları zedelenenler, Cumhuriyet ve laikliğe karşı olanlar ve demokratik &ouml;zlemlerle daha sivil bir toplumun oluşumunu &ouml;zleyen aydınlar bulunduğu g&ouml;r&uuml;lmektedir.<br />
Fırkanın 11 maddeden oluşan ve Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;nde katkıda bulunduğu bu programa g&ouml;re; parti, Cumhuriyet&ccedil;ilik, Milliyet&ccedil;ilik ve Laiklik esaslarına bağlıydı. Ayrıca insan haklarının ve &ouml;zg&uuml;rl&uuml;klerinin herkese eşit uygulanmasını ve korunmasını, vergi adaletini, devlet harcamalarında tasarruf politikasını, liman inhisarlarının kaldırılmasını, k&ouml;yl&uuml;n&uuml;n ve &ccedil;ift&ccedil;inin d&uuml;ş&uuml;k faizle kredi alabilmesini, sanayinin geliştirilmesini, b&uuml;rokrasinin azaltılmasını, yabancı sermayenin benimsenmesini, barış&ccedil;ı bir dış politika izlenmesini, tek dereceli se&ccedil;im sisteminin kabul&uuml;n&uuml; ve kadınlara siyasal hakların verilmesini savunuyordu.. &Ouml;zellikle son madde siyasal hakların tanınmasını &ouml;ng&ouml;ren madde bizzat Atat&uuml;rk tarafından eklenmişti.</p>
<p>SCF, hızla &ouml;rg&uuml;tlenmesini tamamlamış, partiyi &lsquo;Yarın&rsquo;ve &lsquo;Son Posta&rsquo;gazeteleri desteklemiştir.Parti &ouml;zellikle Batı Anadolu&rsquo;da daha fazla ilgi g&ouml;rm&uuml;ş, ticaret burjuvazisi partiyi desteklemiştir. CHP&rsquo;nin &ouml;zellikle demiryolu ve tekel politikasını eleştirmiş olan parti CHP&rsquo;den tamamen ayrı bir ekonomi politikasını benimsemişti.</p>
<p>SCF, hızla &ouml;rg&uuml;tlenirken, yapılacak olan belediye se&ccedil;imlerine girmeye karar vermişti. Partinin taban bulduğu İzmir&rsquo;e bir gezi d&uuml;zenleyen Fethi Okyar, 4 Eyl&uuml;l 1930 da İzmir&rsquo;de b&uuml;y&uuml;k bir coşku ile karşılandı. İzmir Valisi Kazım Dirik, Fethi Okyar&rsquo;ı karşılamadığı gibi, yapmak istedikleri mitingden vazge&ccedil;mesini istemişti. Okyar durumu bir telgrafla Atat&uuml;rk&rsquo;e bildirmiş, Atat&uuml;rk hemen kendisine yanıt vererek; &ldquo;Anlıyorum ki sana nutkunu s&ouml;yletmek istemiyorlar. Fakat sen ne olursa olsun nutkunu s&ouml;yleyeceksin ve karşılaşacağın engeli hemen bana bildireceksin, Asayişin sağlanması i&ccedil;in Başbakan, İ&ccedil;işleri Bakanı, İzmir Valisi gereken &ouml;nlemleri almakla y&uuml;k&uuml;ml&uuml;d&uuml;rler&rdquo; demişti.<br />
Ancak bu g&uuml;venceye rağmen iki partinin yandaşları arasında &ccedil;atışma yaşanmış, CHP binası taşlanmış, Anadolu gazetesinin matbaası kuşatılmış &ccedil;ıkan olaylarda &ouml;len ve yaralananlar olmuştur. Miting b&uuml;y&uuml;k bir katılımla 7 Eyl&uuml;l 1930 da Alsancak Stadyumu&rsquo;nda ger&ccedil;ekleştirilmiştir.<br />
İzmir olayları CHP ve h&uuml;k&uuml;meti şaşırttığı gibi kızgınlık da yaratmış, 25 Eyl&uuml;l 1930&rsquo;da Başbakan İsmet İn&ouml;n&uuml; istifasını vermiş, Cumhurbaşkanı Atat&uuml;rk h&uuml;k&uuml;meti kurma g&ouml;revini yine İn&ouml;n&uuml;&rsquo;ye verince 30 Eyl&uuml;l 1930&rsquo;da beşinci İn&ouml;n&uuml; h&uuml;k&uuml;meti g&uuml;venoyu alarak g&ouml;revine başlamıştır.</p>
<p>Bu sırada belediye se&ccedil;imleri tek dereceli olarak yapılmaya başlanmış, oy verme s&uuml;resi 10 g&uuml;n olarak belirlenen bu se&ccedil;imlerde SCF Samsun belediye başkanlığı dahil 502 belediye başkanlığından 31&rsquo;inde se&ccedil;imi kazanmıştır. Bu se&ccedil;imlerden sonra iktidar ile muhalefet arasındaki ilişkiler beklendiğinden daha da sert ge&ccedil;meye başladı. Atat&uuml;rk iki partinin Cumhuriyet&ccedil;ilik, Laiklik ve Halk&ccedil;ılık ilkelerinde ortak ulusal bir blok oluşturmasını teklif etti ise de bu &ouml;neriyi CHP&rsquo;nin Merkez Y&ouml;netim Kurulu kabul etmedi. Fethi Okyar&rsquo;ın yerel se&ccedil;imlerde yolsuzluk ve baskı yapıldığına dair verdiği gensoru &ouml;nergesi ile ilişkiler daha da gerginleşti. Partinin devrime karşı olanların barınağı haline gelmeye başlamasıyla Atat&uuml;rk, cumhurbaşkanlığını bırakıp CHP&rsquo;nin başına ge&ccedil;meyi d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;ğ&uuml;n&uuml; a&ccedil;ıkladı. Fethi Bey ile g&ouml;r&uuml;şerek &ldquo;sen fırkanın, ben fırkamın başında olacağız&rdquo; şeklinde bir teklifte bulundu. Fethi Bey bu teklife ş&ouml;yle bir cevap verdi; &ldquo;Buna imkan yok, sizinle karşı karşıya gelmeyiz ve gelmeyeceğiz.Bu sebep ne olursa olsun, ben bunu kabul edemem, fırkayı fesh ederiz.&rdquo;</p>
<p>Gelişen bu olaylar karşısında Parti Merkez Y&ouml;netim Kurulu, partinin kapatılmasını uygun g&ouml;rm&uuml;ş, partinin dağıtılmasına karar verilmiş, gerek&ccedil;esi de ş&ouml;yle a&ccedil;ıklanmıştır; &ldquo;&hellip;Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n desteği ve girişimi ile kurulan SCF&rsquo;nin son gelişmeler y&uuml;z&uuml;nden Atat&uuml;rk&rsquo;le karşı karşıya kalınacağının anlaşılması y&uuml;z&uuml;nden&hellip;&rdquo; Neticede 17 Kasım 1930 tarihinde SCF kurucusu tarafından kapatılmıştır. CHP yeniden tek parti olarak varlığını s&uuml;rd&uuml;rm&uuml;şt&uuml;r.</p>
<p>Serbest Cumhuriyet Partisi denemesinden, iktidarın &ccedil;ıkardığı en &ouml;nemli sonu&ccedil;; CHP&rsquo;nin yeteri kadar halka inemediği ve onlarla b&uuml;t&uuml;nleşemediğidir. G&uuml;d&uuml;ml&uuml; de olsa potansiyel muhalefetin k&ouml;klendiği ve etkisini arttırdığı bir toplumda kurulacak siyasal &ouml;rg&uuml;t&uuml;n kontrol&uuml; m&uuml;mk&uuml;n değildi. Atat&uuml;rk SCF&rsquo;nin kapanmasından sonra uzun s&uuml;ren bir yurt gezisine &ccedil;ıkmış ve halkın i&ccedil;inde bulunduğu sıkıntıların nedenini bizzat anlamak istemiştir. Buna paralel halkın durumunu iyileştirecek bir takım &ouml;nlemler alınmış ve Devlet&ccedil;ilik uygulamaya konulmuştur. SCF&rsquo;nin &ccedil;ok erken ve &ccedil;abucak iktidar olma hırsı, SCF&rsquo;nin aceleci davranması, CHP&rsquo;nin &ouml;zellikle İzmir olaylarından sonra iktidarı kaybetmemek i&ccedil;in normal bir parti m&uuml;cadelesini bir tarafa bırakıp, devlet &ouml;rg&uuml;t&uuml;n&uuml; partileri yararına kullanmak istemişti.</p>
<p>Bu deneyim şu noktaları da a&ccedil;ık&ccedil;a ortaya &ccedil;ıkarmıştır.</p>
<p>Liberal ekonomiyi savunan bir partinin yoksul yığınlardan g&ouml;rd&uuml;ğ&uuml; desteğin temel nedeni demokratikleşme, daha sivil bir topluma erişme &ouml;zlemidir.<br />
Toplum ger&ccedil;ek&ccedil;i bir tutumla ekonomik sorunlar &uuml;zerinde durmuştur.</p>
<p>Bu deneyim ekonomik g&uuml;c&uuml; elinde tutan katmanlara bir noktayı a&ccedil;ık&ccedil;a g&ouml;stermiştir &ldquo;Sınıf bilincine sahip olmayan yığınları, kendi peşinden s&uuml;r&uuml;klemek belli koşullar altında m&uuml;mk&uuml;nd&uuml;r.&rdquo; (DP&rsquo;nin kurulması ve 1950&rsquo;de iktidarı ele ge&ccedil;irmesi gibi)<br />
İkinci muhalefet denemesinin de amacına ulaşmaması, Atat&uuml;rk&rsquo;&uuml;n yeni bir form&uuml;l aramasına neden oldu. 1935 yılında yapılacak genel se&ccedil;imlerde bağımsız adayların da TBMM&rsquo;ne girebilmeleri i&ccedil;in hazırlıklar başladı. V. Meclis&rsquo;e 105 yeni &uuml;ye girmiş, Meclisin % 28.5&rsquo;i yenilenmiş, 18 kadın milletvekili yeni mecliste &uuml;ye olmuştu.9&rsquo;u ilk kez se&ccedil;ilen olmak &uuml;zere 12 bağımsız milletvekili meclise girmiş, 4&rsquo;&uuml; gayrim&uuml;slim T&uuml;rk vatandaşlarından se&ccedil;ilmişti.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/gecikmis-ve-tamamlanmamis-bir-uygulama-toprak-reformu" rel="bookmark" class="crp_title">Gecikmiş ve Tamamlanmamış Bir Uygulama: Toprak Reformu</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/ismet-inonu%e2%80%99nun-cumhurbaskani-secilmesi" rel="bookmark" class="crp_title">İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı Seçilmesi</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/kilikyalilar-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">KİLİKYALILAR CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/trabzon-ve-havalisi-adem-i-merkeziyet-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">TRABZON VE HAVALİSİ ADEM-İ MERKEZİYET CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/trabzon-muhafaza-i-hukuk-i-milliye-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">TRABZON MUHAFAZA-İ HUKUK-I MİLLİYE CEMİYETİ</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/monarsi%e2%80%99den-cumhuriyet%e2%80%99e">MONARŞİ’DEN CUMHURİYET’E</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/monarsi%e2%80%99den-cumhuriyet%e2%80%99e/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın Kurulması ve Şeyh Sait İsyanı</title>
		<link>http://www.inkilap.info/terakkiperver-cumhuriyet-firkasi%e2%80%99nin-kurulmasi-ve-seyh-sait-isyani</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/terakkiperver-cumhuriyet-firkasi%e2%80%99nin-kurulmasi-ve-seyh-sait-isyani#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2007 17:44:09 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Devrimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=97</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, T&#252;rk toplumunu &#231;ağdaşlaştırma y&#246;n&#252;nde s&#252;rekli bir devrim hareketi başlatmaları ve bunda da başarı kazanmaları, bazı &#231;evrelerde panik yaratmıştır. Baştan beri varolan d&#252;ş&#252;nce ayrılıkları iyice belirginleşmeye başlamıştır. Bilindiği gibi ulusal bağımsızlık savaşı sırasında hem Mustafa Kemal ile birlikte savaşan komutanlar arasında hem de milletvekilleri arasında hala saltanat ve İstanbul h&#252;k&#252;metinin savunucuları bulunmaktaydı. [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/terakkiperver-cumhuriyet-firkasi%e2%80%99nin-kurulmasi-ve-seyh-sait-isyani">Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın Kurulması ve Şeyh Sait İsyanı</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, T&uuml;rk toplumunu &ccedil;ağdaşlaştırma y&ouml;n&uuml;nde s&uuml;rekli bir devrim hareketi başlatmaları ve bunda da başarı kazanmaları, bazı &ccedil;evrelerde panik yaratmıştır. Baştan beri varolan d&uuml;ş&uuml;nce ayrılıkları iyice belirginleşmeye başlamıştır. Bilindiği gibi ulusal bağımsızlık savaşı sırasında hem Mustafa Kemal ile birlikte savaşan komutanlar arasında hem de milletvekilleri arasında hala saltanat ve İstanbul h&uuml;k&uuml;metinin savunucuları bulunmaktaydı.</p>
<p>Siyasal devrimlere karşı Mustafa Kemal&rsquo;in yakın arkadaşlarının bakışı olumsuzdu. Mustafa Kemal Nutuk&rsquo;ta bu muhalefeti ş&ouml;yle değerlendiriyordu:</p>
<p>&ldquo;Burada, zihinlerde yer etmiş olması ihtimali bulunan bazı kararsızlık d&uuml;ğ&uuml;mlerinin &ccedil;&ouml;z&uuml;lmesini kolaylaştırmak i&ccedil;in, bir ger&ccedil;eği hep birlikte g&ouml;zden ge&ccedil;irmeliyiz. Yapılan Mill&icirc; M&uuml;cadele dıştan gelen saldırıya karşı vatanın kurtuluşunu tek hedef olarak kabul ettiğine g&ouml;re, bu Mill&icirc; M&uuml;cadele&rsquo;nin, başarıya yaklaştık&ccedil;a, safha safha bug&uuml;nk&uuml; d&ouml;neme kadar mill&icirc; irade rejiminin b&uuml;t&uuml;n ilke ve gereklerini yerine getirmesi tabi&icirc; ve ka&ccedil;ınılmaz bir tarih&icirc; akış idi. Bu ka&ccedil;ınılmaz tarih&icirc; akışı gelenekten gelen alışkanlığı ile hemen sezmiş olan h&uuml;k&uuml;mdar ailesi, ilk andan başlayarak Milli M&uuml;cadele&rsquo;nin amansız d&uuml;şmanı kesildi. Bu ka&ccedil;ınılmaz tarih&icirc; akışı daha başlangı&ccedil;ta ben de g&ouml;rm&uuml;ş ve sezmiştim. Ancak, sonuna kadar devam etmiş olan bu sezgimizi başlangı&ccedil;ta b&uuml;t&uuml;n y&ouml;nleri ile a&ccedil;ığa vurup ifade etmedik. Gelecekteki ihtimaller &uuml;zerinde fazla konuşmak, giriştiğimiz ger&ccedil;ek ve madd&icirc; m&uuml;cadeleye hayal&icirc; bir macera niteliği verdirebilirdi. Dış tehlikenin yakın etkilerini derinden duyanlar arasında, geleneklerine, d&uuml;ş&uuml;nce kabiliyetlerine ve ruh yapılarına aykırı olan muhtemel değişmelerden &uuml;rkeceklerin ilk anda direnme g&uuml;&ccedil;lerini harekete ge&ccedil;irebilirdi. Başarı i&ccedil;in pratik ve g&uuml;venilir yol, her safhayı vakti geldik&ccedil;e uygulamaktı. Milletin gelişmesini ve y&uuml;kselmesini sağlayacak doğru yol buydu. Ben de bu yolda y&uuml;r&uuml;d&uuml;m. </p>
<p>Ancak, bu pratik ve g&uuml;venilir başarı yolu, yakın &ccedil;alışma arkadaşlarım olarak tanınmış kimselerden bazıları ile aramızda zaman zaman g&ouml;r&uuml;şler, davranışlar veya yapılan &ccedil;alışmalardaki uygulamalar bakımından temel veya ikinci derecede birtakım anlaşmazlıkların, kırgınlıkların ve hatt&acirc; ayrılmaların da sebebi ve a&ccedil;ıklayıcısı olmuştur. Mill&icirc; M&uuml;cadele&rsquo;ye beraber başlayan yolculardan bazıları, mill&icirc; hayatın bug&uuml;nk&uuml; cumhuriyete ve cumhuriyet kanunlarına kadar uzanan gelişmelerinde, kendi fikir ve ruh kabiliyetlerinin kavrayış sınırı bittik&ccedil;e bana karşı direnişe ve muhalefete ge&ccedil;mişlerdir&#8230;&rdquo;.</p>
<p>Yine Halifeliğin kaldırılmasına, Mustafa Kemal Paşa&rsquo;nın yakın arkadaşlarından Rauf Bey, Adnan Bey (Adıvar), Refet Bey, Ali Fuat Paşa, Kazım Karabekir ve Cafer Tayyar Paşa&rsquo;lar olumsuz tepki g&ouml;stermişlerdi. &Ouml;zellikle 1924 Anayasası&rsquo;nın g&ouml;r&uuml;ş&uuml;ld&uuml;ğ&uuml; g&uuml;nlerde Meclis i&ccedil;indeki kaynaşmalar ve muhalefet, kendini iyice hissettirmişti. Buradaki tartışmaların odak noktasını da Cumhurbaşkanının yetkileri konusu oluşturmuştur. </p>
<p>Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası&rsquo;nın kurulmasına yol a&ccedil;an son olay, 20 Ekim 1924 tarihinde Menteşe milletvekili Esat Efendi&rsquo;nin M&uuml;badele İmar ve İskan Vekili Refet Bey&rsquo;e y&ouml;nelttiği soru &ouml;nergesi ve beraberindeki gelişmeler olmuştur. 26 Ekim 1924&rsquo;de de K&acirc;zım Karabekir Paşa<a href="http://www.inkilap.info">,</a> &ldquo;ordunun geliştirilmesi i&ccedil;in verdiği raporların g&ouml;z &ouml;n&uuml;ne alınmadığını&rdquo; ileri s&uuml;rerek milletvekilliği g&ouml;revine d&ouml;neceğini bildirerek ordu m&uuml;fettişliğinden istifa etmiştir. Onu 30 Ekim 1924 tarihli istifasıyla Ali Fuat Paşa izlemiştir. 8 kasım 1924&rsquo;de h&uuml;k&uuml;met i&ccedil;in yapılan g&uuml;ven oylamasında, H&uuml;k&uuml;met 19 g&uuml;vensizlik oyuna karşılık 148 oyla g&uuml;venoyu almış ve 41 milletvekili de oylamaya katılmamıştır. Bu olaylar &uuml;zerine H&uuml;k&uuml;mete g&uuml;vensizlik oyu verenlerin Halk Fırkasında kalamayacağı s&ouml;yleniliyor ve yeni bir partinin kurulmasına kesin g&ouml;z&uuml;yle bakılıyordu. Bu gelişmeler sonunda Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası 17 Kasım 1924 g&uuml;n&uuml; resmen kurulmuştur. </p>
<p>Yeni parti, Meclisin ikinci d&ouml;neminde Cumhuriyet Halk Fırkası&rsquo;ndan ayrılan milletvekillerinin katılması ile Meclis i&ccedil;inde kuruldu. Fırka&rsquo;nın başkanı General Kazım Karabekir, İkinci Başkanı H.Rauf Orbay ve genel sekreteri de Ali Fuat Cebesoy&rsquo;du. <br />
Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası&rsquo;nın programı şu temel ilkeler bulunuyordu: Partinin sistemi liberalizm ve halkın hakimiyetidir. Genel olarak h&uuml;rriyetlere taraftardır, dinsel d&uuml;ş&uuml;nce ve inan&ccedil;lara saygılıdır. Y&ouml;netim sistemi&nbsp; a&ccedil;ısından yerinden y&ouml;netimin ger&ccedil;ekleşmesine &ccedil;alışacaktır. Cumhurbaşkanının, se&ccedil;iminden sonra milletvekilliği ile ilgisi kesilecektir. </p>
<p>Mustafa Kemal Paşa, demokratik d&uuml;zenin kurulmasını, istediğinden, yeni Partinin kuruluşundan memnun olmuştur. Yeni parti i&ccedil;in; &ldquo;Bırakınız, karşımıza &ccedil;ıksınlar, memleket işlerini m&uuml;nakaşa edelim ve bizim Meclisimizde de iki parti olmalı, h&uuml;k&uuml;meti denetleme sistemi kurulmalı ve medeni &uuml;lkelerin parlamentolarına benzemeliyiz&rdquo; diyordu. </p>
<p>Fakat Şevket S&uuml;reyya Aydemir&rsquo;in deyimiyle bu parti erken doğmuştu. Parti, Mecliste hayli gergin bir&nbsp; ortam i&ccedil;inde doğmuş, g&ouml;r&uuml;şmelere katılmış, h&uuml;k&uuml;metten &ccedil;eşitli sorunlar hakkında bilgi istemiştir. Bu sert &ccedil;ekişmeler, &ouml;zellikle b&uuml;t&ccedil;e g&ouml;r&uuml;şmeleri sırasında doruğa &ccedil;ıkmıştır. </p>
<p>Doğu Anadolu&rsquo;da patlak veren Şeyh Sait İsyanı, 4 Mart 1925 yılında h&uuml;k&uuml;mete olağan&uuml;st&uuml; yetkiler veren Takrir-i S&uuml;kun Kanunu&rsquo;nun &ccedil;ıkarılmasına ve İstiklal Mahkemeleri&rsquo;nin geniş yetkilerle yeniden kurulmasına yol a&ccedil;mıştır.</p>
<p>İstiklal Mahkemeleri, Terakkiperver Fırka &uuml;yelerinin&nbsp; gerici etkinlikleri h&uuml;k&uuml;meti uyarmışlardır.&Ouml;nce Diyarbakır İstiklal Mahkemesi kendi yetki alanında bulunan </p>
<p>Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası şubelerinin kapatılmasına karar vermiştir. H&uuml;k&uuml;met ise, Takrir-i S&uuml;kun Kanunu&rsquo;na dayanarak, 3 Haziran 1925 tarihinde b&uuml;t&uuml;n memlekette gericiliği kışkırtma nedeniyle Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası&rsquo;nın kapatılmasını kararlaştırmıştır.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/gecikmis-ve-tamamlanmamis-bir-uygulama-toprak-reformu" rel="bookmark" class="crp_title">Gecikmiş ve Tamamlanmamış Bir Uygulama: Toprak Reformu</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/ismet-inonu%e2%80%99nun-cumhurbaskani-secilmesi" rel="bookmark" class="crp_title">İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı Seçilmesi</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/kilikyalilar-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">KİLİKYALILAR CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/trakya-pasaeli-mudafaa-heyet-i-osmaniye-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">TRAKYA-PAŞAELİ MÜDAFAA HEYET-İ OSMANİYE CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/trabzon-ve-havalisi-adem-i-merkeziyet-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">TRABZON VE HAVALİSİ ADEM-İ MERKEZİYET CEMİYETİ</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/terakkiperver-cumhuriyet-firkasi%e2%80%99nin-kurulmasi-ve-seyh-sait-isyani">Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası’nın Kurulması ve Şeyh Sait İsyanı</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/terakkiperver-cumhuriyet-firkasi%e2%80%99nin-kurulmasi-ve-seyh-sait-isyani/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hilafetin Kısa Tarihi ve Osmanlı Sultanlarının Halifeliği</title>
		<link>http://www.inkilap.info/hilafetin-kisa-tarihi-ve-osmanli-sultanlarinin-halifeligi</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/hilafetin-kisa-tarihi-ve-osmanli-sultanlarinin-halifeligi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2007 17:40:08 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Devrimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=96</guid>
		<description><![CDATA[Halifelik, M&#252;sl&#252;manlarda baş imamlık, g&#246;reviydi. Peygamber sağlığında imamlara kendi adına namaz kıldırmak yetkisini vererek kendisi baş imam olmuştu. Peygamber, M&#252;sl&#252;manların din ve d&#252;nya işlerinin başkanı idi. Peygamber &#246;l&#252;nce, İslamlar kendilerine halife adı verilen ve Peygamberin vekili sayılan bir başkan se&#231;tiler. B&#246;ylece halife kelimesi Arap Devletlerinde devlet başkanına verilen bir san oldu. Emeviler devrinde halifelik babadan [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/hilafetin-kisa-tarihi-ve-osmanli-sultanlarinin-halifeligi">Hilafetin Kısa Tarihi ve Osmanlı Sultanlarının Halifeliği</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Halifelik, M&uuml;sl&uuml;manlarda baş imamlık, g&ouml;reviydi. Peygamber sağlığında imamlara kendi adına namaz kıldırmak yetkisini vererek kendisi baş imam olmuştu. Peygamber, M&uuml;sl&uuml;manların din ve d&uuml;nya işlerinin başkanı idi. Peygamber &ouml;l&uuml;nce, İslamlar kendilerine halife adı verilen ve Peygamberin vekili sayılan bir başkan se&ccedil;tiler. B&ouml;ylece halife kelimesi Arap Devletlerinde devlet başkanına verilen bir san oldu. Emeviler devrinde halifelik babadan oğula ge&ccedil;en bir saltanat haline geldi. 1258&#8242;de Hulagu&#8217;nun Bağdat&#8217;ı zaptı &uuml;zerine Abbasi s&uuml;lalesinden birinin Mısır K&ouml;lemenleri&rsquo;ne sığınmasıyla halifelik K&ouml;lemenlerin himayesinde 1517&#8242;ye kadar devam etti. <br />
Yavuz Sultan Selim&#8217;in Mısır&rsquo;ı almasından sonra Abbasi hanedanının son &uuml;yesi İstanbul&rsquo;a getirildi. Bu halifenin, halifelik unvan ve yetkilerini Yavuz Sultan Selim&rsquo;e devrettiğine dair bir takım s&ouml;ylenceler varsa da bunlar d&ouml;nemin kaynaklarında kayıtlı değildir ve olduğu s&ouml;ylenen bu olaydan iki y&uuml;z elli yıl sonraki kitaplarda yazılıdır. Osmanlı sultanları i&ccedil;in halifelik ancak XIX. y&uuml;zyılda kullandıkları bir san olmuştur.<br />
Abd&uuml;lhamit II devrinde ve sonra, b&uuml;t&uuml;n İsl&acirc;mları bir idare altında toplamak gayesiyle &quot;Panisl&acirc;mizm&quot; siyaseti g&uuml;d&uuml;ld&uuml;. Bu &ccedil;er&ccedil;evede halifelik de birden bire &ouml;nemli hale geldi. Halifelik sanı &ouml;zellikle bu sultan tarafından kullanılmıştır. Halide Edip Adıvar &ldquo;Halifenin Kureyş&rsquo;ten olacağına&rdquo; ilişkin hadis varlığını ileri s&uuml;ren Mavardi&rsquo;nin &ldquo;El Ahkam&uuml;&rsquo;s-Sultaniyye&rdquo; adlı eserinin bu y&uuml;zden Abd&uuml;lhamit tarafından yakıldığını yazmaktadır.&nbsp; Bu siyaset, halkı M&uuml;sl&uuml;man olan s&ouml;m&uuml;rgeye sahip Avrupa devletlerini aleyhimize &ccedil;evirmekten başka bir şeye yaramadı. Bu devletler Osmanlı İmparatorluğunu bir an &ouml;nce par&ccedil;alamak, aralarında b&ouml;l&uuml;şmek i&ccedil;in faaliyete ge&ccedil;tiler. XIX. y&uuml;zyılda gelişmeye başlayan mi1liyet&ccedil;i1ik akımının, T&uuml;rk o1mayan İsl&acirc;m toplulukları arasında yayılması, halifeliğin M&uuml;sl&uuml;manlar &uuml;zerindeki n&uuml;fuzunu azalttı. Osmanlı İmparatorluğu&rsquo;nun yıkılma devrinde ise halifeliğin, İsl&acirc;mlar &uuml;zerindeki otoritesi tamamen sarsılmıştı.</p>
<p>1 Kasım 1922&rsquo;de saltanatın kaldırılması ile, Sultan-Halife gibi, &ccedil;ifte g&ouml;revi olan Osmanlı h&uuml;k&uuml;mdarının elinden egemenlik hakları, devlet yetkileri alınmıştı. Eski Osmanlı h&uuml;k&uuml;mdarına sadece, dini başkanlık yetkiler tanınmıştı. H&uuml;k&uuml;met, TBMM&rsquo;nin se&ccedil;tiği Halife Abd&uuml;lmecid Efendi&rsquo;den, sadece M&uuml;sl&uuml;manların Halifesi &uuml;nvanını kullanmasını, g&ouml;sterişli hareketlerde bulunmamasını istemişti. Bazı politikacılar ise; &ldquo;Hilafet aynı h&uuml;k&uuml;mettir, hilafetin hukuk ve g&ouml;revini iptal etmek hi&ccedil; kimsenin hi&ccedil; bir meclisin elinde değildir&rdquo; diyerek, Halife&rsquo;yi, Padişah gibi yaşatmak istiyorlardı. Bu durum halifelik kurumu hakkında bir an &ouml;nce &ouml;nlem alınmasını gerektiriyordu. Fakat Gazi Mustafa Kemal Paşa&rsquo;yı halifeliğin kaldırılması i&ccedil;in zorlayan &ouml;nemli neden, Halife var olduk&ccedil;a&nbsp; T&uuml;rkiye&rsquo;de yapılması zorunlu olan &ccedil;ağdaşlaştırıcı devrimlerin yapılamayacağı idi.</p>
<p>Mustafa Kemal, Cumhuriyetin il&acirc;nından sonra artık, halifeliği rejim i&ccedil;in zararlı g&ouml;rmekteydi, Buna rağmen halifeliğin kaldırılması i&ccedil;in uygun koşulları bekledi. Bu fırsatı da Halife ve taraftarları yarattılar. Abd&uuml;lmecit Efendi Halife se&ccedil;ildikten sonra kendisine verilen y&ouml;nergeye Halife-i M&uuml;sl&icirc;min deyiminden başka unvan kullanmayacak, İsl&acirc;m d&uuml;nyasına bir bildiri yayınlayarak kendisini B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi&rsquo;nin se&ccedil;tiğini bildirecek ve T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi H&uuml;k&uuml;meti&rsquo;nin yaptığı hizmetlerden beğeniyle s&ouml;z edecek ve Vahdettin&rsquo;in tutumunu ve ka&ccedil;ışını eleştirecekti. <br />
Abd&uuml;lmecit Efendi, imzasının &uuml;st&uuml;nde Halife-i M&uuml;slimin ve Hadim&uuml;lharemeyn sanının bulunmasını, Vahdettin hakkında bir şey yazmamayı, beyannamenin T&uuml;rk&ccedil;e&rsquo;siyle birlikte Arap&ccedil;a&rsquo;sının da olmasını istedi. Halife Cuma namazına giderken beyaz bir ata biniyor, Fatih Sultan Mehmet gibi giyinip, başına aynı bi&ccedil;imde sarık sarıyordu. İmzasını da Halife Abd&uuml;lmecit Bin Abd&uuml;laziz Han diye atıyordu. <br />
Halifeyi &acirc;let olarak kullananların ve inananların tutumları da kaygı verici nitelikte idi. Bazı muha1if milletvekilleri İstanbul&rsquo;a gittiklerinde halifeyi ziyaret ediyorlardı: Yabancı el&ccedil;iler de ilk &ouml;nce halifeye gidiyorlardı. Bu gibi hareketler normal zamanlarda belki tehlike oluşturmazdı. Fakat hen&uuml;z halifeliğe bağlılığın devam ettiği bir devirde anlam taşıyordu. </p>
<p>Bir milletvekili yayınladığı bir broş&uuml;rde Halife Meclisin, Meclis Halifenindir fikrini ileri s&uuml;rmekte idi. Bazı İstanbul gazetelerinde halifeliğin &ouml;neminden bahseden yazılar &ccedil;ıkıyordu. Bunların savundukları nokta şu idi: T&uuml;rkiye fakirdir ve k&uuml;&ccedil;&uuml;k bir devlettir. Onun bu k&uuml;&ccedil;&uuml;kl&uuml;ğ&uuml;n&uuml; &ouml;rten hil&acirc;fettir. O halde bu tarihi makamın devam etmesi gereklidir. Bu kimseler h&acirc;l&acirc; M&uuml;sl&uuml;man d&uuml;nyasının manev&icirc; şefi kalmamızdan b&uuml;y&uuml;k faydalar bekliyorlardı. </p>
<p>Mecliste de halife yandaşları ile devrimciler arasında tartışmalar oluyordu. B&uuml;t&uuml;n bu olaylar;halife hakkında bir an &ouml;nce karar almayı gerektiriyordu. Fakat Mustafa Kemal&rsquo;i halifeliğin kaldırılmasına y&ouml;nelten en kuvvetli sebep, halife kaldığı s&uuml;rece devrim yapılamayacağı d&uuml;ş&uuml;ncesiydi. O sırada savaş oyunları sebebiyle İzmir&rsquo;e giden Mustafa Kemal, beraberinde bulunan İsmet Paşa, Fevzi Paşa ve K&acirc;zım Paşa ile halifeliğin kaldırılmasını kararlaştırdı. Mustafa Kemal, Ankara&rsquo;ya d&ouml;nd&uuml;ğ&uuml; zaman Mecliste b&uuml;t&ccedil;e g&ouml;r&uuml;şmeleri yapılıyordu. Abd&uuml;lmecit Efendi hanedana verilen tahsisatın az olduğunu Meclise bildirmişti. Bu vesile ile halife hakkında yana ve karşı bir&ccedil;ok konuşmalar oldu. Sonunda B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi 3 Mart 1924 g&uuml;n&uuml; &ldquo;Hilafetin ilgasına ve Hanedan-ı Osmaniye&rsquo;nin T&uuml;rkiye Cumhuriyeti memalik-i hariciyesine &ccedil;ıkarılmasına dair kanun&nbsp; ile halifeliğin kaldırılmasına ve Osmanlı hanedanının memleket dışına &ccedil;ıkarılmasına karar verdi. 5 Mart 1924 sabahı Abd&uuml;lmecit Efendi ailesiyle birlikte T&uuml;rk topraklarından ayrıldı.</p>
<p>B&ouml;ylece, yeni T&uuml;rkiye &ouml;nemli bir adım daha atmıştır. Hilafetin kaldırılmasının T&uuml;rkiye&rsquo;de ve d&uuml;nyada geniş yankıları olmuştur. Hilafetin kaldırıldığı 3 Mart 1924 g&uuml;n&uuml;, bir diğer kanunla da Şer&rsquo;iye ve Evkaf Vekaleti (Bakanlığı) kaldırılmıştır. Şer&rsquo;iye ve Evkaf Vekaleti&rsquo;nin kaldırılması sonucu, bu vekalet tarafından y&ouml;netilen okullar ve medreseler de kaldırılmıştır. Ayrıca aynı g&uuml;n, Erkan-ı Harbiye-i Umumiye vekaleti de kaldırıldı. B&ouml;ylece ordu siyaset &ccedil;atışmasının da &ouml;n&uuml;ne ge&ccedil;ilmiş oldu. Tevhid-i Tedrisat kanunu da o g&uuml;n kabul edilmişti</p>
<p>Halifeliğin kaldırılması ile T&uuml;rkiye, siyasal iktidarda, dinsel, nitelik taşıyan yarı teokratik &ouml;zelliğinden biraz daha sıyrıldı. Tam anlamıyla laik bir devlet olabilmesi i&ccedil;in aşılacak bazı engeller vardı. İlk Anayasanın laik olmayan h&uuml;k&uuml;mlerinin de kalkması gerekiyordu. Dini siyasetten ayıran, devlet idaresinde dinsel ilke ve kuruluşları, devlet dışı tutan laik bir devlete doğru y&ouml;neldi. Mustafa Kemal in tasarladığı devrim hareketlerine engel olacak bir kuvvet yıkılmış oldu. Cumhuriyet H&uuml;k&uuml;meti i&ccedil;in uygarlık yolunda ilerleme ufuklarının a&ccedil;ılmış olması bakımından da Halifeliğin kaldırılması &ouml;nemli bir olaydır.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/kilikyalilar-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">KİLİKYALILAR CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/trakya-pasaeli-mudafaa-heyet-i-osmaniye-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">TRAKYA-PAŞAELİ MÜDAFAA HEYET-İ OSMANİYE CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/ismet-inonu%e2%80%99nun-cumhurbaskani-secilmesi" rel="bookmark" class="crp_title">İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı Seçilmesi</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/gecikmis-ve-tamamlanmamis-bir-uygulama-toprak-reformu" rel="bookmark" class="crp_title">Gecikmiş ve Tamamlanmamış Bir Uygulama: Toprak Reformu</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/kibris-sorunu-ve-turkiye%e2%80%99nin-adaya-mudahalesi" rel="bookmark" class="crp_title">Kıbrıs Sorunu ve Türkiye’nin Adaya Müdahalesi</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/hilafetin-kisa-tarihi-ve-osmanli-sultanlarinin-halifeligi">Hilafetin Kısa Tarihi ve Osmanlı Sultanlarının Halifeliği</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/hilafetin-kisa-tarihi-ve-osmanli-sultanlarinin-halifeligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>3</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yeni Rejimin Adı: Cumhuriyet</title>
		<link>http://www.inkilap.info/yeni-rejimin-adi-cumhuriyet</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/yeni-rejimin-adi-cumhuriyet#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2007 17:35:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Devrimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=95</guid>
		<description><![CDATA[23 Nisan 1920&#8217;den beri T&#252;rkiye Devleti&#8217;nin yazgısına el koyan T&#252;rkiye B&#252;y&#252;k Millet Meclisi H&#252;k&#252;metinin dayandığı temel ilkeler kuşkusuz . Yalnız adı (T&#252;rkiye B&#252;y&#252;k Millet Meclisi H&#252;k&#252;meti) idi. Bu şekil demokratik y&#246;netim şekillerinden hi&#231;&#160; birine benzemiyordu. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu&#8217;na g&#246;re, Bakanlar Kurulu&#8217;nu Meclis se&#231;iyor, bu kurula Meclis Başkanı başkanlık ediyordu. B&#246;ylece kanunu yapan Meclis, aynı zamanda [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/yeni-rejimin-adi-cumhuriyet">Yeni Rejimin Adı: Cumhuriyet</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>23 Nisan 1920&rsquo;den beri T&uuml;rkiye Devleti&rsquo;nin yazgısına el koyan T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi H&uuml;k&uuml;metinin dayandığı temel ilkeler kuşkusuz . Yalnız adı (T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi H&uuml;k&uuml;meti) idi. Bu şekil demokratik y&ouml;netim şekillerinden hi&ccedil;&nbsp; birine benzemiyordu. Teşkilat-ı Esasiye Kanunu&rsquo;na g&ouml;re, Bakanlar Kurulu&rsquo;nu Meclis se&ccedil;iyor, bu kurula Meclis Başkanı başkanlık ediyordu. B&ouml;ylece kanunu yapan Meclis, aynı zamanda kanunları uygulayacak makamı da se&ccedil;iyordu. Hen&uuml;z devlet başkanı yoktu. B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi Başkanı, yani devletin başkanı sıfatıyla devlet başkanlığı vazifelerini g&ouml;r&uuml;yordu. Buna neden, saltanat meselesinin hen&uuml;z &ccedil;&ouml;z&uuml;lmemiş olması idi. Mustafa Kemal, Misakı Milli&rsquo;nin ger&ccedil;ekleşmesi i&ccedil;in &ccedil;alışıldığı sırada rejim meselesini ortaya atarak, ulusal g&uuml;&ccedil;leri b&ouml;lmek istememişti. </p>
<p>Fakat Osmanlı saltanatı kaldırılınca ortaya atılan sorun devlet başkanlığının nasıl olacağı idi. Ortada bir T&uuml;rk devleti vardı. Fakat ismi yoktu. &Ccedil;ok kere el&ccedil;ilerimize devletin ismi sorulmakta idi. Devletin isim almamış olması ve devlet başkanlığı makamının boş durması halife taraftarlarını umuda d&uuml;ş&uuml;r&uuml;yordu. </p>
<p>O sırada Mustafa Kemal, bir yabancı gazete muhabiri ile yaptığı konuşmada, &ldquo;Yeni T&uuml;rkiye&rsquo;nin yenileşmesi işi daha sona varmamıştı. T&uuml;rkiye Teşkilatı Esasiyesinde değişiklik yapmak ve daha m&uuml;kemmel bir hale getirmek elzemdir&rdquo; demişti. Bu s&ouml;zleriyle ilk fırsatta Cumhuriyeti ilan etmek fikrinde olduğunu fakat hen&uuml;z zamanı gelmediğini ifade etmek istemişti. </p>
<p>Diğer taraftan İkinci B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisinde kurulan Bakanlar Kuruluna karşı Mecliste bir muhalefet başlamıştı. Bunlar bakanlardan bazılarını beğenmiyorlardı. Meclisteki bu muhalefet grubunun gizli &ccedil;alışmaları y&uuml;z&uuml;nden Bakanlar Kurulu iş g&ouml;remez hale gelmişti. Bazı gazeteler de Meclisteki bu kaynaşmayı hararetli yazılarla destekliyorlardı. Mustafa Kemal, muhaliflerin kuvvetini &ouml;l&ccedil;mek i&ccedil;in onlara bir fırsat vermeğe d&uuml;ş&uuml;nd&uuml;. Bunun i&ccedil;in bakanları &Ccedil;ankaya&rsquo;daki k&ouml;şk&uuml;ne toplayarak istifa etmelerini ve yeniden bakan se&ccedil;ilecek olurlarsa kabul etmemelerini tavsiye etti. 27 Ekim&rsquo;de Bakanlar Kurulu istifa etti. Aralarında fikir birliği ve bir gayesi olmayan muhalifler b&uuml;t&uuml;n uğraşmalarına rağmen kendi yandaşlarından oluşan bir Bakanlar Kurulu listesi &ccedil;ıkaramadılar. Bu nedenle Cumhuriyetin ilanından &ouml;nce memleket i&ccedil;in zararlı olan bir h&uuml;k&uuml;met buhranı baş g&ouml;sterdi. </p>
<p>28 Ekim akşamı Mustafa Kemal birka&ccedil; arkadaşını yemeğe davet etti. Yemek sırasında, &ldquo;Arkadaşlar yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz!&rdquo; dedi. Sofrada bulunanlar Mustafa Kemal&rsquo;in bu kararına katıldılar. O gece İsmet Paşa ile birlikte Anayasanın değiştirilmesi i&ccedil;in bir kanun tasarısı hazırlayarak ilk Anayasanın birinci maddesinin sonuna &ldquo;T&uuml;rkiye Devletinin şekli Cumhuriyettir&rdquo;&nbsp; c&uuml;mlesini eklediler.</p>
<p>29 Ekim g&uuml;n&uuml;, Halk Partisi Meclis Grubu Bakanlar Kurulu listesi &uuml;zerinde anlaşamayınca, bazı milletvekilleri Mustafa Kemal&rsquo;den g&ouml;r&uuml;ş alınmasına karar verdiler. Mustafa Kemal, Gruptan bir saat s&uuml;re istedi. Bu s&uuml;re i&ccedil;inde bir&ccedil;ok milletvekilini odasına &ccedil;ağırarak gece hazırladıkları kanun tasarısı hakkındaki d&uuml;ş&uuml;ncelerini &ouml;ğrendi. Sonra grup toplantısında s&ouml;z alarak Anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi gereğini a&ccedil;ıkladı ve okumak &uuml;zere tasarıyı katiplerden birine verdi. Tasarıda: &ldquo;Hakimiyet kayıtsız ve şartsız milletindir. İdare usul&uuml; halkın mukadderatını bizzat ve bilfiil idare etmesi esasına dayanır. T&uuml;rkiye Devletinin h&uuml;k&uuml;met şekli Cumhuriyettir&rdquo; gibi esaslar vardı. Uzun g&ouml;r&uuml;şmelerden sonra Cumhuriyetin ilanı parti grubunda kabul edildi. Sonra derhal B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi toplandı. &Ouml;ncelikle Anayasa Komisyonu&rsquo;nun tutanağı okundu. Milletvekillerinden Yunus Nadi, Vasıf &Ccedil;ınar, Ey&uuml;p Sabri, Rasih Hoca k&uuml;rs&uuml;ye &ccedil;ıkarak cumhuriyetten yana ateşli nutuklar s&ouml;ylediler. 29/30 Ekim 1923 Pazartesi saat 20.30&rsquo;da kanun kabul edildi. Artık T&uuml;rk Devletinin adı konmuştu: <strong>T&uuml;rkiye Cumhuriyeti</strong>.</p>
<p>Aynı toplantıda B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi oy birliği ile Cumhurbaşkanlığına Ankara Milletvekili Gazi Mustafa Kemal&rsquo;i se&ccedil;ti. T&uuml;rkiye&rsquo;nin ilk Cumhurbaşkanı olarak alkışlarla k&uuml;rs&uuml;ye &ccedil;ıkan Mustafa Kemal, &ldquo;T&uuml;rkiye Cumhuriyeti mesut, muvaffak ve muzaffer olacaktır&rdquo; c&uuml;mlesiyle konuşmasına son vermiştir.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/kilikyalilar-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">KİLİKYALILAR CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/ismet-inonu%e2%80%99nun-cumhurbaskani-secilmesi" rel="bookmark" class="crp_title">İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı Seçilmesi</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/gecikmis-ve-tamamlanmamis-bir-uygulama-toprak-reformu" rel="bookmark" class="crp_title">Gecikmiş ve Tamamlanmamış Bir Uygulama: Toprak Reformu</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/trakya-pasaeli-mudafaa-heyet-i-osmaniye-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">TRAKYA-PAŞAELİ MÜDAFAA HEYET-İ OSMANİYE CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/trabzon-muhafaza-i-hukuk-i-milliye-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">TRABZON MUHAFAZA-İ HUKUK-I MİLLİYE CEMİYETİ</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/yeni-rejimin-adi-cumhuriyet">Yeni Rejimin Adı: Cumhuriyet</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/yeni-rejimin-adi-cumhuriyet/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Gazi Meclis’in Sonu ve Halk Fırkası’nın Kurulması</title>
		<link>http://www.inkilap.info/gazi-meclis%e2%80%99in-sonu-ve-halk-firkasi%e2%80%99nin-kurulmasi</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/gazi-meclis%e2%80%99in-sonu-ve-halk-firkasi%e2%80%99nin-kurulmasi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Aug 2007 17:33:44 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Türk Devrimi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=94</guid>
		<description><![CDATA[23 Nisan 1920&#8217;de toplanan Birinci B&#252;y&#252;k Millet Meclisi, zafer kazanılıncaya kadar dağılmamak kararını vermişti. Bu Mecliste bulunan milletvekilleri arasında tam bir g&#246;r&#252;ş birliği yoktu. &#214;zellikle Mustafa Kemal&#8217;i &#231;ekemeyenler ve Padişah bağlı kalan bazı milletvekilleri fırsat bulduk&#231;a Mustafa Kemal ve arkadaşlarını tenkid ediyorlardı. Ayrıca, bunlar bir muhalefet grubu kurmuşlardı. Lozan barış m&#252;zakerelerinin başladığı sırada muhalifler, Meclisin [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/gazi-meclis%e2%80%99in-sonu-ve-halk-firkasi%e2%80%99nin-kurulmasi">Gazi Meclis’in Sonu ve Halk Fırkası’nın Kurulması</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>23 Nisan 1920&rsquo;de toplanan Birinci B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi, zafer kazanılıncaya kadar dağılmamak kararını vermişti. Bu Mecliste bulunan milletvekilleri arasında tam bir g&ouml;r&uuml;ş birliği yoktu. &Ouml;zellikle Mustafa Kemal&rsquo;i &ccedil;ekemeyenler ve Padişah bağlı kalan bazı milletvekilleri fırsat bulduk&ccedil;a Mustafa Kemal ve arkadaşlarını tenkid ediyorlardı. Ayrıca, bunlar bir muhalefet grubu kurmuşlardı. Lozan barış m&uuml;zakerelerinin başladığı sırada muhalifler, Meclisin &ccedil;alışmalarını g&uuml;&ccedil;leştirmek i&ccedil;in engeller yaratıyorlardı. &Ouml;yle ki Meclisteki bu muhalif cereyan, M&uuml;ttefiklere cesaret vermiş ve barış g&ouml;r&uuml;şmelerini etkilemiş ve kesilmesi nedenlerinden biri olmuştur. </p>
<p>İkinci Lozan Konferansı&rsquo;nda, d&uuml;şmanlarımız karşısında daha g&uuml;&ccedil;l&uuml; bir birlik olarak &ccedil;ıkmamız i&ccedil;in, Meclisin yenilenmesi gerekliydi. Aslında Anayasaya g&ouml;re se&ccedil;imin yenilenme zamanı gelmişti. </p>
<p>Mustafa Kemal&rsquo;i bir se&ccedil;im yasası yoluyla vatandaşlık haklarından yoksun bırakmak girişimi de meclisin dağılmasını hızlandırdı.. B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi 1 Nisan 1923&rsquo;te se&ccedil;imin yenilenmesine karar vererek dağıldı. Yeni Meclis 11 Ağustos 1923&rsquo;te toplanacaktı.</p>
<p>Yeni bir rejimin kurulduğuna ve kurulacağına ilişkin en &ouml;nemli g&ouml;stergelerden biri de İstanbul&rsquo;un işgalden kurtulmuş olmasına karşın başkentin&nbsp; Ankara yapılmasıydı.<br />
Lozan Barış Antlaşmasına g&ouml;re, İstanbul ve &Ccedil;anakkale b&ouml;lgesindeki İtilaf kuvvetleri barışın B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi tarafından onayından sonra altı hafta i&ccedil;inde bu b&ouml;lgeleri boşaltacaklardı. İtilaf kuvvetleri 24 Ağustos&rsquo;tan itibaren boşaltma işine başladılar. 2 Ekim 1923 g&uuml;n&uuml; son kafile de Dolmabah&ccedil;e &ouml;n&uuml;nde T&uuml;rk bayrağının ve T&uuml;rk askerini selamlayarak, &ccedil;ekilip gittiler. </p>
<p>İstanbul&rsquo;un boşaltılmasından sonra başkentin neresi olacağı hakkında kesin bir karar almak gerekiyordu. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, o sırada gerek Mecliste, gerek basında devlet başkentinin İstanbul&rsquo;a taşınması fikri tartışma konusu olmağa başlamıştı. Muhalifler İstanbul&rsquo;un başkent olmasını istiyorlardı. Bazı yabancı devletler de bu fikre katılıyorlardı. Halbuki idari, askeri, siyasi bakımdan Ankara&rsquo;nın başkent olması zorunlu idi. Aslında 1920&rsquo;den beri Ankara, yeni T&uuml;rkiye Devletinin başkenti olmuş, İstiklal Savaşı buradan y&ouml;netilmişti. </p>
<p>Mustafa Kemal, bu sorunun B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisinde g&ouml;r&uuml;ş&uuml;lmesini istedi. İsmet Paşa, bir maddelik bir kanun tasarısı hazırlayarak B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi Başkanlığına verdi. B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi bir milletvekilinin itirazına karşılık İsmet Paşa&rsquo;nın &ldquo;T&uuml;rkiye Devletinin Makarr-ı İdaresi Ankara şehridir&rdquo; teklifini &ccedil;oğunlukla kabul etti (13 Ekim 1923). <br />
Bu sıralarda Mustafa Kemal yeni bir partinin kuruluşu i&ccedil;in &ccedil;alışmalarına da s&uuml;rd&uuml;rmektedir.</p>
<p>Bilindiği gibi siyasal partiler:belli siyasal g&ouml;r&uuml;şleri ve programları olan, bu siyasal g&ouml;r&uuml;şlerini ve programlarını devlet y&ouml;netimine uygulayabilmek i&ccedil;in se&ccedil;im yoluyla siyasal iktidarı ele ge&ccedil;irmeye ve elde tutmaya &ccedil;alışan ve s&uuml;reklilik g&ouml;steren &ouml;rg&uuml;tlerdir.</p>
<p>Siyasal partiler&ouml;rg&uuml;tlenme bi&ccedil;imleri,ideolojileri, &ccedil;alışma y&ouml;ntemleri bakımından birbirinden farklı &ouml;zellikler taşıyabilirler.Siyasal partiler, temsili demokratik rejimlerin ve genel oy ilkesinin &uuml;r&uuml;n&uuml; olarak ortaya &ccedil;ıkmıştır. Diğer &uuml;lkelerde olduğu gibi T&uuml;rkiye&rsquo;de de,&nbsp; siyasal partilerin ortaya &ccedil;ıkışında temsili demokrasinin ve oy hakkının genişletilmesinin &ouml;nemli bir rol oynadığı yadsınamaz. </p>
<p>T&uuml;rkiye&rsquo;de ilk siyasal &ouml;rg&uuml;tlenmeler, I. Meşrutiyet d&ouml;neminin sonlarında, gizli olarak kurulan derneklerle başlamıştır. 1908 yılında II. Meşrutiyet&rsquo;in il&acirc;nından sonra, dernek kurma &ouml;zg&uuml;rl&uuml;ğ&uuml; tanınmış ve siyasal partiler de, dernek stat&uuml;s&uuml;ne sokulmuştur. <br />
<span id="more-95"></span></p>
<p>Bunun sonucunda, &ccedil;oğunluğu daha &ouml;nce kurulmuş derneklerin tabanları &uuml;zerinde olmak &uuml;zere, bir&ccedil;ok siyasal parti kurulmuştur. </p>
<p>Ulusal Kurtuluş Savaşı d&ouml;neminde ise, bağımsızlık m&uuml;cadelesini y&uuml;r&uuml;tmek &uuml;zere, M&uuml;dafaa-i Hukuk Cemiyetleri oluşturulmuştur. Bu dernekler, Erzurum Kongresinde, &ldquo;Doğu Anadolu M&uuml;dafaa-i Hukuk Cemiyeti&rdquo; adı altında; Sivas Kongresinde ise &ldquo;Anadolu ve Rumeli M&uuml;dafaa-i Hukuk Cemiyeti&rdquo; adı altında birleştirilmiştir. M&uuml;dafaa-i Hukuk Cemiyetleri, TBMM&rsquo;nin kuruluşunda ve ulusal bağımsızlığın kazanılmasında &ccedil;ok &ouml;nemli roller &uuml;stlenmiştir. </p>
<p>23 nisan 1920&rsquo;de toplanan TBMM&rsquo;nin, Anadolu ve Rumeli M&uuml;dafaa-i Hukuk Cemiyeti&rsquo;nin programını uygulaması ve bir b&uuml;t&uuml;n olarak hareket etmesi beklenirken, zamanla birtakım gruplaşmalar ve d&uuml;ş&uuml;nce ayrılıkları kendisini g&ouml;stermiştir. Diğer yandan, yeni kurulan devletin yapısında, siyasal partiler gibi, birtakım &ccedil;ağdaş kuruluşlara da gereksinim duyulmaya başlanmıştır. </p>
<p>Bu nedenle Mustafa Kemal 6 Aralık 1922&rsquo;de de basına bir deme&ccedil;te Halk Fırkası adı altında ve halk&ccedil;ılık ilkesine dayanan siyasal bir parti kurmak fikrinde olduğunu a&ccedil;ıklamıştır. Devrimleri ger&ccedil;ekleştirmek, toplum ve devlet hayatında k&ouml;kl&uuml; değişiklikler yapmak i&ccedil;in belli bir programın olması gerektiğini belirtmiştir. Kurulacak olan bu partinin, bir sınıf partisi olmadığını, b&uuml;t&uuml;n vatandaşları kapsayan bir nitelik taşıyacağını a&ccedil;ıklamış ve bu konuda halkı aydınlatmak &uuml;zere 14 Ocak 1923&rsquo;de Batı Anadolu&rsquo;da geziye &ccedil;ıkmıştır. Ayrıca &uuml;lkedeki b&uuml;t&uuml;n aydınlardan, bilim adamlarından her y&ouml;nden bağımsızlığın sağlanması i&ccedil;in, partinin nasıl bir program izlemesi gerektiği konusunda &ccedil;alışmaları istemiştir. </p>
<p>Bilindiği &uuml;zere Ulusal Bağımsızlık Savaşı, Anadolu ve Rumeli M&uuml;dafaa-i Hukuk Cemiyeti tarafından desteklenmiş ve ger&ccedil;ekleştirilmiştir. Cemiyetin başkanı Mustafa Kemal, 1 Nisan 1923&rsquo;de yeni se&ccedil;imlere gidilmesi kararı alınırken Anadolu ve Rumeli M&uuml;dafaa-i Hukuk Cemiyeti&rsquo;nin 9 maddeden oluşan kuruluş bildirisini yayınlanmış ve derneğin milletvekili adayları a&ccedil;ıklamıştır.</p>
<p>Mustafa Kemal&rsquo;e g&ouml;re bu 9 umde o d&ouml;nemin koşullarının bir &uuml;r&uuml;n&uuml;yd&uuml;:</p>
<p>&ldquo;Gerek bazı kimselerden aldığım yazılı d&uuml;ş&uuml;ncelerden ve gerek halk ile yaptığım g&ouml;r&uuml;şmelerden &ccedil;ok yararlandım. Sonunda 8 Nisan 1923 tarihinde, g&ouml;r&uuml;şlerimi dokuz ilke halinde tespit ettim. İkinci B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi&rsquo;nin se&ccedil;imi sırasında yayınlayarak il&acirc;n ettiğim bu program, partimizin kuruluşuna temel olmuştur.Bu program, bug&uuml;ne kadar ele alıp ger&ccedil;ekleştirdiğimiz b&uuml;t&uuml;n &ouml;nemli hususları i&ccedil;ine alıyordu. Bununla birlikte programa girmenıiş &ouml;nemli ve esaslı bazı konular da vardı. &Ouml;rnek olarak, Cumhuriyet&rsquo;in il&acirc;nı, Şer&rsquo;iye Vek&acirc;leti&rsquo;nin, medrese ve tekkelerin kaldırılması, şapka giyilmesi gibi&#8230; Bu konuları programa alarak, cahil ve gericileıin, b&uuml;t&uuml;n milleti vaktinden &ouml;nce zehirlemeye fırsat bulmalarını uygun g&ouml;rmedim. &Ccedil;&uuml;nk&uuml;, bunların zamanı gelince &ccedil;&ouml;z&uuml;me bağlanacağından ve milletin sonu&ccedil;tan memnun olacağından kesinlikle emindim. Yayınladığım programı, bir siyas&icirc; parti i&ccedil;in yetersiz, kısa bulanlar oldu. Halk Partisi&rsquo;nin programı yoktur dediler. Ger&ccedil;ekten de ilkeler adı altında bilinen programımız, itiraz edenlerin g&ouml;rd&uuml;kleri ve bildikleri şekilde bir kitap değildi. Fakat temel ilkeleri i&ccedil;ine alıyordu ve pratikti. Bizde uygulanması imk&acirc;nsız d&uuml;ş&uuml;nceleri, nazar&icirc; birtakım ayrıntıları yaldızlayarak bir kitap yazabilirdik. &Ouml;yle yapmadık. Milletin madd&icirc; ve manev&icirc; alandaki yenileşmesi ve gelişmesi yolunda, s&ouml;z ve teori ile iş ve icraata &ouml;nem vermeyi tercih ettik. Bununla birlikte, H&acirc;kimiyet milletindir, T&uuml;rkiye B&uuml;y&uuml;k Millet Meclisi&rsquo;nin dışında hi&ccedil;bir makam, mill&icirc; mukadderata h&acirc;kim olamaz, B&uuml;t&uuml;n kanunların d&uuml;zenlenmesinde, her t&uuml;rl&uuml; teşkil&acirc;tta, y&ouml;netimin b&uuml;t&uuml;n ayrıntılarında, genel eğitimde, ekonomi konularında, mill&icirc; h&acirc;kimiyet esasları &ccedil;er&ccedil;evesinde hareket edilmeyecektir Saltanat&rsquo;ın kaldırılması ile ilgili karar değişmez bir kanun h&uuml;km&uuml;d&uuml;r gibi bilinmesi gerekli &ouml;nemli noktalar, mahkemelerde reform yapılacağı, b&uuml;t&uuml;n kanunlarımızın, hukuk ilminin verilerine g&ouml;re yeni baştan d&uuml;zenlenip tamamlanacağı, vergide &acirc;şar usul&uuml;n&uuml;n değiştirileoeği, mill&icirc; bankaların sermayesinin artırılacağı, muhta&ccedil; olduğumuz demiryollarının yapımına, &ouml;ğretim birliğinin sağlanmasına derhal teşebb&uuml;s edileceği, f&uuml;zul&icirc; askerlik s&uuml;resinin indirileceği, memleketin limanlarına &ccedil;alışılacağı v.b. gibi &ouml;nemli ve &acirc;cil ihtiya&ccedil;lar, ilkeler dışında bırakılmamıştı. Barış konusundaki g&ouml;r&uuml;ş&uuml;m&uuml;z&uuml;n de : mal&icirc;, iktisad&icirc; ve idar&icirc; alandaki bağımsızlığımızı mutlaka sağlamak şartıyla, barışın gelmesine &ccedil;alışmak olduğunu s&ouml;yledik. Hil&acirc;fet makamının b&uuml;t&uuml;n İsl&acirc;m d&uuml;nyasına ait bir makam olabileceğine de işaret ettik. İlkeler, Halk Partisinin kuruluşu ve faaliyet g&ouml;stermesi i&ccedil;in yeterli oldu. Partinin adına, daha sonra Cumhuriyet kelimesi de eklenerek, bilindiği gibi, Cumhuriyet Halk Partisi adı verildi.&rdquo;<br />
Yapılan se&ccedil;imlerin sonucunda, se&ccedil;menler Anadolu ve Rumeli M&uuml;dafaa- i Hukuk Cemiyeti&rsquo;nin adaylarına oy vererek, aynı zamanda bu derneğin 9 maddelik bildirgesini de kabul ettiklerini g&ouml;stermişlerdir. B&ouml;ylece Anadolu ve Rumeli M&uuml;dafaa-i Hukuk Cemiyeti, 9 Eyl&uuml;l 1923&rsquo;de Halk Fırkası&rsquo;na d&ouml;n&uuml;şt&uuml;r&uuml;lm&uuml;şt&uuml;r. </p>
<p>9 maddelik bu bildirge de Halk Partisi&rsquo;nin ilk yazılı programı olmuştur. Buna g&ouml;re;<br />
&nbsp;Egemenlik ulusundur. Ulusun yazgısını etkileyecek tek organ TBMM&rsquo;dir.</p>
<p>B&uuml;t&uuml;n yasalar ulusal egemenlik ilkesine g&ouml;re yorumlanacaktır.</p>
<p>Saltanatın kaldırılması geri alınamaz bir karardır. </p>
<p>Yasalar ve mahkemeler d&uuml;zeltilecek, ulusal bankalar g&uuml;&ccedil;lendirilecek, yeni demiryolları yapılacak, dinsel ve laik eğitim birleştirilecek, askerlik s&uuml;resi kısaltılacak ve T&uuml;rk ulusunun mali, ekonomik ve y&ouml;netimsel bağımsızlığı temel ilke olacaktır. <br />
Mustafa Kemal bu partiyi oluştururken, hem T&uuml;rk halkının her y&ouml;nden eğitimi sağlamayı hem de siyasal d&uuml;zende rejim değişikliği yaparak, Cumhuriyet y&ouml;netimine ge&ccedil;işi kolaylaştırmayı ama&ccedil;lamıştır.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/trabzon-muhafaza-i-hukuk-i-milliye-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">TRABZON MUHAFAZA-İ HUKUK-I MİLLİYE CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/kilikyalilar-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">KİLİKYALILAR CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/izmir-mudafaa-i-vatan-heyeti" rel="bookmark" class="crp_title">İZMİR MÜDAFAA-İ VATAN HEYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/gecikmis-ve-tamamlanmamis-bir-uygulama-toprak-reformu" rel="bookmark" class="crp_title">Gecikmiş ve Tamamlanmamış Bir Uygulama: Toprak Reformu</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/trabzon-ve-havalisi-adem-i-merkeziyet-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">TRABZON VE HAVALİSİ ADEM-İ MERKEZİYET CEMİYETİ</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/gazi-meclis%e2%80%99in-sonu-ve-halk-firkasi%e2%80%99nin-kurulmasi">Gazi Meclis’in Sonu ve Halk Fırkası’nın Kurulması</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/gazi-meclis%e2%80%99in-sonu-ve-halk-firkasi%e2%80%99nin-kurulmasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

