Arşiv
-
Dilde Bağımsızlık: Türk Dil Kurumu ve Çalışmaları
Her şeyden önce dil, kişiler arasında en etkin, en doğal ve sürekli iletişim aracıdır. Aynı zamanda bilimsel, dinsel ya da felsefeye ilişkin her türlü düşüncenin de taşıyıcısıdır. Öte yandan kültürü oluşturan en önemli öğe olduğu gibi, kültürü elde etmenin, öğrenmenin araçlarından biri niteliğini de taşımaktadır. Bütün bunların dışında da dil, toplumu, ulusu oluşturan ve ulusallığı [...]
Ağu 4th, 2007 | Kategori Eğitim ve Kültür -
Ulusal Tarih Bilincinin Oluşturulmasına Yönelik Çalışmalar
Eğitim ve kültür alanlarında yoğunlaşan 1930’lu yıllardaki atılımlarda tarih ve dil çalışmaları özel bir yer alır. Bu alanlardaki yeni yaklaşımlar, uygulamalar ve öne sürülen yeni görüşler, tezler, o yıllardan bu yana tartışılmakta ve çok farklı biçimlerde değerlendirilmektedir. Bu da bir bakıma doğaldır. Zira tarih ve özellikle dil, yalnız yönetimi, devleti ya da belli grupları değil, [...]
Ağu 4th, 2007 | Kategori Eğitim ve KültürEtiketler:Afet İnan, Türk Tarih Kurumu -
Halkın Eğitilmesi Sorunu
Millet Mektepleri Arap kökenli abecenin yerine Türkçe’nin ses yapısına uygun Latin kaynaklı yeni bir abecenin kabulü, kültürel bir devrim demekti. Ama öngörülen devrim, bu yeni yazıyı en kısa zamanda yaygınlaştırmak, bireyi ve dolayısıyla toplumu cehaletten bir an önce kurtarmakla anlam kazanabilirdi. Bu da çok iyi düşünülmüş bir programı, buna uygun bir örgütlenmeyi ve bunları gerçekleştirecek [...]
Ağu 4th, 2007 | Kategori Eğitim ve KültürEtiketler:halkevleri, millet mektepleri -
Yeni Yazı
Orta Asya’da Türkler kendilerine ait olan Göktürk ve Uygur abecesini kullanmışlardı. İslamiyeti kabul edince de Arap abecesi kullanılmaya başladılar. Ancak uzun yıllar Arap abecesini kullanan Osmanlılar 19.yüzyılın ortalarından itibaren bu abecenin değiştirilmesi veya düzeltilmesi gerektiğini tartışmaya başladılar. Arap yazısıyla Türkçe’yi okumak ve yazmak sürekli sorun olmuştu. Arapça’da 29 olan harf sayısını 34’e çıkarmak da bu [...]
Ağu 4th, 2007 | Kategori Eğitim ve Kültür -
Cumhuriyet’in Öğretmen Yetiştirme Politikası
Cumhuriyet hükümetleri, birçok sorunda olduğu gibi, öğretmen yetiştirme sorununu da imparatorluktan miras aldı. 19.yüzyıl sonu ve II. Meşrutiyet yıllarında modern anlayışla öğretmen yetiştirme ve öğretmenliği bir meslek haline getirme çabaları yürütülmekte idi. İstanbul’da ve imparatorluğun çeşitli merkezlerinde kızlar için ayrıca öğretmen okulları açılmıştı. Cumhuriyetle birlikte bu çabalar yoğunlaştı. Gerek ilkokul gerek orta öğretim için nicelik [...]
Ağu 4th, 2007 | Kategori Eğitim ve Kültür
