<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İnkılap Tarihi &#187; Ekonomi</title>
	<atom:link href="http://www.inkilap.info/category/ataturk-donemi/ekonomi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.inkilap.info</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Sat, 29 Oct 2011 09:25:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.3</generator>
		<item>
		<title>İzmir İktisat Kongresi</title>
		<link>http://www.inkilap.info/izmir-iktisat-kongresi</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/izmir-iktisat-kongresi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Feb 2011 13:02:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=563</guid>
		<description><![CDATA[Mustafa Kemal siyasi zaferlerin ancak iktisadi başarılarla desteklenirse ayakta kalabileceğini biliyordu. Ekonomik kalkınma için ortak amaçlar belirlemek ve bu amaçları gerçekleştirecek yöntemleri araştırmak amacıyla, İzmir’de bir İktisat Kongresi’nin toplanması kararlaştırıldı. İzmir İktisat Kongresi’nde Alınan Kararlar: - Hammaddeleri yurt içinde bulunan sanayi dalları kurulmalıdır. - Küçük işletmelerden hızla büyük işletmelere ve fabrikalara geçilmelidir. - Sanayi özendirilmeli [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/izmir-iktisat-kongresi">İzmir İktisat Kongresi</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Mustafa Kemal siyasi zaferlerin ancak iktisadi başarılarla desteklenirse ayakta kalabileceğini biliyordu. Ekonomik kalkınma için ortak amaçlar belirlemek ve bu amaçları gerçekleştirecek yöntemleri araştırmak amacıyla, İzmir’de bir İktisat Kongresi’nin toplanması kararlaştırıldı.</p>
<p><strong>İzmir İktisat Kongresi’nde Alınan Kararlar:</strong></p>
<p>- Hammaddeleri yurt içinde bulunan sanayi dalları kurulmalıdır.<br />
- Küçük işletmelerden hızla büyük işletmelere ve fabrikalara geçilmelidir.<br />
- Sanayi özendirilmeli ve milli bankalar kurulmalıdır.<br />
- Özel sektöre kredi sağlanmalıdır.<br />
- Özel teşebbüs tarafından gerçekleştirilemeyen girişimler devletçe ele alınmalıdır.</p>
<p>Kongrede alınan en önemli karar, ekonomik bağımsızlığı sağlamak olmuştur (Misak-ı İktisadi). İzmir İktisat Kongresi ile Türk tarihinde ilk kez planlı ekonomiye geçiş sağlanmıştır.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/turkiye-cumhuriyeti%e2%80%99nin-devraldigi-ekonomik-miras-ve-milli-ekonominin-kurulmasi" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye Cumhuriyeti’nin Devraldığı Ekonomik Miras ve Milli Ekonominin Kurulması</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/etibank%e2%80%99in-madenciligi" rel="bookmark" class="crp_title">Etibank’ın Madenciliği</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/tarimda-devlet" rel="bookmark" class="crp_title">Tarımda Devlet</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/planli-ekonomiye-gecis" rel="bookmark" class="crp_title">Planlı Ekonomiye Geçiş</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/izmir-iktisat-kongresi">İzmir İktisat Kongresi</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/izmir-iktisat-kongresi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarım Alanında Yapılan Yenilikler</title>
		<link>http://www.inkilap.info/tarim-alaninda-yapilan-yenilikler</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/tarim-alaninda-yapilan-yenilikler#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Feb 2011 12:52:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=561</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı Devleti zamanında halkın yüzde 80’i tarımla uğraşıyordu ve milli gelirin önemli bir kısmı tarımdan elde ediliyordu. Batılı ülkeler modern usullerle tarım yaparken, ülkemizde ilkel yöntemlerle toprak işleniyordu. Cumhuriyet idaresinin üzerinde önemle durduğu bir konu da tarımın geliştirilmesi olmuştur. Atatürk, “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüsüdür. O hâlde herkesten daha çok refah, [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/tarim-alaninda-yapilan-yenilikler">Tarım Alanında Yapılan Yenilikler</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Osmanlı Devleti zamanında halkın yüzde 80’i tarımla uğraşıyordu ve milli gelirin önemli bir kısmı tarımdan elde ediliyordu. Batılı ülkeler modern usullerle tarım yaparken, ülkemizde ilkel yöntemlerle toprak işleniyordu. Cumhuriyet idaresinin üzerinde önemle durduğu bir konu da tarımın geliştirilmesi olmuştur.</p>
<p>Atatürk, “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüsüdür. O hâlde herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete müstahak ve lâyık olan köylüdür.” diyerek yüzlerce yıl ezilen köylünün gerçek değerini ifade etmiştir.</p>
<p>Tarımı düzenlemek için her şeyden önce köylünün durumunu iyileştirmek gerekiyordu. Hükümet bu düşünceye dayanarak köycülük siyasetinin esaslarını şöyle belirledi:</p>
<p>- Toprağı olmayan köylülere toprak verilmesi<br />
- Köylüden ağır vergilerin kaldırılarak maddi açıdan güçlenmesinin sağlanması<br />
- Köylünün üretim imkanlarının arttırılması<br />
- Köylünün bilgi ve görüşünü yükseltecek tedbirlerin alınması</p>
<p>Tarım kesiminde çiftçinin durumunu güçleştiren etkenlerden biri de vergi yükünün ağır olmasıydı. Aşar vergisi, Osmanlı döneminde çiftçinin devlete ödediği bir vergiydi. Çiftçi kesimi ürününün onda birini devlete vermek zorunda olduğu bu vergiyi ödemede büyük güçlük çekiyordu. Cumhuriyetin ilk yıllarında Aşar vergisi, genel bütçe gelirinin yüzde yirmi beşini oluşturuyordu. Cumhuriyet Hükümeti cesur bir kararla 17 Şubat 1925’te Aşar vergisini kaldırdı. Böylece tarımsal gelişme için iyi bir ortam hazırlanmış oldu.</p>
<p>Tarımsal üretimi artırmak için yeni ve gerçekçi önlemler alındı. Bu önlemler doğrultusunda köylü ve üreticiye tohum, fidan, damızlık hayvan ve borç para verildi. Köylünün her açıdan ihtiyacının giderilmesinin amaçlandığı 1929’da <strong>Tarım Kredi Kooperatifleri</strong> kuruldu. Örnek çiftlikler, fidanlıklar ve haralar oluşturuldu. Ülkemizin iklimine uygun yeni ürünler yetiştirildi. Traktör kullanımını yaygınlaştırmak için Hükümet, mali ve yasal düzenlemeler yaptı. Ziraat Bankası’nın verdiği kredi koşulları kolaylaştırıldı. Pulluk kullanımı yaygın hale getirildi.</p>
<p>Yurdumuzun her bir yöresinde şeker pancarı, Karadeniz Bölgesi’nde çay, Güney bölgelerimizde turunçgiller yetiştirilmeye başlandı. Türkiye’nin gelişmiş bir tarım ülkesi haline gelebilmesi için orta dereceli ziraat okulları açıldı. Ziraat uzmanlarının sayısını artırmak için Avrupa’ya öğrenciler gönderildi. 1933 yılında Ankara’da <strong>Yüksek Ziraat Enstitüsü</strong> açıldı.</p>
<p>2 Haziran 1929’da topraksız çiftçiye toprak dağıtılması hakkında bir kanun kabul edildi. Ancak bu kanun, kişilere ait toprakların ve hazine topraklarının tam olarak belirlenememiş olması nedeniyle uygulamaya konulamadı.</p>
<p>Hayvancılık ve ormancılığın geliştirilebilmesi içinde önemli tedbirler alındı. Hayvancılığın geliştirilmesi için çiftliklerin kurulmasına başlandı.</p>
<p>Gazi Orman Çiftliği’nin kurulmasında Atatürk bizzat işin başında yer aldı. Silifke Tarsus ve Dörtyol’da da çiftlikler kuruldu. Bu çiftliklerin modern tarımın yerleşmesine büyük katkıları olmuştur.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/tarimda-devlet" rel="bookmark" class="crp_title">Tarımda Devlet</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/saglik-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Sağlık Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/egitim-ogretim-alaninda-gelismeler" rel="bookmark" class="crp_title">Eğitim-Öğretim Alanında Gelişmeler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/savas-kosullari%e2%80%99nda-zorunlu-bir-uygulama-varlik-vergisi-ve-sikintilari" rel="bookmark" class="crp_title">Savaş Koşulları’nda Zorunlu Bir Uygulama: Varlık Vergisi ve Sıkıntıları</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/tarim-alaninda-yapilan-yenilikler">Tarım Alanında Yapılan Yenilikler</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/tarim-alaninda-yapilan-yenilikler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ticaret Alanında Yapılan Yenilikler</title>
		<link>http://www.inkilap.info/ticaret-alaninda-yapilan-yenilikler</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/ticaret-alaninda-yapilan-yenilikler#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Feb 2011 12:28:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=556</guid>
		<description><![CDATA[Sürekli savaşlar yüzünden güvenliğin sağlanamaması ve kapitülasyonlar sonucu rekabet ortamının bulunmaması gibi nedenlerle, Türk aileleri çocukları için ticaret mesleğine sıcak bakmıyor, memurluk ve subaylığı tercih ediyorlardı. Bu nedenle, memleketin iç ve dış ticareti yabancılar ile Rum, Ermeni ve Yahudi azınlıklarının eline geçmişti. Batılı devletler, Türkiye ile ticari ilişkilerinde kapitülasyonlardan ve azınlıkların aracılığından yararlandıkları için Türk [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/ticaret-alaninda-yapilan-yenilikler">Ticaret Alanında Yapılan Yenilikler</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Sürekli savaşlar yüzünden güvenliğin sağlanamaması ve kapitülasyonlar sonucu rekabet ortamının bulunmaması gibi nedenlerle, Türk aileleri çocukları için ticaret mesleğine sıcak bakmıyor, memurluk ve subaylığı tercih ediyorlardı. Bu nedenle, memleketin iç ve dış ticareti yabancılar ile Rum, Ermeni ve Yahudi azınlıklarının eline geçmişti.</p>
<p>Batılı devletler, Türkiye ile ticari ilişkilerinde kapitülasyonlardan ve azınlıkların aracılığından yararlandıkları için Türk tüccarların iş yapabilme olanakları oldukça kısıtlıydı. Lozan Antlaşması’yla kapitülasyonların kaldırılması ve ticareti koruyan kanunların çıkarılması, iç ve dış ticaretin gelişmesi için ortam oluşturdu.</p>
<p>Atatürk, ticaretin desteklenmesi ve gelişmesini sağlamak için <strong>Türkiye İş Bankası</strong>’nı kurdu (26 Ağustos 1924). İş Bankası’nın sağladığı kredi kaynakları sonucu, Türk tüccarlar ticaret hayatına hakim oldular.</p>
<p>Deniz ulaşımının büyük bir bölümü ile önemli limanların işletilmesi yabancı şirketlerin elindeydi. Lozan Antlaşması’nda Türk gemilerinin kabotaj hakkı kabul edildi. 1 Temmuz 1926 yılında <strong>Kabotaj Kanunu</strong> çıkarıldı. Bu kanun ile Türk denizlerinde yük ve yolcu taşıma hakkı sadece Türk gemicilerine verildi. Böylece denizlerimizde de bağımsızlık sağlanmış oldu. Her yıl 1 Temmuz günü Kabotaj ve Denizcilik Bayramı olarak kutlanmaktadır.</p>
<p>Türkiye’de milli sermaye birikimini sağlamak ve Türk ekonomisinin para işlerini düzenlemek amacıyla 11 Haziran 1930’da kabul edilen yasa ile <strong>Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası</strong> kuruldu.</p>
<p>Diğer yandan, yabancıların kurduğu ticaret işletmelerinin satın alınmasıyla <strong>Milli Ekonomi İlkesi</strong> ’nin uygulanması sürdürüldü. Ticaret alanında alınan önlemler sonucunda, iş kapasitesi artmış, bankacılık, sigortacılık, kooperatifçilik ve şirketler hızlı bir şekilde gelişme göstermiştir.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/bayindirlik-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Bayındırlık Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/devletin-ticarete-karismasi" rel="bookmark" class="crp_title">Devletin Ticarete Karışması</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/demir-aglarla-orduk-anayurdu-dort-bastan" rel="bookmark" class="crp_title">Demir Ağlarla Ördük Anayurdu Dört Baştan!</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/ataturk%e2%80%99un-dis-politika-anlayisi" rel="bookmark" class="crp_title">Atatürk’ün Dış Politika Anlayışı</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/ticaret-alaninda-yapilan-yenilikler">Ticaret Alanında Yapılan Yenilikler</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/ticaret-alaninda-yapilan-yenilikler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler</title>
		<link>http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 26 Feb 2011 12:17:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=552</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye, çeşitli sanayilerin kurulabileceği ve gelişebileceği her türlü ham madde kaynaklarına sahip bulunuyordu. Bu nedenle Türkiye’de milli ve modern bir sanayi kurulmalıydı. Atatürk sanayileşmenin gerekliliğini şu sözlerle ifade ediyordu: Sanayileşmek, en büyük milli davalarımız arasında yer almaktadır. Çalışması ve yaşaması için ekonomik elemanları memleketimizde mevcut olan büyük-küçük her çeşit sanayii kuracağız ve işleteceğiz. En başta [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler">Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Türkiye, çeşitli sanayilerin kurulabileceği ve gelişebileceği her türlü ham madde kaynaklarına sahip bulunuyordu. Bu nedenle Türkiye’de milli ve modern bir sanayi kurulmalıydı. Atatürk sanayileşmenin gerekliliğini şu sözlerle ifade ediyordu:</p>
<blockquote><p>Sanayileşmek, en büyük milli davalarımız arasında yer almaktadır. Çalışması ve yaşaması için ekonomik elemanları memleketimizde mevcut olan büyük-küçük her çeşit sanayii kuracağız ve işleteceğiz. En başta vatan müdafaası olmak üzere, mahsullerimizi kıymetlendirmek ve en kısa yoldan, en ileri ve refah seviyesi yüksek Türkiye idealine ulaşabilmek için, bu bir zarurettir.</p></blockquote>
<p>Cumhuriyetin ilk yıllarında sanayileşmeyi gerçekleştirebilmek için özel sektör yeterli sermayeye ve deneyime sahip değildi. 1924’te ulusal sermaye birikimini sağlamak amacıyla Türkiye İş Bankası kuruldu. 1929 yılına kadar kurulan banka sayısı 27’si yöresel olmak üzere 29’u buldu. Büyük sanayi tesislerinin kurulması işi devlet tarafından üstlenildi. Bununla beraber devlet, özel sektöre bırakılan sanayi alanında faaliyetleri de korumayı prensip olarak kabul etti.</p>
<p><strong>Belirlenen kararlara göre düzenlenen sanayi programının başlıca konuları şöyleydi:</strong></p>
<p><strong>1.</strong> Mevcut sanayi tesislerini korumak ve yenilerinin yapılmasını teşvik etmek.<br />
<strong>2.</strong> Ülkenin ihtiyaç duyduğu büyük sanayi tesislerini devlet eliyle kurmak.<br />
<strong>3.</strong> Sanayi için gerekli elemanları yetiştirmek amacıyla teknik öğretim okulları açmak.</p>
<p>Osmanlı Devleti zamanından cumhuriyet yönetimine kalan yıpranmış haldeki sanayi tesislerini kullanılır hale getirmek ve işletmek için 1925’te Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası kuruldu. Türkiye Sanayi ve Maadin Bankası, özel sektöre kredi vermek, devlete ait olup da kendisine devredilecek fabrikaları işletmekle görevlendirildi. Daha sonra bu banka adını Sümerbank adını aldı. Sümerbank bünyesinde kurulan çimento fabrikaları ve demir çelik tesisleri zamanla bağımsız bir kuruluş haline geldi. 1925’te şeker fabrikaları için özel teşvik ve imtiyazlar getiren bir kanun kabul edildi. Alpulu ve Uşak şeker fabrikaları kuruldu.</p>
<p>28 Mayıs 1927’de Teşvik-i Sanayi Kanunu (Sanayiyi Özendirme Kanunu) çıkarıldı. 1929 Dünya ekonomik bunalımının Türkiye’yi de etkilemesi üzerine 1933’de planlı ekonomiye geçildi. Birinci Beş yıllık kalkınma planı (1933-1938) uygulandı. Yurdun çeşitli bölgelerinde fabrikalar açılarak kalkınmada bölgeler arası bir denge kurulmaya çalışıldı. 1935’te yer altı kaynaklarını işletmek ve elektrik santralleri kurmak amacıyla Etibank,maden aramak ve bulmak içinde Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü (MTA) kuruldu.</p>
<p>1938’de çıkartılan İkinci Beş yıllık Kalkınma Planı ise İkinci Dünya Savaşı’nın olağanüstü koşulları nedeniyle uygulamaya konulamadı.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/sanayide-devlet" rel="bookmark" class="crp_title">Sanayide Devlet</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/izmir-iktisat-kongresi" rel="bookmark" class="crp_title">İzmir İktisat Kongresi</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/planli-ekonomiye-gecis" rel="bookmark" class="crp_title">Planlı Ekonomiye Geçiş</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/etibank%e2%80%99in-madenciligi" rel="bookmark" class="crp_title">Etibank’ın Madenciliği</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/bayindirlik-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Bayındırlık Alanında Yapılan Yenilikler</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler">Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devletçilik Uygulamalarında Yumuşama</title>
		<link>http://www.inkilap.info/devletcilik-uygulamalarinda-yumusama</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/devletcilik-uygulamalarinda-yumusama#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 23:02:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=135</guid>
		<description><![CDATA[T&#252;rkiye Cumhuriyeti tarihinde 1945 sonrası hem siyasal hem ekonomik bakımdan yeni bir d&#246;nemin başlangıcıdır.Bu d&#246;nemde ekonomik bakımdan &#246;nemli değişiklikler olmuştur.1930&#8217;lardan itibaren uygulanan kapalı, korumacı, dış dengeye dayalı ve i&#231;e d&#246;n&#252;k ekonomi politikalarının adım adım gevşetildiği, dışalımın serbest bırakıldığı bir d&#246;nem olmuştur.Yine bu d&#246;nemde dış yardım kredi ve yabancı sermaye yatırımları ile ayakta duran bir ekonomik [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/devletcilik-uygulamalarinda-yumusama">Devletçilik Uygulamalarında Yumuşama</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>T&uuml;rkiye Cumhuriyeti tarihinde 1945 sonrası hem siyasal hem ekonomik bakımdan yeni bir d&ouml;nemin başlangıcıdır.Bu d&ouml;nemde ekonomik bakımdan &ouml;nemli değişiklikler olmuştur.1930&rsquo;lardan itibaren uygulanan kapalı, korumacı, dış dengeye dayalı ve i&ccedil;e d&ouml;n&uuml;k ekonomi politikalarının adım adım gevşetildiği, dışalımın serbest bırakıldığı bir d&ouml;nem olmuştur.Yine bu d&ouml;nemde dış yardım kredi ve yabancı sermaye yatırımları ile ayakta duran bir ekonomik yapı yerleşmeye başlamıştır.Savaş yıllarında zorunlu nedenlerle &ccedil;ıkartılan Milli Korunma Kanunu, Toprak Mahsulleri Vergisi ve Varlık Vergisi yasaları uygulamada devlet&ccedil;ilik ilkesine karşı tepkiler doğmasına neden olmuştu. Savaş sonrasında ise demokrasi r&uuml;zgarlarının da etkisiyle &ccedil;ok partili rejime ge&ccedil;ildiğinde kurulan Demokrat Parti&rsquo;nin ekonomide liberalizmi benimsemesi, devlet&ccedil;iliği tartışılır hale getirmiştir. Bu nedenlerle CHP y&ouml;netimi bu ana ilkenin sınırlarını saptamayı, onu yeniden tanımlamayı gerekli g&ouml;rmeye başlamıştı. CHP i&ccedil;erisinde de bu konuda g&ouml;r&uuml;ş ayrılıkları ortaya &ccedil;ıkmıştır.</p>
<p>DP&rsquo;nin kuruluşundan sonra başbakanlığa atanan Recep Peker 1946 Ağustosunda okuduğu h&uuml;k&uuml;met programında &ouml;zel girişimciliğe eskisine oranla daha b&uuml;y&uuml;k oranda yer verileceğini&nbsp; belirtmiştir. Devlet teşebb&uuml;sleri ile &ouml;zel teşebb&uuml;s arasında işbirliği sağlamak ve devlet işletmelerinin &ouml;zel girişimcilikle başarılabilecek alanlara yayılmasını &ouml;nlemek bu programın temel ilkesi idi. H&uuml;k&uuml;met programlarında belirtilen ekonomide &ouml;zel girişimciliğe daha &ccedil;ok yer verileceği eğiliminin belli oranda da olsa devlet başkanı ve CHP&rsquo;nin değişmez genel başkanı İsmet İn&ouml;n&uuml;&rsquo;n&uuml;n g&ouml;r&uuml;ş&uuml;n&uuml; de yansıttığı kuşkusuzdu.1947 Kasımında toplanan CHP&rsquo;nin&nbsp; VII. Kurultayında parti programında bu y&ouml;nde değişiklikler yapılmıştır. Savaş yıllarında ortaya &ccedil;ıkan sorunlar ve ekonomide liberalizmi savunan DP karşısında, bu kurultayda yapılan değişiklikle devlet&ccedil;ilik ilkesi &ouml;zel girişimciliğin g&uuml;ven i&ccedil;inde &ccedil;alışması i&ccedil;in gerekli &ouml;nlemleri alma ile de y&uuml;k&uuml;ml&uuml; kılınmıştır.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/gecikmis-ve-tamamlanmamis-bir-uygulama-toprak-reformu" rel="bookmark" class="crp_title">Gecikmiş ve Tamamlanmamış Bir Uygulama: Toprak Reformu</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/ismet-inonu%e2%80%99nun-cumhurbaskani-secilmesi" rel="bookmark" class="crp_title">İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı Seçilmesi</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/trabzon-ve-havalisi-adem-i-merkeziyet-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">TRABZON VE HAVALİSİ ADEM-İ MERKEZİYET CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/kilikyalilar-cemiyeti" rel="bookmark" class="crp_title">KİLİKYALILAR CEMİYETİ</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/kibris-sorunu-ve-turkiye%e2%80%99nin-adaya-mudahalesi" rel="bookmark" class="crp_title">Kıbrıs Sorunu ve Türkiye’nin Adaya Müdahalesi</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/devletcilik-uygulamalarinda-yumusama">Devletçilik Uygulamalarında Yumuşama</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/devletcilik-uygulamalarinda-yumusama/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Demir Ağlarla Ördük Anayurdu Dört Baştan!</title>
		<link>http://www.inkilap.info/demir-aglarla-orduk-anayurdu-dort-bastan</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/demir-aglarla-orduk-anayurdu-dort-bastan#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 23:01:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=134</guid>
		<description><![CDATA[Bir ülkenin ekonomik kaynaklarının iyi bir şekilde işletilmesi, verimlendirilmesi, dış ticaretinin geliştirilmesi ancak, düzenli bir ulaştırma şebekesi ile mümkündür. Ulaştırma, bir ülkenin siyasal, sosyal, kültürel hayatına etki yaptığı gibi, o ülkenin ulusal birlik ve bütünlüğünün sağlanmasında da başlıca rol oynar. Yeni devletin kuruluşundan 1938 yılı sonuna kadar, ekonomik kalkınmayı sağlamada altyapıya önem verilmiş, bu amaçla [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/demir-aglarla-orduk-anayurdu-dort-bastan">Demir Ağlarla Ördük Anayurdu Dört Baştan!</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Bir ülkenin ekonomik kaynaklarının iyi bir şekilde işletilmesi, verimlendirilmesi, dış ticaretinin geliştirilmesi ancak, düzenli bir ulaştırma şebekesi ile mümkündür. Ulaştırma, bir ülkenin siyasal, sosyal, kültürel hayatına etki yaptığı gibi, o ülkenin ulusal birlik ve bütünlüğünün sağlanmasında da başlıca rol oynar. Yeni devletin kuruluşundan 1938 yılı sonuna kadar, ekonomik kalkınmayı sağlamada altyapıya önem verilmiş, bu amaçla demiryolu, karayolu ve denizyolları öncelikle ele alınmıştır.</p>
<p>Yabancı şirketlerin elinde bulunan demiryollarını satın almak, devletleştirmek, demiryolları politikasının ilk adımını oluşturmuştur. İkinci adım ise, yeni demiryolları yapmak olmuştur. Yurdu demiryolu ağlarıyla örmek, bir hükümet politikası olarak, ısrarla ve başarı ile uygulanmıştır.</p>
<p>1927 yılında, Münakalat (Ulaştırma) Bakanlığına bağlı olarak Devlet Demiryolları ve Limanları Umum (Genel) Müdürlüğü’nün kurulması ile devlet etkin bir şekilde demiryolu ve deniz yolu işletmeciliğine başlamıştır. 1929 yılında 5144 km. uzunluğunda olan demiryollarının 2766 km.si devlete, 2378 km.si de yabancı şirketlere ait bulunmakta idi. Yeni kurulan Genel Müdürlük, bir taraftan yeni demiryolu yaparken, diğer taraftan da yabancı şirketlerin elinde bulunan hatların devletleştirilmesini yüklenmiştir. Cumhuriyetin ilanından 1938 yılı sonuna kadar, oldukça kıt kaynaklarla, her yıl ortalama 200 km. toplan 3360 km. demiryolu yeniden yapılmıştır. Herhangi bir dış yardım sağlanmadan dar ve kıt imkanlarla demiryollarının yapılması gerçekten başarılı bir olaydır.</p>
<p>Karayollarına gelince; Cumhuriyet Türkiye’sine Osmanlı İmparatorluğu’ndan devreden karayolu uzunluğu 18.335 km.’ye varmakta idi. Bu yolların 13.885 km.’lik kısmı harap ve tamire muhtaçtı. Toprak düzeltilmesi sonucu geçişe uygun yolların uzunluğu ise 4.450 km’ye yaklaşıyordu. Üzerinden yaz ve kış motorlu nakil araçlarının geçişini sağlayan kasaba ve şehir yollarının yapımı, Cumhuriyet döneminde mümkün olmuştur.</p>
<p>Denizyollarında ise gelişme çok yönlü olmuştur. Lozan Barış Antlaşması ile Türk karasularında gemi işletme hakkı (Kabotaj hakkı) Türklere bırakılmış, böylece yabancı uyruklu gemilerin yerine Türk yük ve yolcu gemileri almıştır. 1 Temmuz 1926’da Türk Kabotaj Kanunu yürürlüğe girmiştir. 1911’de Türk limanları arasında ulaşımın ancak % 10’unu sağlayan ve 1909’da kurulan Osmanlı Seyrüsefain İdaresi Türkiye Cumhuriyeti’ne devredildikten sonra, Türkiye Seyrüsefain İdaresi adı altında bir devlet hizmeti görmeye başlamıştır. Sahillerimizde yük ve yolcu taşınması devlet ve özel teşebbüs eliyle yürütülürken, devletin bu alanı bir kamu hizmeti sayarak müdahalesi ile, yolcu taşıma işi devlet tekeline bırakılmış, yük taşımada devlet ve özel teşebbüs bir arada faaliyette bulunabilme imkanına kavuşmuştur. Önce Deniz Bank (1938), daha sonra Devlet Deniz Yolları Genel Müdürlüğü (1939) kurulmuştur.</p>
<p>Ayrıca 1936 yılında Ankara-İstanbul arasında düzenli uçak seferleriyle Devlet Hava Yollarının çalışmaları başlamıştır. Sonraları Türk Hava Yolları adını alacak Devlet Hava Yolları, kısa sürede yurt dışı seferlerine de başlayarak büyük gelişme göstermiştir.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/bayindirlik-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Bayındırlık Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/ticaret-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Ticaret Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/turkiye%e2%80%99de-devletcilik-uygulamalarina-genel-bir-bakis" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye’de Devletçilik Uygulamalarına Genel Bir Bakış</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/planli-ekonomiye-gecis" rel="bookmark" class="crp_title">Planlı Ekonomiye Geçiş</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/turkiye-cumhuriyeti%e2%80%99nin-devraldigi-ekonomik-miras-ve-milli-ekonominin-kurulmasi" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye Cumhuriyeti’nin Devraldığı Ekonomik Miras ve Milli Ekonominin Kurulması</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/demir-aglarla-orduk-anayurdu-dort-bastan">Demir Ağlarla Ördük Anayurdu Dört Baştan!</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/demir-aglarla-orduk-anayurdu-dort-bastan/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Devletin Ticarete Karışması</title>
		<link>http://www.inkilap.info/devletin-ticarete-karismasi</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/devletin-ticarete-karismasi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 22:59:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=133</guid>
		<description><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu devrinde ülkenin iç ve dış ticareti azınlıkların elinde idi. Özellikle kapitülasyonlar yüzünden Avrupa Devletleri, Türkiye ile yaptıkları ticaret işlerini azınlıklar aracılığı ile yapıyorlardı. Lozan Antlaşmasında kapitülasyonların kaldırılmasıyla azınlık ve yabancılara ticaret alanında verilen ayrıcalıklar da kaldırılmıştı. Ayrıca Lozan’dan sonra Rumların değişim suretiyle gönderilmesi sonunda ticaret alanı Türklere tamamen açılmıştı. Cumhuriyet Hükümeti bir taraftan [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/devletin-ticarete-karismasi">Devletin Ticarete Karışması</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Osmanlı İmparatorluğu devrinde ülkenin iç ve dış ticareti azınlıkların elinde idi. Özellikle kapitülasyonlar yüzünden Avrupa Devletleri, Türkiye ile yaptıkları ticaret işlerini azınlıklar aracılığı ile yapıyorlardı.</p>
<p>Lozan Antlaşmasında kapitülasyonların kaldırılmasıyla azınlık ve yabancılara ticaret alanında verilen ayrıcalıklar da kaldırılmıştı. Ayrıca Lozan’dan sonra Rumların değişim suretiyle gönderilmesi sonunda ticaret alanı Türklere tamamen açılmıştı.</p>
<p><span style="text-decoration: underline;">Cumhuriyet Hükümeti bir taraftan üretimi artırırken bir taraftan da ticaret siyasetini ulusal çıkarlara göre düzenledi ve şu iki esası kabul etti:</span></p>
<p><strong>1. Ulusal üretimi korumak:</strong> Ulusal üretimin korunması dışsatımı dışalıma nazaran çoğaltmakla mümkündü. Öncelikle yüksek gümrük resmi koyarak dışalımı azaltıldı. Kontenjan yöntemi ile ülkeye fazla mal girmesine engel oldu. Bundan başka hükümet milli üretimi korumak için kambiyo, takas gibi usullerle önlemler aldı. Dış ticaretimize hakim olan prensip, “malımızı alanın, malını almak”tır.</p>
<p><strong>2. Ulusal üretimin sürümünü sağlamak:</strong> Yalnız ulusal üretimi dışarının yıkıcı rekabetinden korumak amacıyla alınan önlemler, ticaret hayatımızın gelişmesi için yeterli değildi. Ulusal üretimin iç ve dış pazarlarda sürümünü sağlamak gerekti. Üretimimizin satış yerinin ulusal piyasa olmasını sağlamak gayesiyle Milli İktisat ve Tasarruf Cemiyeti kuruldu. İç piyasayı canlandırmak için kara ve deniz yollarında ticaret mallarına ucuz tarife sistemi konuldu. Konferanslar verilerek halk yerli malı kullanmağa teşvik edildi. Yerli malı sergileri açıldı. Mallarımızın değerini artırmak amacıyla bozuk mal satımını yasaklayan bir kanun çıkarıldı ve ihraç mallarımız kontrol altına alındı.</p>
<p>Ticaretin gelişmesi için memleketimizde var olan kooperatifler, anonim ve limited şirketler ve sigortaların sayısı arttırıldığı gibi yenileri de kuruldu. Cumhuriyetten önce sadece yabancı bankalar vardı. Ulusal banka olarak yalnız Ziraat Bankası kurulmuştu. Kredi de tamamen yabancıların elinde idi. Devlet, ulusal sermaye ile yeni bankalar açtı ve özel sermaye ile açılacak bankalara her türlü kolaylığı gösterdi.</p>
<p><strong>1923 – 1928 Dönemi Türkiye’nin Dış Ticareti:</strong> Lozan Anlaşması ve eki Ticaret Mukavelesi’ne Türk tarafının 5 yıl süre ile gümrük tarifelerini arttırmaması şeklinde bir hüküm konulmuştur. Bu hüküm çerçevesinde Cumhuriyetin ilanından 1928 yılı sonuna kadar tamamen liberal bir dış ticaret politikası izlenmiştir. Başka bir ifadeyle, bu safhada Türkiye’de bağımsız bir dışalım rejimi uygulanamamıştır.</p>
<p>Bilindiği üzere, sanayi maddeleri üretiminde tekelci konumuna gelen Avrupa ülkeleri, gümrük idarelerinin denetimi ve gümrük vergilerinin yükseltilmemesi konusundaki kapitülasyonların tabii bir sonucu olarak Osmanlı İmparatorluğu’nun pazarına büyük ölçüde hakim olmuşlardır. Anılan idari denetime ve gümrük vergilerine ilişkin hakları ise, 5 yıllık süre ile gümrük tarifelerinin yükseltilmesinin askıya alınması sayesinde yok edilebilmiştir. Bu itibarla, bu dönem Osmanlı Devleti’nin ekonomik açıdan sonunu getiren ve ulusal bir sorun halini alan ödünlerin yok edildiği ve bir ölçüde yenilenme dönemi olarak tarihin sayfalarına geçmiş bulunmaktadır.</p>
<p>Anılan dönemde, ulusal sanayinin kurulması ve teşvik edilmesi gereği belirlenmiş olmasına rağmen, dışalım politikasının yukarıda ifade edilen nedenle belirlenen amaca yönelik olarak kullanılamaması bu planı geciktirmiştir.</p>
<p><strong>1929 -1950 Dönemi Türkiye’nin Dış Ticareti:</strong> Bu dönem, özlem duyulan ulusal sanayinin kurulabilmesi ve korunabilmesi için bağımsız politikaların oluşturulabildiği ve uygulamaya konulduğu dönemin başlangıcı olarak genel kabul görmüş bir tarzda değerlendirmelere alınmaktadır. Zira, bu dönemin başlangıç yılından itibaren dışalımda korumacı bir politika başlatılmıştır. Ancak, bu da Osmanlı İmparatorluğu’ndan devralınan borçların ödemeleri ve artan dış ticaret açıklarıyla büyük boyutlara ulaşan ödemeler dengesi açıklarını kapatmaya yeterli olamamıştır.</p>
<p>Bu itibarla, dışalımda korumacı politikaları desteklemek amacıyla 1929 yılında çıkarılan Menkul Kıymetler ve Kambiyo Borsaları Kanunu ile yabancı hisse senetleri ile döviz alım satımına da bazı kısıtlamalar konulmuştur. Buna ek olarak, 1930 yılında yürürlüğe giren Türk Parasının Kıymetini Koruma Hakkında Kanun ile de kambiyo rejimine bazı sınırlamalar getirilmiştir. Yaklaşık 10 yıl uygulanan bu politika ile bazı maddelerin dışalımı yasaklanmış, alınan önlemler ve getirilen yasal düzenlemelerle çok taraflı değişim yerine iki taraflı değişim ve ikili denge politikaları tercih edilmiştir. Bu politika ile dış ticaret dengesi kurulabilmekle birlikte, dar anlamda takas uygulaması sonucunda dış ticaret hacmimiz önemli oranda küçülmüştür. Uygulanan ikili değişim sisteminin en ilginç sonucu, 1930’ların sonunda dış ticaretimizin ağırlıklı olarak Almanya’ya bağlı hale gelmesi şeklinde ortaya çıkmıştır. Nitekim, 1938 yılında Almanya’nın dışalımımızdaki payı % 47, dışsatımımızdaki payı ise % 43 olarak gerçekleşmiştir.</p>
<p>Dış ticaretimizin seyri ve uygulanan politikalar İkinci Dünya Savaşı ile birlikte değişiklik göstermiştir. Zira, anılan savaşın başlamasıyla birlikte dışsatımımız artmış, dışalımımız azalmış ve dış ticaret fazlası ortaya çıkmıştır. Ancak, savaşın uzun sürmesi ile askeri önlemlerin de sonucu olarak dışsatımımız daralmış ve dış ticarette takas ile klering sistemlerine itibar edilmiştir. Bu bağlamda, Almanya’nın dış ticaretimizdeki önemi daha da artmıştır. Savaş sona erdikten sonra Almanya’ya bağımlılık ortadan kalkmış, ancak savaş sonrası dünya ekonomisindeki arz yetersizliğinden dolayı dışalımımız yeterli düzeyde gerçekleşememiş ve ülkemizin dış ticaret dengesi 1946 yılına kadar fazla vermiştir.</p>
<p>Özellikle 1947 yılından itibaren dış ticaret açıkları ortaya çıkmaya başlamıştır.1948 yılında alınan Marshall yardımının da etkisi ile dışalım daha da kolay yapılır hale gelmiştir. Buna ilave olarak, bu yıllarda alınan kararlarla dış ticaretimizdeki kısıtlamalar büyük ölçüde kaldırılmış, dış ticarette takas yöntemi belirli mallara uygulanır hale getirilmiştir.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/ticaret-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Ticaret Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/1929-dunya-ekonomik-buhrani-ve-turkiye" rel="bookmark" class="crp_title">1929 Dünya Ekonomik Buhranı ve Türkiye</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/savas-ekonomisi-ve-yokluk-yillari" rel="bookmark" class="crp_title">Savaş Ekonomisi ve Yokluk Yılları</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/petrol-bunalimi-ve-turkiye" rel="bookmark" class="crp_title">Petrol Bunalımı ve Türkiye</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/ataturk%e2%80%99un-dis-politika-anlayisi" rel="bookmark" class="crp_title">Atatürk’ün Dış Politika Anlayışı</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/devletin-ticarete-karismasi">Devletin Ticarete Karışması</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/devletin-ticarete-karismasi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Etibank’ın Madenciliği</title>
		<link>http://www.inkilap.info/etibank%e2%80%99in-madenciligi</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/etibank%e2%80%99in-madenciligi#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 22:56:25 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=132</guid>
		<description><![CDATA[Lozan Barış Görüşmeleri sırasında gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat – 4 Mart 1923), Cumhuriyet döneminde izlenecek ekonomik politikayı saptıyordu. Bu kongrede özel sektör öncülüğünde liberal bir politika benimsenmiştir. İzmir İktisat Kongresi’nin “Sanayi ve sorunları” bölümünde Sanayi bankalarının kurulmasından söz edilmektedir. Bu doğrultuda, 1924 yılında İş Bankası ve 1925 yılında maden işletme ve kredi sağlama [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/etibank%e2%80%99in-madenciligi">Etibank’ın Madenciliği</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Lozan Barış Görüşmeleri sırasında gerçekleştirilen İzmir İktisat Kongresi (17 Şubat – 4 Mart 1923), Cumhuriyet döneminde izlenecek ekonomik politikayı saptıyordu. Bu kongrede özel sektör öncülüğünde liberal bir politika benimsenmiştir. İzmir İktisat Kongresi’nin “Sanayi ve sorunları” bölümünde Sanayi bankalarının kurulmasından söz edilmektedir. Bu doğrultuda, 1924 yılında İş Bankası ve 1925 yılında maden işletme ve kredi sağlama amacıyla Sanayi ve Maadin Bankası kurulmuştur. Kongrede, yabancı sermayenin Türk yasalarına uyma koşuluyla faaliyet gösterebilecekleri benimsenmiştir.</p>
<p>İzmir İktisat Kongresi’nde kabul edilen kalkınma ve sanayileşme politikaları doğrultusunda yabancı sermaye, kömür, bakır ve krom maden işletmeciliği başta olmak üzere, bu sektöre ortaklıklar şeklinde girmiştir. Bu dönemde Devlet, özel sektörün gelişmesini teşvik etmek amacıyla, 28 Mayıs 1927’de, 1055 Sayılı Teşvik Yasası’nı çıkarmıştır. 1923 yılında başlayan bu model istenen başarıyı sağlayamamıştır. 1932 yılında yeni bir değerlendirme ile Devletçilik Politikaları benimsenmiştir.</p>
<p>1932 yılı maden üretimleri şöyle gerçekleşmiştir. Taşkömürü 1.178.255 ton, linyit 14 000 ton ve kromit 55 000 ton dur. Bu rakamlar sanayileşme iddiasında olan bir ülke için yeterli düzeyde değildir.</p>
<p>1930’lu yıllara kadar, gerek Osmanlı Dönemi ve gerekse cumhuriyet döneminde, ülkenin doğal kaynaklarının tespitine yönelik bilimsel çalışmalar yapıldığını söylemek mümkün değildir. Bu belirsizliğin ortadan kaldırılması amacıyla maden aramalarına başlanması gerektiği bilinciyle 14 Haziran 1935 yılında Maden Tetkik ve Arama Enstitüsü kurulmuştur (MTA). Bu kuruluşun bütün giderleri ile yatırımlarının her yıl Devlet Bütçesinden karşılanması prensibi ile memleketimizde işletilmeye elverişli maden yatağının bulunup bulunmadığını, işletilen maden ve taşocaklarının da daha faydalı surette işletilmelerinin neleri gerektirdiğini; araştırmak, fenni ve jeolojik tetkikler, kimyasal tahliller yapmak, proje ve raporlar hazırlamak, verimlilik hesapları yapmak, bütün teknik ve bilimsel işleri görmek, memleketin madenlerinde ve maden sanayinde mühendis ve kalifiye eleman yetiştirmek üzere kurulmuştur. Lüzumlu ve yararlı görülen sahalarda arama yapabilmesi için de arama ruhsatı alma sorumluluğundan muaf tutulmuştur. Aynı gün (14 Haziran 1935) MTA ile birlikte 2805 sayılı yasa ile, “madencilik, enerji üretimi ve dağıtımı alanlarında faaliyet göstermek üzere” Etibank kurulmuştur.</p>
<p>Etibank’a, kuruluş kanununda, “MTA’nın araştırmaları sonucunda verimliliği ve işletilebilirliği tespit olunan sahalarda Bakanlığın onayı ile işletmeler kurup, üretimi gerçekleştirmek” görevleri verilmiştir. MTA, ekonomik değere haiz sahaları ilgili bakanlık kanalıyla Etibank’a devretmeye, Etibank da, bu kaynakları işletmeye zorunlu kılınmışlardır. Aynı zamanda Etibank ruhsat alabilir, ruhsat devir alabilir ve elde ettiği hakları ya da hisseleri başkalarına satabilir, devir edebilir. Her türlü cevheri ve hammaddeyi alıp satabilme yetkileri bu kanunla Etibank’a verilmiştir.</p>
<p>2804 ve 2805 sayılı yasalarla oluşturulan bu iki kuruluş, madencilik sektörüne yeni bir anlayış, yeni bir yaklaşım ve sağlıklı bir değerlendirme getirmiştir. Bu çalışmalar, dönemin yönetim kadrolarının, madenciliğin, ülkenin geleceğindeki yeri ve önemini sağlıklı biçimde değerlendirdiklerinin göstergesidir.</p>
<p>24 Haziran 1935’de 2819 sayılı kanunla Elektrik İşleri Etüd İdaresi (EİEİ), ülkemizin elektrik enerjisine yönelik potansiyelinin saptanması amacıyla kurulmuştur. Bu kuruluşun faaliyetleri de Devlet Hizmeti olarak benimsenmiştir. Sümerbank, MTA, Etibank ve EİEİ’nin kurulmasıyla devletin sanayi alanındaki kurumsal altyapısı tamamlanmıştır.</p>
<p>Atatürk’ün 1935 yılı TBMM açılış nutkunda madencilikle ilgili görüşleri şöyledir: “Maden işleri yeni bir açılma devresindedir. Maden mühendislerimizi ihtiyaca yeter sayı ve değerde yetiştirmeye önem vermek gerekir”, “Kömür havzasının rasyonel işletilmesi için önlemler aramak da gereklidir”, “MTA’nın çalışmalarına azami inkişaf vermesini ve bulunan madenlerin planlı şekilde hemen işletmeye alınması gereklidir. Elde bulunan madenler için üç yıllık bir plan yapılmalıdır”.</p>
<p>EİEİ, enerji potansiyelinin saptanması, ülkenin enerji ihtiyacının karşılanması,kömüre dayalı termik santrallerin hayata geçirilmesi ile görevlendirilen Etibank ve linyit potansiyelinin saptanması hususunda MTA, 1935 yılından sonra önemli projeler üzerinde çalışmalara hemen başlamışlardır. Seyitömer, Soma ve Tavşanlı bölgelerinde arama ve üretim çalışmaları için gerekli yatırım kararları alınmıştır. Bu dönemlerde ülkemizin toplam linyit üretimi 150 bin ton civarındadır.</p>
<p>Etibank, ülkenin sanayi alanında yapacağı gelişmelerin enerji ile desteklenmesi bilinciyle, kömüre dayalı santrallerin ve yakacak kömür ihtiyacının karşılanması için çalışmalara başlamıştır. Kömür rezervlerinin artırılması için aramalara hız verilmiştir. 1930 yılında 9 bin ton olan linyit üretimi 1939 yılında 185 bin tona ulaşmıştır. 1940’lı ve 50’li yıllarda linyite yapılan yatırımlar sonucu (Değirmisaz, Soma, Tunçbilek, Seyitömer) üretimde artış sağlanmıştır.</p>
<p>Sanayileşme hedefine ulaşılabilmesi için demir ve çelik üretiminin gerçekleşmesi gerekir. 1937 yılında temeli atılan Karabük Demir Çelik Fabrikaları 1939 yılında üretime geçmiştir. Hammadde ihtiyacının karşılanması amacıyla demir aramalarına başlanmış ve Divriği Demir Yatağı 1938 yılında işletilmeye alınmıştır.</p>
<p>Dönem içerisinde, ülkenin petrol rezervlerinin saptanması ve işletilmesi, krom, bakır, manyezit, çinko ve kurşun başta olmak üzere birçok madenin aranması ve üretimiyle ilgili projelendirme çalışmalarının yürütüldüğünü görmekteyiz. Genel bir bilgi vermesi açısından 1938 yılı krom üretimi 280 bin ton, dışsatımı ise 200 bin tondur. Bilister bakır üretimi 65 ton dur. 1940 yılında 3600 ton kurşun, 845 ton da manyezit üretilmiştir.</p>
<p>Ülkemizin bor yatakları, Milli Mücadele’den sonra da, uzun yıllar Avrupa’nın asit borik üretimi için değerli hammadde kaynağı olmaya devam eder. Borax Consolidated Ltd., Amerikalı kartel ortağı ile Türkiye’deki üretimi, dünyanın başka yerlerindeki yatakların kullanılma durumuna göre, çıkarlarına uygun, fiyat ve satış politikaları ile yönlendirmeye çalışmışlardır. Bu her iki kartel Türkiye’de hiçbir zaman rafine tesis kurmayı istememiş ve düşünmemiştir. Bu iki kartel, 1950’li yılarda da Türkiye’yi kendi çıkarları doğrultusunda yönlendirmeye devam ederler. (1950 yılında bor dışsatımı 11.700 ton)</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/sanayide-devlet" rel="bookmark" class="crp_title">Sanayide Devlet</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/planli-ekonomiye-gecis" rel="bookmark" class="crp_title">Planlı Ekonomiye Geçiş</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/izmir-iktisat-kongresi" rel="bookmark" class="crp_title">İzmir İktisat Kongresi</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/bayindirlik-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Bayındırlık Alanında Yapılan Yenilikler</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/etibank%e2%80%99in-madenciligi">Etibank’ın Madenciliği</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/etibank%e2%80%99in-madenciligi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tarımda Devlet</title>
		<link>http://www.inkilap.info/tarimda-devlet</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/tarimda-devlet#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 22:53:26 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=131</guid>
		<description><![CDATA[Büyük zaferin kazanılmasından önce, Mustafa Kemal Paşa, 1 Mart 1922 tarihinde TBMM’yi açış konuşmasında köylü ve tarım sorunlarına eğilmiştir. “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış ve layık olan köylüdür”. Atatürk, İzmir İktisat Kongresi’nde yaptığı konuşmada tarımın önemi üzerinde durmuş; “Kılıç kullanan [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/tarimda-devlet">Tarımda Devlet</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Büyük zaferin kazanılmasından önce, Mustafa Kemal Paşa, 1 Mart 1922 tarihinde TBMM’yi açış konuşmasında köylü ve tarım sorunlarına eğilmiştir. “Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. O halde, herkesten daha çok refah, mutluluk ve servete hak kazanmış ve layık olan köylüdür”. Atatürk, İzmir İktisat Kongresi’nde yaptığı konuşmada tarımın önemi üzerinde durmuş; “Kılıç kullanan kol yorulur, fakat saban kullanan kol, her gün kuvvetlenir” değerlendirmesini yapmıştır.</p>
<p>Köylünün en büyük sıkıntısı, aşar veya öşür denilen mahsulünün onda birini vergi olarak ödemesiydi. Büyük bir mali fedakarlığı göze alan hükümet, 1925 Şubatında Aşar Vergisini kaldırdı. Böylece köylü ağır ve sıkıntılı bir vergi sisteminden kurtulmuş oldu.</p>
<p>1925’te çıkarılan başka bir kanunla Hükümet, köylüyü topraklandırmak amacı ile bedelini yirmi yılda ödemek üzere toprak dağıttı. Ziraat Bankası, küçük çiftçilere kredi kolaylıkları tanımakla ve faiz haddini düşürmekle yararlı hizmetler yaptı. Kooperatifçiliğe önem verildi. 1928’de kurulan Tarım Kredi Kooperatifleri, Ziraat</p>
<p>Okulları ve Yüksek Ziraat Enstitüsü açıldı. Çiftçiye destek verilerek ekonomiyi canlandırmaya çalışılmıştır.</p>
<p>Köylüye yararlı olmak ve yardım sağlamak amacı ile tohum ıslah istasyonları, örnek Devlet Üretme Çiftlikleri açıldı. Traktör kullanımı teşvik edilerek, ucuz alet ve makine dağıtımı yapıldı. Atatürk çiftlikler kurarak ve modern yöntemler uygulayarak çiftçilere örnek oldu.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/tarim-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Tarım Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/turkiye-cumhuriyeti%e2%80%99nin-devraldigi-ekonomik-miras-ve-milli-ekonominin-kurulmasi" rel="bookmark" class="crp_title">Türkiye Cumhuriyeti’nin Devraldığı Ekonomik Miras ve Milli Ekonominin Kurulması</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/izmir-iktisat-kongresi" rel="bookmark" class="crp_title">İzmir İktisat Kongresi</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/saglik-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Sağlık Alanında Yapılan Yenilikler</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/tarimda-devlet">Tarımda Devlet</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/tarimda-devlet/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Sanayide Devlet</title>
		<link>http://www.inkilap.info/sanayide-devlet</link>
		<comments>http://www.inkilap.info/sanayide-devlet#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 06 Aug 2007 20:47:38 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Ekonomi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.inkilap.info/?p=130</guid>
		<description><![CDATA[Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın sonucunda, İstanbul, İzmir ve Adana’da hurda bir durumda olan birkaç dokuma fabrikası ile İstanbul’da harap bir askeri fabrika, ülkenin sanayi gücünü oluşturuyordu. Kalkınmak için sanayileşmek bir zorunluluktu. Sanayi kuruluşlarını teşvik ve koruma amacıyla, 1927 yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu, sanayinin tanımını yapmakta ve sınıflara ayırmaktaydı. Her grup, kanunun getirdiği ayrıcalıklardan, taşıdığı önem [...]<p><a href="http://www.inkilap.info/sanayide-devlet">Sanayide Devlet</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p></p><p>Ulusal Kurtuluş Savaşı’nın sonucunda, İstanbul, İzmir ve Adana’da hurda bir durumda olan birkaç dokuma fabrikası ile İstanbul’da harap bir askeri fabrika, ülkenin sanayi gücünü oluşturuyordu. Kalkınmak için sanayileşmek bir zorunluluktu. Sanayi kuruluşlarını teşvik ve koruma amacıyla, 1927 yılında çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu, sanayinin tanımını yapmakta ve sınıflara ayırmaktaydı. Her grup, kanunun getirdiği ayrıcalıklardan, taşıdığı önem derecesinde faydalanmaktadır. Teşvik-i Sanayi Kanunu’ndan faydalanılarak ülkede bazı sanayi kuruluşları kurulmuştur. Ayrıca, 1929 yılından itibaren, yüksek gümrük tarifeleri uygulama imkanı, ülke sanayisini dışarının rekabetinden koruyarak geliştirilmiştir.</p>
<p>Bu dönemde devlet, temel tüketim ve ara malları alanında ithal ikamesi sağlamak amacıyla üç beyaz ve üç siyah projesine öncelik vermiştir. Un, şeker, pamuklu üç beyazı; kömür, demir ve akaryakıt da üç siyahı temsil ediyordu. Bu temel malların yurt içinde üretilmesi ile hem döviz tasarrufu sağlanacak, hem de dışa karşı bu maddeler için bağımlılık kalmayacaktı.</p>
<p>Devlet bu dönemde, doğrudan sanayi yatırımlarına hemen hemen hiç ilgi göstermemiş, faaliyetini daha çok insan yetişmesine, eğitime ve altyapı yatırımlarına yöneltmiş, sanayiinin özel teşebbüs tarafından yaratılabileceğini varsaymıştır. Bunun için de özel sermaye yatırımlarını teşvik edici önlemlere başvurmuştur.</p>
<p>1931 yılında iktidar partisi CHP, özel sektör girişimlerinin ülke kalkınmasında yetersiz kalması sonucu, programına devletçiliği almış, hazırlık ve çalışma devresinden sonra, 1. Beş Yıllık Sanayi Planı’nı 1934 yılından itibaren uygulamaya koymuştur. Ancak, 1. Beş Yıllık Sanayi Planı’nın uygulanmasından önce, çok önemli düzenlemeler yapmış ve yeni birtakım kurumlar oluşturulmuştur. 1933 yılında, Devlet Sanayi Ofisi ile Türkiye Sanayi Kredi Bankası kaldırılarak bunların yerine Sümerbank kurulmuştur. Sümerbank’ın faaliyetlerinin ana amacı, özel sektör sanayiinin kredi ihtiyaçlarını karşılamak olmakla beraber, esas görevini sanayi planının uygulanması oluşturmuştur. Sümerbank, aynı zamanda daha sonra kurulan diğer devlet kuruluşlarına da örnek olmuştur. 1935 yılında yeraltı kaynaklarının araştırılması için Maden Tetkik Arama Enstitüsü (MTA), elektrik enerji kaynaklarının değerlendirilmesi için Elektrik İşleri Etüd İdaresi (EİE), maden ve elektrik işletmelerini kurmak ve işletmek amacıyla Etibank kurulmuştur.</p>
<p>1. Beş Yıllık Sanayi Planı’nda tekstil sanayii, kendir-kesen sanayii, demir-çelik sanayii, sömikok fabrikası, porselen-çini sanayi, sudkostik, klor, suni ipek, selüloz ve kağıt tesisleri, şeker sanayii, süngercilik ve gül sanayileri yer almıştır. Planın uygulanmasına 1934 yılında başlanmış, planda öngörülen tesisler beş yıl içinde tamamlanarak işletmeye açılmıştır. Yine bu devrede planda yer almayan askeri fabrikaların modernizasyon ve genişletilmesine de devam edilmiştir. 1933-1938 yılları, Türk sanayisinin ilk ve planlı kuruluş safhasıdır. Planlı kalkınma, teknik alanda iş gücü yaratmış ve toplum yaşantısına büyük ölçüde etki yapmıştır. Özellikle toprağın verimini artıracak olan tekniğin tarıma uygulanmasının, bütün bir endüstri hayatının gelişmesi ile mümkün olabileceğini de ortaya koymuştur.</p>
<p>1930 ve 1939 yılları arası Türkiye’nin sanayileşme alanında ilk ciddi adımlarını attığı yıllardır. Bu dönemde yabancı sermayeye dayanan sanayileşme modeli yerine öz kaynaklara dayanan bir sistemin uygulanmasına önem verilmiştir. Türkiye’de sanayileşme her şeyden önce yaygın tüketim mallarının ülke içinde üretilmesi yönünde gerçekleşmiştir. Özellikle  bu dönemin sonunda Türkiye artık üç beyazları yani un, şeker ve dokumayı kural olarak yerli üretim ile sağlıyordu.Bunun yanı sıra yatırım malı ve anamal üreten modern sanayiinin ilk kuruluş yılları da devletçilik dönemi içindedir. Demir-Çelik, kağıt ve kimya sanayi kollarında ilk modern tesisler bu yıllarda kurulmuştur. Ayrıca inşaat malzemesi ve çimento üretiminde büyük artışlar olmuştur.1939 yılına gelindiğinde Türkiye şeker, çimento, kereste, kauçuk ve deri ürünleri alanlarında kendi gereksinimlerini bütünüyle karşılayacak bir seviyeye gelmiştir. Gerçekleştirilen yatırımlar arasında Karabük Demir-Çelik Fabrikası, Ereğli Kömür İşletmesi, Ergani Bakır İşletmeleri, Nazilli, Ereğli, Kayseri Bez Fabrikaları, Bursa İpek Fabrikası, İzmit Kağıt Fabrikası, Uşak, Turhal, Alpullu, Eskişehir Şeker Fabrikaları ve Divriği Demir İşletmesi gibi önemli yatırımlar vardır. Tarım kesimi ise bu dönemde pozitif ancak sanayiinin gerisinde kalan bir gelişme göstermiştir.</p>
<div id="crp_related"><h3>Benzer Yazılar:</h3><ul><li><a href="http://www.inkilap.info/sanayi-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Sanayi Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/planli-ekonomiye-gecis" rel="bookmark" class="crp_title">Planlı Ekonomiye Geçiş</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/etibank%e2%80%99in-madenciligi" rel="bookmark" class="crp_title">Etibank’ın Madenciliği</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/bayindirlik-alaninda-yapilan-yenilikler" rel="bookmark" class="crp_title">Bayındırlık Alanında Yapılan Yenilikler</a></li><li><a href="http://www.inkilap.info/izmir-iktisat-kongresi" rel="bookmark" class="crp_title">İzmir İktisat Kongresi</a></li></ul></div><p><a href="http://www.inkilap.info/sanayide-devlet">Sanayide Devlet</a> is a post from: <a href="http://www.inkilap.info">İnkılap Tarihi</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.inkilap.info/sanayide-devlet/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

